6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/11015 E. , 2024/12872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I.Sanık hakkında hakaret suçundan verilen adli para cezasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret eyleminden hükmolunan adli para cezasına yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi uyarınca kesinlik nedeniyle reddine dair Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli kararının temyizi kabil olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 279/1. maddesinin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu, dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu anlaşıldığından dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II.Sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin bu kapsamda olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mağdur ... oğlu ...’nün, katılan ... kızı olan ... ile evlenmek istediği, ancak mağdur ...'nün babası olan ... ile amcası olan ... oğlu ...’nün bu evliliğe karşı çıktıkları, suç tarihinde, sanık ... oğlu ...’nün mağdur ... oğlu ...’yü telefonla arayarak, “ ..., senin kayınvalideni de kızını da s…ikerim, “ diyerek hakaret ettiği, tehditte bulunduğu, sanık ...’nün mağdur ...’i telefon ile arayarak, “ erkeksen yanıma gel, senin s…ikini alıp g…ötüne sokacağım, seni dağa kaldıracağım, o kızla evlendirmem seni” diyerek tehdit ettiği, Sanık ...’nün telefonu alarak, mağdur ...’e, “ seni bulacağım, nerede olduğunu söyle çabuk, bu işin peşini bırakmam, seni gebertiriz, o kızı almayacaksın” diyerek tehditte bulunduğu anlaşılmaktadır. Sanık ...’nün tehdit ve hakaret sözlerini mağdur ... oğlu ...'ye yönelik olarak sarfettiği, sanığın katılan ...'a yönelik aynı görüşmede iletilme kastını içerir tehditte bulunduğu görülmekle,
Türk Ceza Kanununun sisteminde ne kadar mağdur varsa o kadar suç vardır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/2. maddesinin şartlarının olması halinde tek bir ceza verilip artırım yapılır ancak tek ceza verilmesi ortada mağdur sayısınca suç oluşacağı kuralını değiştirmez. Dolayısıyla her mağdura yönelik eylem kendi özelliğinde şahsi ve usuli sebepleriyle değerlendirilmesi gerekir. Sanık ... oğlu ...'in Mağdur ... oğlu ...'e yönelik eyleminin 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlendiği, sanığa isnat olunan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümle maddesi kapsamındaki tehdit suçunun da uzlaştırma kapsamına alındığı, yazılan yazı üzerine dosyaya sunulan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 09.10.2018 tarih, 2018/10281 sayılı uzlaştırma raporuna göre mağdur ...’nün uzlaşma önerisini kabul ettiği görülmekle, uzlaşmanın yeniden denenmesi suretiyle uzlaşmanın olumlu sonuçlanması halinde Mağdur ...'e yönelik dosyanın uzlaşma sebebiyle düşmesine, mağdur ...'nın uzlaşmak istememesi halinde sanık ...'in mağdur ...'ya yönelik eylemi olan 106/1-1 maddesi (TCK'nın 43 üncü maddesi uygulanmadan) uyarınca ceza verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.