2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 30.08.2023 tarihinde... plakalı aracın müvekkili ...ya ait... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davaya konu kaza sebebiyle müvekkili aracında değer kaybı zararı meydana geldiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararının 80.000,00-TL olduğu tespit edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla haklı davamızın kabulüne, şimdilik 100,00-TL değer kaybı zararının davalı sigortanın temerrüde düştüğü 27/02/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Davamızın kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 30.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalının temerrüde düştüğü 27/02/2023 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı hesaplamalarının, trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, değer kaybı hesaplaması yapılırken davacı tarafa ait aracın km'si, tramer kaydı, daha önceki kazalar ve yaşı göz önüne alınması gerektiği, arz ve izah edilen nedenlerle, davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu’nun 97.Maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, usulden red talebimizin yerinde görülmemesi halinde tam ve asli kusurlu davacının haksız olarak açtığı işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 30/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere; Kusur yönünden;
Davalı... Sigorta A.Ş nezdinde 17.08.2023/2024 tarihleri arasında ... sayılı ZMMS ( trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı 2009 model...marka kamyonetin olay yerini terk etmesi nedeniyle tespit edilememiş olan sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK. nın diğer sürücü kusurlarından 53/B ile sürücü asli kusurlarından 84/F ve 84 / L maddelerini ihlal ettiği Davacı... adına kayıtlı olan ve olay mahallinde trafik akışını engellemeyecek şekilde yolun sağında yaya kaldırımı kenarında yola paralel vaziyette nizami park halinde bulunan ... plakalı 2023 model... marka otomobilin, kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etkenliği olmadığı, Kazanın oluşumuna katkı sağlayacak başkaca etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı, Değer Kaybı yönünden; ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 30.000,00-TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1.Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2.Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı aracın zarar görmesine neden olan 30/08/2023 tarihli trafik kazasını davalının sigortalısı ... plaka sayılı aracın gerçekleştirip gerçekleştirmediği, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve davalıdan tahsili talebi noktalarında toplandığı tespit edildi.
3.Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4.Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen... plaka sayılı aracın davalı sigorta nezdinde 29/07/2023-29/07/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesinin bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle davalı şirketin 120.000,00-TL poliçe limitine kadar verilen zararlardan sorumlu olduğu görülmüştür.
5.Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49.maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50.maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6.Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7.Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık davacıya ait araca zarar veren aracın davalının sigortalısı olup olmadığı noktasındadır.
Haksız fiilin tanık dahil her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Davacı tarafça tanık deliline dayanılmış olup, dava konusu aracın fiili kullanıcısı olduğunu beyan eden davacının eşi olan ... mahkememizde alınan yeminli tanık beyanında "dava konusu araç benim kullanımımdadır. Olay günü araçta annemin evine gitmiştim. Aracı park ettikten sonra 3. Kattaki eve çıktım. Kaza sırasında balkonda temizlik yapmaktaydım. Bu sırada köşeyi dönen bir araç biraz geniş döndüğü için arka kısmı köşeyi tam dönemedi ve kasası davacıya ait araca çarptı. O sırada arkasında başka bir araçta bu durumu gördü ve kornoya basarak aracı uyarmak istedi. Ancak araç durmayıp olay yerinden ayrıldı. Ben aracın peşinden aşağıya indim. Ancak yakalayamadım. Yalnızca plakasını alabildim.... plakalı bir araçtı. Ancak diğer rakamlarını hatırlamıyorum. Araç... model açık kasa kamyonet bir araçtı." şeklinde anlatımda bulunduğu, kaza sonrasında trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında açıkça araç sahibi davacının ... plaka sayılı aracın çarptığını beyan ettiğinin yazılı olduğu, tek taraflı beyana dayalı olarak tutulan kaza tespit tutanağı tek başına delil niteliğini haiz değil ise de davacı tanığı tarafından kaza yapan aracın plakasının kendisi tarafından alındığının ve aracın ...Marka-model, açık kasa bir araç olduğunun beyan edildiği, davalı tarafça dosyaya sunulan kaza tarihi 30/08/2023'ü de kapsayacak şekilde 17/08/2023-17/08/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigortalısı olan ... plaka sayılı aracın ... Marka ve Transit 350 model kamyonet olduğu, aracın tescil tarihi 18/08/2008'den itibaren kaza tarihini de kapsar şekilde ...adına kayıtlı olduğu ve KZMMS sigorta poliçesinde de yine sigortalı araç malikinin ...olduğu, tanık beyanının araç plaka ve modeli itibariyle davalının poliçe kayıtlarıyla uyumlu olduğu, davacı tanığının beyanlarına itibar edilmemesini gerektirecek bir çelişki veya şaibeli husus bulunmadığı gözetilerek davacı tanığı ...'nın beyanları dikkate alınarak kazanın tanığın anlatımını gerçekleştirdiği şekilde meydana geldiği kabul edilmiştir.
Kazanın gerçekleşme şeklinin tanık beyanı ve kaza tespit tutanağıyla belirlenmesi sonrasında mahkememizce dosya adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı ... plaka sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 53/B ve 84/f ve 84/l maddelerine yönelik kural ihlali bulunduğu, davacıya ait aracın park halinde olması nedeniyle kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından itirazda bulunulmuş ise de, itiraz dilekçesinde somut bir hatanın işaret edilmediği, kaza tespit tutanağı ve kaza sonrası çekildiği beyan edilen fotoğraflara ve tanık beyanına göre kazanın davacıya ait park halindeki araca çarpılması suretiyle meydana geldiği ve kazanın oluşumunda davalının sigortalısı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
8.Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 825.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 30.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın hasar kaydının bulunmadığı, aracın kazadan yalnızca 8 gün önce, 22/08/2023 tarihinde trafik siciline tescil edildiği ve 30/08/2023 tarihinde dava konusu kazanın meydana geldiği, 8 günlük bir araçta tek parça dahi olsa boya görmüş olmanın önemli bir değer kaybı yaratacağı, bilirkişi tarafından tespit edilen 30.000,00-TL değer kaybı zararının aracın yaşı, segmenti, çok az kullanılmış olması ve onarım gören parçaları itibariyle piyasa rayiçlerine göre makul düzeyde olduğu değerlendirildiğinden davalı itirazları yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın 30.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı kabul edilmiştir.
9.Davacı vekilinin 24/09/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 30.000,00-TL'ye yükseltildiği, kaza tarihi itibariyle davalı kurumun sorumluluk sınırının 120.000,00-TL olduğu, dava öncesi davalı şirkete 16/10/2023 tarihinde yazılı başvuru evrakının teslim edildiği halde ödeme yapılmadığı, 8 iş günü sonunda 27/10/2023 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gözetilerek davanın 30.000,00-TL üzerinden kabulüne, temerrüt tarihinden itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiştir.
10."6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜNE, 30.000,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti sorumluluk sınırı 120.000,00-TL aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 27/10/2023'ten itibaren yasal faiz işletilmesine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.779,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 0,05-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.779,50-TL toplamı 2.049,35-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 261,50-TL posta ve tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 5.531,35-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7.Hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 31/10/2024 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)