Esas No
E. 2023/12938
Karar No
K. 2024/522
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/12938 E.  ,  2024/522 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/476 Değişik İş, 2022/478 Karar

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: KIT/2022-123
DAVA TARİHİ: 22.04.2019
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: 2019/69417

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.01.2018 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucu yaya konumundaki davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik toplam 5.100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep miktarını 286.834,08 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL'nin 23.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetininin 20.11.2019 tarihli ve 2019/İHK-17370 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazın reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak, talebin kısmen kabulü ile 286.834,08 TL'nin 23.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 12.10.2021 tarih 2021/4711-2021/6685 sayılı kararı ile; ''..Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi olan 09.01.2018 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, uyuşmazlık hakem heyetince Mersin Üniversitesi Engelli Sağlık Kurulu raporunda %48 olarak belirlenen maluliyet oranı hükme esas alınmıştır. Ancak raporda maluliyetin tespitinde dayanak yönetmelik belirtilmemiştir.

Maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2.Somut olayda hakem heyetince alınan, 05/08/2019 tarihli kusur raporuna göre, davacı yayanın kusursuz, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, hakem heyetince de bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.

Aynı kazada yaralanan ve davacı ile birlikte yaya konumundaki Mesut Ergün'ün STK 2019. E-35340 sayılı dosya nezdinde hakem heyetine yaptığı başvuruda düzenlenen 19/07/2019 tarihli kusur raporunda ise yaya Mesut Ergün'ün %75 oranında, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Bu hali ile aynı kazaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları arasında açık çelişki mevcuttur. O halde hakem heyetince İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak heyetten raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

3.Kabule göre de; sigortacılık yasası 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına "(13)(Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir..'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası düzenlenen maluliyet raporunda davacının %48 oranında malul ve kusur raporunda ise davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, usuli müktesep hak ve aleyhe bozma yasağı gereği bozma öncesi belirlenen %44 maluliyet oranı ve %25 kusur oranına göre davalı tarafından yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı, davacının bakiye tazminat alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın 2 aylık süre içerisinde verilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, bozma ilamında belirtilen kurumlardan rapor alınmadığını, hükme esas alınan raporda belirlenen kusur oranlarının hatalı olduğunu, kazada yaralanan Mesut Ergün için yapılan başvuruda düzenlenen raporda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının bozma sonrası düzenlenen rapora göre %48 maluliyet oranı söz konusu iken %25 kusur oranı ve %44 maluliyet oranına göre aleyhe bozma yasağı gerekçesiyle hesap raporu alınmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.5684 sayılı Kanun'un 30/12 nci maddesi gereği, İtiraz Hakem Heyeti dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır.

Davacı vekili temyiz talebinde İtiraz Hakem Heyetinin iki aylık yasal süre içerisinde karar vermediğini belirtmiş olup, dosya kapsamında bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetine dosyanın hangi tarihte intikal ettiği anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla iki aylık sürede karar verilip verilmediği tespit edilememiş olup İtiraz Hakem Heyetince öncelikle yasal iki aylık sürede karar verilemeyeceğinin tespiti halinde tarafların süre uzatımına muvafakatlarının olup olmadığı sorularak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.

2.Uyulan bozma kararında; aynı kazaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan, İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak heyetten raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerektiğine değinilmiştir. Eldeki dosyada; bozma sonrası alınan 04.04.2022 tarihli raporda davacı yaya ...'ün %75, sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince de bu rapor hükme esas alınmıştır.

Aynı kazada yaralanan ve davacı ile birlikte yaya konumundaki Mesut Ergün'ün E-35340 sayılı dosya nezdinde hakem heyetine yaptığı başvuruda ise yine kusur yönünden bozma kararı verildiği, bahse konu dosyada bozma sonrası 04.07.2022 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden oluşan 3 kişilik makine mühendisi tarafından düzenlenen raporda ise sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya Mesut Ergün'ün ise kusursuz olduğu belirlenmiştir.

Bu hali ile aynı kazaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları arasında açık çelişki mevcuttur. O halde hakem heyetince; öncelikle Mesut Ergün'ün STK 2019. E-35340 sayılı dosyasının da eldeki dosya içerisine kazandırılarak İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

VII. KARAR

Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı betlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog