11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2009/1982 E. , 2010/10580 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SANIK-HÜKÜMLÜ : ...,
Hükümlü ...: Nüfus cüzdanı sahteciliği suçundan: 765 sayılı TCK.nun 350/1-3, 80-350/1-3, 80, 71, 72, 40. maddeleri gereğince verilen eski cezanın lehine bulunduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, eski hükmün aynen infazına, Dolandırıcılık suçundan: 5237 sayılı TCK.nun 158, 43, 52/2. maddeleri gereğince 2 Yıl 6 Ay Hapis ve 7.320.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, Dolandırıcılık suçundan: 5237 sayılı TCK.nun 158, 52/2. maddeleri gereğince 2 Yıl Hapis ve 480.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 53/1-2 ve 63. maddelerin uygulanması I)Sanık ... müdafiinin Garanti Bankasına yönelik “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 03/03/1999 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II) Hükümlü ...’in temyiz itirazlarına gelince;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre, mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğine ilişkin açık ve buyurucu hükümleri karşısında; İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.9.2005 gün ve 1999/192-2000/195 sayılı Ek kararında, sözü edilen hususlar açıkça gösterilmediğinden, hükümlünün 29.6.2006 tarihli dilekçe ile yapmış olduğu başvurusu, süresinde ve temyiz niteliğinde olduğu kabul edilip, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin /eski) sayılı kararı kaldırılarak 26.09.2005 günlü ek kararın yapılan incelemesinde:
1.5252 sayılı Yasanın 9. maddesi 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da hükümlünün 765 sayılı TCK. gereğince cezalandırılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın belirlenmesi ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi,
2.Kesinleşmeyen ve derdest olan dava ile 4616 sayılı Yasa uyarınca kesin hükme bağlanması ertelenen “nüfus cüzdanında sahtecilik” suçuna ilişkin davada kesin hükümden bahsedilemeyeceği ve uyarlama yapılamayacağı gözetilmeden bu eylemlere de yönelik uyarlama kararı verilmesi,
3.Kabule göre de;
Uyarlama yargılaması sonunda verilen ve temyize tabi olan kararın,
CMK.nun 230 ve 232.maddelerine uygun şekilde gerekçeli olarak yazılması gerektiği, kararın gerekçe bölümünde, sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen suçun ne olduğu, iddia, savunma, C.Savcısının esas hakkındaki görüşü ile sübut delillerinin gösterilmesi suretiyle gerekçeli karar yazılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde gerekçesiz karar verilmesi ,
Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.