Esas No
E. 2023/790
Karar No
K. 2025/19
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2023/790 Esas

KARAR NO: 2025/19 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:31/01/2023

NUMARASI:2019/274 E. - 2023/23 K.

DAVA: Endüstriyel Tasarıma Tecavüzün tespiti
DAVA TARİHİ: 27/08/2019
KARAR TARİHİ: 31/01/2023
DAVA: Endüstriyel Tasarıma tecavüz nedeniyle Tazminat
DAVA TARİHİ: 24/11/2020
KARAR TARİHİ: 08/01/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil sektöründe bayan konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğu ... başvuru numaralı endüstriyel tasarım tescil başvuru formundaki ... numaralı tasarımın taklitlerinin davalıya ait iş yerinde üretiminin ve satışının yapıldığını, yine davalıya ait olan ... Instagram satış sayfasında ve ... adlı internet sayfasında satışının yapıldığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/164 D. İş sayılı delil tespit dosyasıyla davalının "... Şişli/ İSTANBUL" adresindeki iş yerinde ve ... Instagram satış sayfasında, ... adlı internet sayfasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, ancak alınan bilirkişi raporunda olumsuz görüş bildirilmiş olduğunu, oysa müvekkilinin tasarımı ile davalı ürünün karşılaştırılmasında, bilirkişilerin hatalı olarak rapor tanzim ettiklerini, rapor tanzim ederken benzerliklere odaklanılarak görüş bildirilmesi gerekirken, ayrıntıdaki ufak farklılıklara dayanılarak görüş bildirildiğini belirterek, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alınan raporda talep edenin tasarım başvurusundan esinlenildiği, ancak bunun tasarım hakkına tecavüz boyutuna ulaşmadığı görüş ve kanaatine varıldığına ilişkin görüş bildirildiğini, bilirkişinin raporunda haklı olduğunu, tesettür modasında volan kollu, üst kısmı işlemeli, tüllü elbiselerin yaygın olarak bulunduğunu, davacı tarafın ürününün piyasadaki hali hazırdaki modellerden esinlenilerek oluşturulmuş olduğunu ve Instagram sayfasında tespit edilen ürüne esinlenmenin ötesinde benzemediğini, yapılan delil tespitinde Instagram hesabının kimin adına kayıtlı olduğuna yönelik bir inceleme yapılmadığını, Instagram hesabının müvekkili ...'a ait olmadığını, müvekkilinin ileri yaşta olduğunu, Instagram’dan anlamadığını, davalı müvekkil tarafından üretimi yapılmayan, müvekkiline ait olmayan bir ürünün başkası veya çalışanı tarafından Instagrama koyulduğunun anlaşıldığını, müvekkiline ait iş yerinde ürünün ulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğunu, bu tasarımın davalı tarafından haksız olarak taklidinin üretilip davalıya ait olan ... adlı Instagram sayfasında ve ...adlı internet sayfasında satışının yapıldığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/164 D.İş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda benzerliklerin tespit edilmesine karşın, ayırtındaki ufak farlılıklara odaklanılarak olumsuz görüş bildirildiğini, bu nedenle de İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/274 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması davası açıldığını, yargılamasının halen devam ettiğini beyan ederek, öncelikle davanın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/274 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, belirsiz alacak hükümlerine göre şimdilik SMK 151/2-a maddesi kapsamında 1.000,00 TL maddi, 100,00 TL itibar ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 30/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişik orandaki ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ürünler arasında genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, delil tespiti dosyasında yer alan bilirkişi raporunda “aynılık derecesindeki benzerliğin kol ve beldeki yaprak biçimindeki süs olduğunu söyleyebiliriz” denildiğini, ancak valon kol, dantel omuzlar vb. çok kısımda bariz farklılıklar da görüldüğünü, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bir bütün olarak bakıldığında farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğunu, bu belirleyiciliğin ayırt edici nitelikte olduğunun anlaşıldığını, kumaşlardaki ve desenlerindeki farklılıkların başlı başına tüketicinin tercihini belirlediğini,. tesettür giyimde kapalılık esas olduğundan, ana kalıplarda yapılan değişik kesimlerle klasik elbise modelli oluşturmak için pek seçenek olmadığını, iki ürün karşılaştırıldığında farklılıkların kullanıcı tercihini etkileyeceğini, kıyafet bakan bir kadının dava konusu iki ürünü birbirine karıştırmasının mümkün olmadığını, bilakis, bu ürüne bakan bir kadın kullanıcının ( özellikle ana gövdeyi tamamen kaplayan desenler nedeniyle) kendi zevkine göre ürünlerden birinden hiç hoşlanmazken diğerini beğenebileceğini, raporda da belirttiği üzere farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğunu, tasarımlardaki farklılığın ayırt ediciliği sağlayıp sağlamadığı hususunun o ürünün potansiyel ilgili kullanıcılarının (tüketicilerinin) bakış açısına göre belirlenmesi gerektiğini, dava konusu ürünün ilgili kullanıcıları olan kadınların bu iki tasarımı birbirine karıştırmasının, ayırt edilemeyecek kadar benzer görmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından dava konusu tasarımın üretiminin yapılmadığını, delil tespiti dosyasında iş yerinde yapılan aramada ürünlerin üretildiğine işaret eden bir ürüne rastlanılmadığını, ayrıca Instagram hesabının kime ait olduğu yönünde bir tespit yapılmadığını, Instagram hesabının müvekkili Sait Polat'a ait olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 31/01/2023 tarihli, 2019/274 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararı ile tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF:Asıl ve birleşen davada davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; dava dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna bakıldığında tasarımlar arasında farklılıklardan çok benzerlikler bulunduğunun görüleceğini,Tasarımlar arasındaki farklılıkların ayrıntıdaki ufak farklılıklar olduklarını, tasarımlar arasında bu kadar benzerlik olmasına rağmen, raporun sonuç kısmında tasarıma tecavüz bulunup bulunmadığına dair bir değerlendirme yapılmadığından, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, Mahkemece kanuna aykırı bir şekilde değerlendirme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Gerek İstanbul 2. FSHHM’nin 2019/164 D.İş sayılı, gerekse 2019/175 D.İş sayılı dosyalarında incelenen ... isimli Instagram hesabında davalıya ait iş yerinin girişinin fotoğrafının yer aldığını, bu nedenle davalının bu hesabın kendisine ait olmadığını iddia etmesinin mümkün olmadığını, cevap dilekçesinde bir çalışanı tarafından ürünün Instagram hesabına koyulduğunu beyan ederek, bu hesabın kendilerine ait olduğunu ikrar ettiğini, Dava açıldıktan hemen sonra hesabın kapatılmasının da manidar olduğunu,Yerel Mahkemece 05/10/2021 tarihli bilirkişi raporu ile tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edilmiş olduğu halde, kanuna aykırı şekilde düzenlenen rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkiline ait tasarım hakkında hükümsüzlük davası açılmadığından, yenlik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunup bulunmadığının bilirkişi raporunda tartışılamayacağını, bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,Bilirkişinin görev sınırını aşarak, tasarımlar arasındaki benzerlikleri sıraladıktan sonra dava konusu olmayan ve görev kapsamında olmayan bir konu hakkında yaptığı değerlendirmeye dayanarak tasarım hakkına tecavüz eylemi hakkında herhangi bir değerlendirme yapmadığını, raporun kendi içinde çelişkiler içerdiğini,Müvekkilinin tasarımı ile davalının üretimini yaptığı ürünün tasarımının birebir aynı olduklarını,Her iki tasarım arasında farklılıktan çok benzerlikler bulunduğunu,Tasarımlar arasında benzerlik incelemesi kadar genel izlenimin de önemli olduğunu, Davada yalnızca SMK hükümlerine değil, TTK’daki haksız rekabet hükümlerine de dayanıldığını, Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını,Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda haksız rekabete ilişkin de bir değerlendirme yapılmadığını,Gerekçeli kararda da haksız rekabete ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, müvekkilinin adil yargılanma hakkının da ihlaline neden olduğunu,Tasarım hakkına tecavüzün yanı sıra haksız rekabetin de oluştuğunu,Bu nedenle birleşen davada maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER

Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 28/05/2019 başvuru ve tescil tarihli, ... numaralı çoklu abiye tasarımının davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İstanbul 2. FSHHM’nin 2019/164 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 23/07/2019 tarihinde delil tespiti talep edildiği, tasarım uzmanı ... ve bilişim uzmanı ... tarafından düzenlenen 01/08/2019 tarihli raporda özetle; ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınarak yapılan değerlendirmede (SMK.m.56/6) aynılık derecesindeki en belirgin benzerliğin kol ve beldeki yaprak biçimindeki süs olduğu, etek kesim ölçüsü farklı olup, eteğin kesim ve dikiminde benzerlik olsa da, valon kol, dantel, omuzlar vb. pek çok kısımda bariz farklılıklar görüldüğü, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bir bütün olarak bakıldığında farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğu, bu belirleyiciliğin ayırt edici nitelikte olduğu tasarıma tecavüz boyutuna uluşmadığının tespit edildiğini bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler ..., ..., ...’tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 05/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafa ait 28/05/2019 başvuru tarihli, ... – ... numaralı tasarım tescili ürün modeli ile davalı tarafa ait ... adresinde yer alan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler ...,..., ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 22/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...vekili tarafından davaya konu tasarımların bulunduğu "..." isimli İnstagram hesabının kendilerine ait olmadığı ve bu konuda yapılmış bir araştırma bulunmadığı konusunda yapılan itirazları neticesinde ilgili hesap incelenmek istendiyse de, bu hesabın şu anda ulaşılabilir olmadığı, ilgili hesabın kapatılmış olduğunun görüldüğünü, Instagram sosyal paylaşım platformunun Türkiye'de temsilciliğinin bulunmaması nedeniyle bu hesabın hangi ... adresi üzerinden, hangi cep telefonu, mail adresi kullanılarak oluşturulduğunun sorulamayacağı bilinse de "01.08.2019" tarihli Bilirkişi Raporu incelendiğinde "..." Instagram hesabı üzerinde incelemeler yapıldığının görüldüğünü, hesapta iletişim numarası olarak "..." telefon numarasının bulunduğunun tespit edildiğini, davacı adına ... Sınıfı 28.05.2019 tarih ve ... tescil numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi ile korunan Abiye Konulu tasarımı ile; asıl ve birleşen davanın davalısı ..., ...Tekstil tarafından üretilerek, piyasaya arz edilmiş bulunduğu bilirkişi raporlarıyla tespit olunan "..." tasarımı arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunduğu ve bu elbise tasarımlarının bütün olarak algılanmasında farklılıkların, benzerliklerden daha belirleyici olduğu ve seçenek özgürlüğü daralmış böyle bir tasarım alanında anılan belirleyiciliğin ayırt edici nitelikte olduğu, bu nedenlerle, asıl ve birleşen davanın davalısı ... (...) tarafından üretilen ... elbiselerinin, piyasaya arz edilme fiillerinin ise tecavüz boyutu taşımadığı, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz tespit edilmemiş olması nedeniyle, taktiri mahkemeye ait olmak üzere , birleşen dava ile ilgili olarak tazminat hesabı yapılmasına gerek bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince bu heyete sektör bilirkişi de eklenerek bilirkişiler ..., ..., ..., ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alına 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; kök rapordaki tespitlerin aynen geçerli olduğuna dair görüş bildirildiği, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise tazminat yönünden de inceleme yaptıkları anlaşılmıştır.

G E R E K Ç E:Asıl dava tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, birleşen dava ise tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi, manevi ve itibar tazminatı davasıdır.Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; İstanbul 2. FSHHM’nin 2019/164 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalıya ait olduğu iddia edilen ürün ile davacıya ait tasarımın denetime uygun şekilde karşılaştırılmadığı, genel ifadelerle görüş bildirildiği, bu nedenle hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince tasarım uzmanlarının da yer aldıkları iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarının ise birbirleriyle çelişkili oldukları halde, bu çelişkili giderilmeden ve yeterli gerekçeye yer verilmeden ikinci heyetten alınan rapora üstünlük tanınarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, aralarında tasarım uzmanı ve tekstil sektöründen bilirkişilerin de yer aldığı yeni bir heyetten her iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir rapor alınarak, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 31/01/2023 tarihli 2019/274 E. - 2023/23 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde asıl ve birleşen davada davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; asıl ve birleşen davada davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 984,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 110,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog