Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/718
Karar No
K. 2025/37
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/718 Esas
KARAR NO: 2025/37
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/11/2023
KARAR TARİHİ: 15/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan 4 adet tüketim bedeli faturası ve 1 adet cayma bedeline ilişkin olmak üzere toplam 5 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, vaki itiraz ile icra takibin durduğunu, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten olan alacağı elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, ancak davalı tarafından ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının sayaçlarının yerel dağıtım firması olan ... A.Ş. tarafından okunduğunu, bu okumalara dair veriler ...'a bildirilmekte ve ...'tan müvekkili tarafından alınan veriler çerçevesinde abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, bu faturalardan 50.649,18-TL, 42.534,53-TL, 35.739,79-TL, 31.991,32-TL tutarlı olan faturalar elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olduğunu, ...'tan alınan sayaç değerleri davalı tarafın imza ettiği sözleşmeye göre faturalandırıldığını, buna ilişkin olarak ... A.Ş.den ve ...'tan talep edilecek sayaç okuma ve ... kayıtlarının incelenmesi ile davalının itirazlarının haksız olduğunun anlaşılacağını, takibe konu edilen 17.536,48 TL tutarlı olan fatura cezai şarttan kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak fatura, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve PTF Küçük % 10,00 24 ay tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere ödenmemiş borçtan dolayı sözleşme feshedilmiş ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 19.04.2023 tarihli 1 faturaya yansıtıldığını, cayma bedeli ve cezai şart şeklinde isimlendirilen kurum gerek mevzuatta gerekse Yüksek Mahkeme kararlarında kabul edildiğini, davalının basiretli tacir sıfatıyla imzaladığı sözleşmenin ve PTF Küçük % 10,00 24 ay tarife paketi kullanım şartlarının ilgili hükmü ile bağlı olmasına rağmen cayma bedeli faturasını ödemeyerek itiraz ettiğini, taahhüde uyulmaması halinde de "Cayma Bedeli"nin ödeneceği ve bu bedelin de nasıl hesaplanacağı seçilen ve imza edilen tarifede ve dahası sözleşmenin ilgili maddelerinde gösterildiğini, söz konusu hükmün, tacir olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşıması söz konusu olmadığını, davalının müvekkili tarafından SMS ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim aldığını, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlendiğini ve faturaya yansıtıldığını, bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtıldığını, alacağın varlığı ve davalının haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacağını, asıl amacı alacağın tahsilini geciktirmek olan davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu bu nedenlerle alacağın %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulüne, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap :

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan delillerden de görüleceği üzere, usule uygun, hukuken kabul edilebilir nitelikte bir sözleşme olmadığını, sözleşme olarak sunulan evraklar birer genel işlem şartı olduğunu ve herhangi bir müzakere söz konusu olmadığını, müvekkilinin sözleşme hükümlerini müzakere edemediği gibi, davacının tek yanlı olarak doldurduğu, sadece davacı şirketin taahhüdüne ve nitelik vaadine istinaden tek bir sayfa imzalandığını, davacı tarafından sunulan diğer evraklar sözleşmenin devamı gibi gözükse de, daha sonradan oluşturulup oluşturulmadığının bilinmediğini, davacı tarafından sözleşme başlangıç zamanı belirtilmediğinden cayma iddiası ve sözleşmenin varlığı kabul edilmemek üzere sözleşmeden süresinden önce cayılıp cayılmadığı da anlaşılamadığını, müvekkili şirketin ödediği elektrik faturalarından daha düşük maliyetle elektrik enerjisinin tüketilebileceği garantisinin davacı tarafından verilmiş olması dolayısıyla ilişki kurulduğunu, müvekkili şirketin kendisine taahhüt edildiği şekilde daha hesaplı bir paket üzerinden faturalama yapılmasını aksi durumda da davacı ile ilişkiye devam etmek istemediğini ilettiğini, ancak davacı şirket bunu bir cayma kabul ederek hem fahiş faturaların tutarlarını hem de cayma bedelini talep ettiğini, davalı müvekkilinin, bir süre bu fahiş faturaları ödediğini, artık devam edilemez hale gelince davacı şirkete sorunu çözmesi gerektiğini bildirdiğini, davacı şirket tarafından herhangi bir işlem yapılmadığından ve taraflar arasındaki dengenin hakkaniyetsiz şekilde ve davalı lehine olduğundan ödemeden kaçındığını, tüm bu açıklamalarda görüldüğü gibi ortada davalı şirketi bağlayan bir sözleşme olmadığını, ortada şeklen bir sözleşme olduğu kabul edilse bile birincisi bunun genel işlem şartı olduğunun açık olduğunu, ikinci olarak da müvekkili tarafından bu sözleşmenin sonlandırılmasının haklı nedenle fesih olduğunu ve davacının bu şekilde bir hak ve alacağının olamayacağını, davacının ferilere yönelik taleplerinin fahiş olduğu ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan sebeplerle davanın reddine, kötü niyetli icra takibi dolayısıyla davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyetli takipten kaynaklı olarak tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün (Merkezi Takip Sistemi'nin) ... Esas sayılı takip dosyası, davaya konu faturalar, 937601 nolu elektrik abonelik sözleşmesi, PTF Küçük %10,00 tarife kullanım şartnamesi, ... kayıt ve belgeleri, ... (...) kayıt ve belgeleri, tüketimi gösteren kayıtlar, ...'nden alınacak Sayaç Listeleme Ekran Görüntüleri, KW-TL Bazında Tüketim Ekstresi, ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, BA - BS formları celp edilmiş, incelenmiştir

