Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/546
Karar No
K. 2024/879
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/546
KARAR NO: 2024/879
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 06/08/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2024

Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "... KONU:Türk Ticaret Kanunu ilgili hükümleri ve Türk Ticaret Kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca re'sen ticaret sicilinden silinen şirketin ihyası talebinden ibarettir. AÇIKLAMALAR:

1.Müvekkilin yetkilisi olduğu -----tarihinde Türk Ticaret Kanunun Geçici 7. Maddesi uyarınca yapılan ihtar ve yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığı gerekçesiyle re'sen ticaret sicilinden silinmiştir.

2.Yasanın amir hükmü uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtarın tebliğ edilmesi gerekmektedir. Terkin edilen şirketin-------dosyasında usulüne uygun bir tebliğ yapıldığına ilişkin belge mevcut bulunmamaktadır. Belirtilen yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirilmemiş olup usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmamaktadır. Bu nedenle terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluşmuştur.

3.Müvekkile ait firma----- Yevmiye numaralı sözleşmesi ile adına kayıtlı olan ----- isimli deniz aracını, dava dışı ----- yine dava dışı ----- olan borcundan dolayı ipotek olarak vermiştir.Devam eden süreçte--------- firması dava dışı ----olan borçlarını ödemesine karşın müvekkil davacıya ait firmanın ---- isimli deniz aracının üzerindeki ipotek şerhi kaldırılmamıştır. Gelinen aşamada borcun bitmesi nedeniyle söz konusu şerhin kaldırılması için dava ve hukuki süreçler yürütülecek olup şirketin bu yönden ihyası gerekmektedir. İpoteğe dair evraklar dilekçemiz ekinde mevcuttur.

4.Belirtmek gerekir ki tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz olarak tamamlanması gerekir. Eksik hususların varlığı halinde tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. -----------

6.Şirket yetkilisi fesih tarihinde -------- Münferiden yetkiye haizdir. Kendisine usule uygun yapılan bir tebligat ve ihtarname de bulunmamaktadır. İhyasını talep ettiğimiz iş bu davada kabul kararı verilmesi halinde emsal Yargıtay kararında da değinildiği üzere; "Dava, TTK'nın Geçiçi 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine dair olup, mahkemece davanın kabulüyle şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.----- şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini talep etme gerekmiştir. Gelinen aşamada ek tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi, yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi olan -------tayinini talep ederiz. 6102 Sayılı TTK.nun 547. maddesi: (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Müvekkil davacının bu yönde talepte bulunma hakkı vardır. .-------

SONUÇ:Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerle ;

1.----- şirketin yeniden ihyasına karar verilmesini,

2.Aksi halde şirket------ ÜZERİNDEKİ İPOTEĞİN KALDIRILMASI İŞLEMLERİ ile sınırlı olmak üzere ihya edilmesini, yeniden tasfiye memuru atanmasını, tasfiye memurunun ... (...) olarak tayinini, bu hususun ---- ilan edilmesine, ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ve belirtilen ipoteğin kaldırılması işlemleri yönünden söz konusu şirketin ihyasına ve davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde terkin işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapıldığı ve ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım konumunda olduğu açıklanarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Dava şirketin ihyası istemine ilişkin olup ön inceleme duruşmasında yetki hususunun aydınlatılması gerekmiştir. Ön inceleme duruşmasında yapılan irdelemeye bağlı olarak ticaret sicil kaydına göre ihyası talep edilen ------adresinin------adresi olduğu ve bu adresin ---- yargı sınırları içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili duruşmadaki beyanında dava dilekçesini tekrar ederek şirketin adresiyle ilgili belirlemeye bir diyeceklerinin olmadığını ifade ederek yetki hususunun takdirini Mahkemeye bırakmıştır. Yetki yönünden ilgili yasa maddelerinde:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19. maddesine göre; "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi: (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Temin edilen ---- kaydına göre davaya konu edilen ------ünvanlı şirketin adresinin ----olduğu belirlenmiştir. Somut olayda; kesin yetki kuralının geçerli olduğu dava konusu şirketin adresinin mahkememizin yargı alanı dışında olup İstanbul Mahkemelerinin yargı alanında kalması ve TTK. Madde 547 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde Mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından davanın yetki yönünden ve usulden reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki karar resen verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE ve davanın kesin yetki yönünden dava şartı yokluğuna bağlı olarak USULDEN REDDİNE,

2.Kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20/1 maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3.Süresinde başvuruda bulunulması halinde harç ve yargılama giderleri ile avansa ilişkin hususların 6100 sayılı HMK.'nın 331/2 maddesi gereğince görevli ve yetkili Mahkemece değerlendirilmesine,

4.Süresinde başvuruda bulunulmaması halinde HMK. Madde 20 düzenlemesine bağlı olarak davanın açılmamış sayılmasına yönelik gerekli usuli kararın resen verilmesi gereğinin gözetilmesine,

5.Yukarıdaki hüküm fıkralarında belirtilen ihtimallerde gözetilerek yargılama sonucunda ve resen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse resen yapılacak giderde mahsup edilmek ve HMK. Madde 333 düzenlemesi gözetilmek sureti ile avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog