14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili ...'in; 19/03/2018 tarihinde saat sabah 10:30 sularında, ... ilçesi ... yolu üzerinde yaya hâlinde kontrollü bir şekilde karşıdan karşıya geçtiği esnada, malikinin ... ... olduğu ... plakalı motosikletin kendisine çarpması ve bu çarpmanın etkisine mukabil sert bir şekilde yere düşmesi neticesinde, gerekli kontrollerin yapılması ve lüzumlu tedavi işlemlerinin cereyanı için hastaneye kaldırıldığını, yapılan tetkikler neticesinde müvekkilinde; sağ omuzda, kolda, dizde duyarlılık, sol distal bacakda ödem, sol baldır lateralde 3 cm derin kesi olduğu tanıları saptandığını, tedavi işlemlerinin nihayetinde; alınan ifadeler üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/ ... Sor. Dosya numarası ile soruşturma başlatıldığını, edinilen bilgiler ve davalı ...'ın beyan ve ifadelerinden kazaya sebebiyet veren motosikletin, kendisine ait ... isimli iş yerinde kurye-sipariş amacı ile kullanıldığını, o gün kazaya; yabancı uyruklu çalışanı olarak nitelendirdiği ... asıllı ...'un sebebiyet verdiğini, kendisinin ülkeyi terk ettiğini beyan ve ifade ettiğini” belirterek;, maddi tazminat hususunda ( muayyen olduğu anda artırılmak üzere ) belirsiz olarak 1. 000 TL'nin yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebi olan 5.000 TL'nin sadece davalı ... ... ile sınırlı kalmak kaydıyla yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; müvekkili şirket’in zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalılarının kusuru oranında olduğunu, kazada kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davaya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin her durumda araştırılması gerektiğini, ... ’nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenmesi gerekeceğini, davacı tarafça hasar aşamasında sunulması zorunlu olan sağlık kurulu raporu ibraz edilmediğini, ... firma tarafından yapılan inceleme neticesinde; şahsın kazadaki yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun bildirildiğini, Kati Rapor sebebiyle, kalıcı sekel oluşması tıbben beklenen bir durum olmadığını, mevcut belgelerdeki bilgilerle şahsın kazaya bağlı kalıcı sekele oranı %0 olarak değerlendirildiğini, kaza sonucu oluşan arazlara göre davacının maluliyeti bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etiklerini" belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...'in cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bilirkişinin düzenlediği 23/07/2023 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; beyan edilen hususlar çerçevesinde; hukuki durumun, dosya kapsamının ve delillerin takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; mevcut dosya muhteviyatından kazanın meydana geldiği mahal ve fiziki şartların tespit edilmesinin mümkün olamadığı, Olay mahalline ilişkin tutanak, kroki, fotoğraf benzeri somut belgelerin dosya içine dahil olması durumunda kusur oranı tespiti yönünden değerlendirme yapılabileceği, kusur durumuna ilişkin takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; her hangi bir kusur indirimi yapılmaksızın %100 kusur oranına göre davacı ...’in; geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 1.122,18 TL. olduğu, Davacının kusurlu olduğunun belirlenmesi halinde söz konusu tutardan o oranda indirim yapılması gerekeceği, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, davacının maddi zararı poliçe limitleri içinde kalmakta olup, Manevi tazminat talepleri sigorta poliçesi kapsamında olmadığından Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarlarında sigorta şirketi dışındaki davalının sorumlu olacağı, taleple bağlı kalınarak maddi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin 09.10.2020, Manevi tazminat yönünden 19.03.2018 olay tarihi olacağı, kanaat ve sonucuna varıldığına dair tanzim olunan işbu bilirkişi raporu imzalanarak Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile sunulur.
ATK'nin düzenlediği 07/11/2022 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 07/10/1996 doğumlu, ...’in 19/03/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; 19/03/2018 tarihinde davacının karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada davalı ...'ın maliki olduğu, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, motosikletin çarpması sonucu davacının yaralandığı, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağılık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzuyabileceğinin tespit edildiği, belirlenen maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporu ile davacının %15 oranında kusurlu olduğu, davalıların sorumlu olduğu araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının (1.122,18'in %85'i= 953,85 TL) 953,85 TL olduğu, davacının 18/04/2023 tarihli talep sonucunu açıkladığı dilekçesinde kazanç kaybı olarak 250,00 TL talepte bulunduğu anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak geçici iş göremezlik zararı olarak 250,00 TL tazminata hükmedilmiş, davalı ... yönünden kaza tarihi itibariyle, davalı sigorta yönünden başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 12/08/2020 tarihinde temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olarak tespit edildiğinden ekonomik geleceği sarsılmasından ve çalışma gücünün azalmasından doğan taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tedavi gideri zararı yönünden ise; Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu anlaşıldığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden; Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Bunun yanında ağır yaralanma ve ölüm halinde zarar görenin yakınları tarafından da manevi tazminat talep edilebilecektir.
Anılan yasal düzenlemeler kapsamı da gözetildiğinde taraf delilleri toplanmış, usulünce bilirkişi raporları alınmıştır. Meydana gelen kazada davalı ...'in malikliğinde, davalı ... 'nin sürücüsü, davalı ... sigortanın ZMMS'si olduğu ... plaka sayılı ticari taksinin davacı yolcusunu indirmek için durduğu ve davacının araçtan indiği esnada davalı ... 'ın kendisine çarptığı oluş şekline göre ticari taksi yönünden trafik kurallarına dair kusurluluk bulunmadığı tespit edilmekle davalılar ..., ... ( ... ) Sigorta yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Kazanının oluş şekli, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranı, davacının kaza sonrası duyduğu acı, elem ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, meydana gelen zarar ve kusur durumu, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri,
TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirildiğinden Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 12/08/2020 ve davalı ... ... yönünden 19/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2.Davacının manevi tazminat talebinin Kabulü ile 5.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 19/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
3.Maddi tazminat talebi yönünden; a-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 102,47-TL harç mahsup edilerek kalan 325,13 -TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafça yatırılan 102,47-TL peşin harç ve 59,30 -TL başvuru harcı olmak üzere toplam 161,77-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 250,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 250,00-TL (AAÜT 13/3) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Anonim ŞirKETİ'ne verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.668,60-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 1.417,15 -TL'lik kısmının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 330,00 -TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen, 990,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4.Manevi tazminat talebi yönünden; a-Alınması gereken 427,60-TL harcın davalı ... ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ...'ten alınarak davacıya ödenmesine,
5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)