Dosya, Elektrik Yüksek Mühendisi ..., sözleşmeler alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı ... ve SMMM Bilirkişi ...'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Taraflar arasında davalı şirket kullanımında bulunan abonelik için 24 ay taahhüt süreli elektrik satışına ilişkin abonelik sözleşmesi imza edilmiştir.

Abonelik, davalı tarafça zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle 24 aylık taahhüdün 9. fatura dönemi itibariyle, davacı tedarikçi şirket tarafından tek taraflı olarak sonlandırılmıştır. Çizelge 1 de 1,2,3 ve 4 sıra nolu normal fatura tahakkukları ile sözleşmenin davacı tedarikçi şirketçe fesh edilmesi akabinde düzenlenen çizelge 1 de 5 sıra nolu Cayma bedel faturasının sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş oldukları görüş ve kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Takibe konu 5 adet fatura için fatura son ödeme tarihleri – takip tarihi arasındaki sürelerde sözleşme madde 5.1 gereği faturada yer alan %5 gecikme oranı dahilinde 36.871,03 TL. gecikme faizi hesap edilmiştir. Takibin 178.451,30 TL. (Asıl alacak) + 36.871,03 TL. (gecikme faizi) olmak üzere toplam 215.322,33 TL. tutar üzerinden davalı ...Şİrketi adına devam edebileceği... '' şeklinde tespit edilmiştir.

Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava, elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, davacının 178.451,30 TL Asıl Alacak ve 36.871,03 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 215.322,33 TL üzerinden icra takibinde bulunduğu, icra takibinde borcun sebebi olarak 04/01/2023 tarihli 16/01/2023 son ödeme tarihli 31.991,32 TL bedelli, 03/02/2023 tarihli 13/02/2023 son ödeme tarihli 42.534,53 TL bedelli, 03/03/2023 tarihli 16/03/2023 son ödeme tarihli 35.739,79 TL bedelli, 05/04/2023 tarihli 17/04/2023 son ödeme tarihli 50.649,18 TL bedelli (4 adet tüketim) ve 19/04/2023 tarihli 05/05/2023 son ödeme tarihli 17.536,48 TL bedelli (1 adet cezai şart) faturalarına dayanıldığı, davalının / borçlunun borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu belirlenmiştir. Davacı .... A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında elektrik abonelik sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasında akdedilen elektrik abonelik sözleşmesi uyarınca davalıya PTF Küçük %10,00 24 ay taahhüt tarife paketi üzerinden elektrik enerjisi sağlanmış, ancak elektrik tüketiminden kaynaklanan faturalar ödenmediğinden davacı şirket tarafından abonelik sözleşmesi feshedilmiştir.

Davacı elektrik abonelik sözleşmesinin feshi ile birlikte, 04/01/2023 tarihli 16/01/2023 son ödeme tarihli 31.991,32 TL bedelli, 03/02/2023 tarihli 13/02/2023 son ödeme tarihli 42.534,53 TL bedelli, 03/03/2023 tarihli 16/03/2023 son ödeme tarihli 35.739,79 TL bedelli, 05/04/2023 tarihli 17/04/2023 son ödeme tarihli 50.649,18 TL bedelli - bedelleri ödenmemiş 4 adet tüketim faturası dışında, 19/04/2023 tarihli 05/05/2023 son ödeme tarihli 17.536,48 TL bedelli 1 adet cezai şart (cayma bedeli) faturası tahakkuk ettirmiştir. Davacı, abonelik sözleşmesi uyarınca davalının hem elektrik tüketim bedeli faturalarından hem de bu faturaların ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedilerek düzenlenen cezai şart (cayma bedeli) faturasından sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Davalı, elektrik tüketim bedeli faturalarının belli bir döneme kadar ödediğini, ancak dava konusu fatura bedellerinin fahiş olduğunu ve ayrıca sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinden olduğundan dava konusu faturaların ödenmekten kaçınıldığını savunmuştur.

Bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK’da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’ya, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir. Bu çerçevde, taraflar arasındaki sözleşmenin ayrılmaz parçası olan aboneye özel sözleşme koşulları başlıklı iki maddelik protokolün sadece taraflar arasındaki ilişkiye özel düzenlenmiş bir sözleşme olduğu, nitekim taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin 01/07/2022 tarihinde başladığı ve 19/04/2023 tarihli sözleşmenin feshine kadar davalının sözleşme metnine herhangi bir itirazda bulunmaması karşısında protokolde düzenlenen cezai şart / cayma bedelinin genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, davalı şirketin ticari şirket ve tüzel kişi tacir sıfatının bulunduğu, basiretli tacir ilkesine aykırı şekilde genel işlem koşulunu ileri süremeyeceği, genel işlem koşulu kapsamında hangi hükümlerin yazılmamış sayılacağının cevap dilekçesinde dahi açıklanamadığı, bu çerçevede davalının sorumluluktan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, aksine davalının ahde vefa ilkesi uyarınca varlığı ihtilafsız olan sözleşmeden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. (Aynı yönde bkz. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ ... E. ... K.; İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ ... E. ... K.; KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ ... E.... K.) Kaldı ki, sözleşmenin akdedildiği 01/07/2022 tarihinden sözleşme fesih tarihine kadar, akdi ilişkiye karşı genel işlem koşulu itirazında bulunmayan, hatta elektrik tüketim fatura bedelleri yani borcunu ödeyen davalının şimdi dava konusu edilen fatura alacakları bakımından genel işlem koşulu savunmasında bulunması esasen TMK 2. maddesi hükmü uyarınca dürüstlük kuralı ilkesine de aykırı düşmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalının genel işlem koşulu savunmasına itibar edilmemiştir. Elektrik tüketim bedellerinden kaynaklanan dava konusu 4 adet fatura ile 1 adet cayma bedeli faturasının ödenmediği, davalının cevap dilekçesindeki ikrarları ile sabittir. Elektrik abonelik sözleşmesi uyarınca elektrik enerjisi kullanan davalının tüketimden kaynaklanan fatura bedellerini ödemesi zorunludur. Aksine davranış sözleşmenin ihlali ile birlikte borca aykırılık davranışını oluşturur ve davalının sorumluluğunun gerektirir. Davalının, fahiş olduğunu belirterek fatura bedellerini ödemekten kaçınması haklı görülmemiştir. Bu çerçevede, davacının, abonelik sözleşmesi uyarınca elektrik tüketiminden kaynaklanan fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle sözleşmeyi feshetmesi, haklı fesihtir ve yine sözleşme uyarınca cezai şart / cayma bedeli faturası bedelini talep edebilir. Elektrik abonelik sözleşmesinin 6.maddesinde fesih düzenlenmiştir.

6.2. madde " (i) Taraflardan birinin bu Sözleşme'nin veya Tarife Paketi'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde diğer taraf ve (ii) ABONE'nin Sözleşme'nin 4.1.maddesi kapsamında elektrik satışın başlayamaması, ABONE'nin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememiş olması, ABONE'nin İlgili Mevzuat'ın öngördüğü serbest tüketici limitinin altında kalması, ABONE'ye karşı herhangi bir kimse tarafından iflas, haciz, ihtiyati haciz, konkordato yollardan yasal kovuşturmaya başlanması hallerinde ... işbu Sözleşme'yi derhal ve Sözleşme'den doğan hakları saklı kalmak üzere haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedebilir. Bu madde kapsamında ... tarafından bir fesih yapılması halinde, ABONE işbu fesih nedeniyle ...'ın uğradığı zarar ve ziyanı, tüm masrafları, ve ayrıca kullandığı Tarife Paketi'nde öngörülen iptal bedeli, fesih tazminatı, cezai şart ve diğer bedelleri ödemekle yükümlüdür. ..., bu madde kapsamında fesih halinde, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için avukatlık ücreti dahil tüm takip ve icra masraf, gider ve ücretleri ABONE'ye ait olmak üzere, yasal takip yollarına başvurabilecektir. ...'ın bu madde hükümlerine uygun olarak Sözleşme'yi feshetmesi durumunda, ABONE'nin tazminat, zarar veya ziyan talep hakkı olmayacaktır." Abone/davalı tarafından seçilen tarife paketine ilişkin Kullanım Şartları işbu Sözleşme'nin eki ve ayrılmaz parçasıdır (sözleşme m.8.5).

Elektrik Abonelik Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olan Aboneye Özel Sözleşme Koşulları protokolünde 1. maddesi "İşbu. Sözleşme, tarafların yetkili temsilcileri tarafından imzalandığı tarihte yürürlüğe girer ve sözleşmenin fesih ile ilgli maddeleri uyarınca fesih oluncaya kadar yürürlükte kalır. Sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya abonenin bu sürede herhangi bir nedenle tedarikçinin portföyünden çıkmış olmam halinde kullanımlara ek olarak son 12 aylık tüketim miktarım ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedelle hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden cayma bedelini ...'a ödeyeceğimi kabul, beyan ve taahhüt ederim" şeklinde düzenlenmiştir.

Anılan Sözleşme ve özel Protokol hükümler uyarınca, davalı tarafından herhangi bir faturanın son ödeme tarihine kadar ödenmemiş olması halinde, davacı şirket tarafından elektrik abonelik sözleşmesi tek taraflı olarak feshedildiğinde davalının elektrik tüketim faturalarının yanı sıra cezai şart bedelini / cayma bedelini de ödemekle yükümlü olduğu taraflarca kabul edilmiştir. Bu aşamada, elektrik tüketim faturalarının ve cezai şart faturasının sözleşme hükümlerine uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği, sözleşmeye aykırı fahiş ve haksız tahakkuk ettirilen tutarlar bulunup bulunmadığı noktasında inceleme yapılması zorunludur. Meselenin halli, teknik bilgi ve nitelikli hesaplama gerektirdiğinden, öncelikle tüketime yönelik tüm kayıtlar eksiksiz olarak dava dosyasına celp edildikten sonra akabinde alanlarında uzman olan kişilerden üçlü kurul oluşturulmuş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi kurulunun 27/11/2024 tarihli raporunda belirtildiği üzere, taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinin 24 aylık taahhüt süresinde davalının elektrik tüketiminden kaynaklanan önceki dönem borçlarını ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından 24 aylık taahhüdün 9. ay fatura dönemi itibariyle sözleşmenin feshedildiği, abonelik sözleşmesinin 6.2.maddesi ve özel koşullar protokolünün 1.maddesi uyarınca davacının tüketim bedeli ile birlikte cezai şart/cayma bedeli talebinde bulunabileceği, protokolün 1.maddesinde cayma bedelinin kullanımlara ek olarak son 12 aylık tüketim miktarı ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedelle hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül edeceği, belirtilen yöntemle yapılan hesaplama neticesinde 9 aylık toplam tüketimin 52.311,17 kw olduğu, aylık tüketimin 5.812,35 kw olduğu, protokol uyarınca 12 aylık tüketim miktarının 5.812,35 x 12 = 69.748,23 kw olduğu, fesih tarihinde birim fiyatın 0.25143 TL olduğu, dolayısıyla cayma bedelinin 17.536,80 TL olduğu, hasılı 17.536,48 TL cayma bedeli faturasının özel koşullar protokolünün 1.maddesine uygun olduğu, ayrıca bedelleri ödenmeyen 4 adet tüketim faturasının tüketim bedelleri yönünden yapılan inceleme ve denetlemelerde özel koşullar protokolünün 2. maddesine (Enerji Birim Fiyatı = (PTF + Yekdem) x (1 + Brüt Kar Marjı) uygun şekilde tanzim edildiği, kapsamlı hesaplama ve incelemelerin bilirkişi raporunda detayları ile birlikte gösterildiği, davacı tarafından davalıya düzenlenen 4 adet elektrik tüketim faturasının sözleşme hükümlerine aynen ve birebir uygun olduğu, bu çerçevede davalıya fahiş tutarda yahut sözleşmeye aykırı ve fazladan tahakkuk ettirilmiş bir bedel - miktar bulunmadığı, bilakis protokolün 2. maddesi uyarınca olması gereken tüketim miktarlarının faturalarda tahakkuk ettirildiği, mahkememizce kabul edilmiştir.

Bilirkişi kurulu raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olması, fatura bedelleri yönünden rapordaki tartışmanın ve incelemenin hem uyuşmazlığı giderici mahiyette hem de elektrik abonelik sözleşmesi ve özel koşullar protokolü kapsamlı şekilde irdelenerek hazırlanması sebebiyle denetime elverişli olduğundan rapora itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Esasen, yapılan hesaplamalar bakımından bilirkişi raporuna karşı tarafların herhangi bir itirazı bulunmamaktadır.

Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı cevap dilekçesindeki gibi sözleşmenin genel işlem koşulu olduğunu, bu suretle uzman bir hukukçu bilirkişi atanarak yeniden rapor alınmasını talep etmiş ise de; yukarıda kapsamlı olarak ifade edildiği ve aynı konuya ilişkin birebir emsal niteliğinde olan farklı yargı çevresindeki BAM istinaf kararları uyarınca dahi genel işlem koşulunun yasal koşulları bulunmadığından ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu olup olmadığı noktsaında yapılacak tartışma ve değerlendirmenin Mahkememizin yargısal yorum ve takdir sınırları içerisinde kaldığı, bu nedenle genel işlem koşulları yönünden hukukçu bilirkişi atanmasının hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi görevlendirilmesinin yasak olması sebebiyle davalının savunmalarına itibar edilmemiştir.

Öte yandan, elektrik abonelik sözleşmesi 5.11. madde; "... tarafından tanzim edilmiş bir faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelinin eksiksiz olarak ödenmemiş olması halinde abone hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılır ve bu durumda ... sözleşmeyi herhangi bir ihbara veya ihtara hacet kalmaksızın derhal feshetme ve abone aleyhine tüm alacak hak ve talebi için gider ve masrafları aboneye ait olmak üzere her türlü yasal yollara başvurma hakkına sahiptir". şeklinde düzenlenmiştir.

O halde, elektrik tüketim faturaları ile cezai şart faturasının her birinin son ödeme tarihi itibariyle davalının temerrüte düşeceği, davalının temerrüte düşmesi için sözleşme uyarınca ayrıca herhangi bir ihbar veya ihtara lüzum olmadığı, son ödeme tarihi itibariyle temerrüt gerçekleştiğinden davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde bulunabileceği kabul edilmiştir. (Aynı yönde bakınız. İSTANBUL BAM 3. HD.... E. ... K.). Bu itibarla, dava konusu faturaların son ödeme tarihinden faturada belirtilen aylık %5 faiz oranı (bkz. İSTANBUL BAM 3. HD.... E.... K.) üzerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 36.871,03 TL olduğu yönündeki hesaplama (bilirkişi raporunun 11.syf. bkz.) isabetli ve yerindedir.

Mahkememizce de hesap edilen işlemiş faiz ile, icra takibinde talep edilen faiz miktarının aynı olduğu, talepte herhangi bir fazlalık olmadığı tespit edilmiştir.

Nihayetinde, hükme esas alınan 27/11/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 178.451,30 TL Asıl Alacak (4 adet tüketim ve 1 adet cezai şart / cayma bedeli faturası) ve 36.871,03 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 215.322,33 TL alacaklı olduğu, toplam bu tutar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını isteyebileceği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu alacak likit olduğundan somut olayda icra inkar tazminatı koşulları da oluşmuştur (emsal bkz. İSTANBUL BAM 3. HD. ... E. ... K.).

Yapılan açıklamalar karşısında,davacının davasının kabulüne, davalının İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün (Merkezi Takip Sisteminin) ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına, ayrıca 2004 s.

İİK 67/2. maddesi uyarınca alacağın likit ve muayyen olması sebebiyle yasal koşullar oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere;)

Davanın KABULÜ ile,

1.Davalının ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün (Merkezi Takip Sisteminin) ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA,

2.Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen alacağın (215.322,33 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.Kabul edilen dava değeri (215.322,33 TL) üzerinden alınması gereken 14.708,66 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 14.438,81 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 269,85 TL peşin harç, 103,50 TL posta ve tebligat masrafı ve 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.373,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (215.322,33 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 34.451,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/01/2025

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.