12. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/693
- Karar No
- 2024/6538
- Karar Tarihi
- 20.11.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Adam Öldürme
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
12. Ceza Dairesi 2021/693 E. , 2024/6538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteminin; sanığın kusursuz olduğu, meydana gelen kazada tam kusurun yola aniden fırlayan ölen yayanın olduğu, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine, sanık hakkında hagb kararı verilmemesinin ve tartışılmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin; sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğuna sanığa az ceza verildiğine ilişkindir. O yer cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; katılanların zararının tespit edilip zararın giderilip giderilmemesi durumuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının tartışılmaması nedeniyle bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.06.2014 tarihinde, saat 16:00 sıralarında sanık sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti orta ayırıcı ile bölünmüş yolda Aydın istikametinden Çine istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde istikametine göre sağ taraftan park halindeki otomobilin önünden yola giren yayaya sol şerit üzerinde çarpması sonucu yayanın ölümü ile neticelenen trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında: bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...’ın aracının hızı teknik cihazlarla tespit edilmediyse de çarpmanın çok sert, çarpma noktasından 118 metre sonra aracın durması, ölen ...’ın düştüğü yerden 56 metre ileride durması, ölenin iç organlarının çarpan aracın içerisinde olmasından dolayı 2918 sayılı KTK’nın 51/2-a.maddesi uyarınca aracının hız sınırlarını %10 dan %30 a kadar aşmak suretiyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu belirlendiği, mahkemece keşfe binaen alınan 04.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; 09 KN 024 plaka sayılı araç sürücüsü olan sanık ...'ın hızlarını kullandıkları aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralına ihlal ettiğinden tali kusurunun bulunduğunun bildirildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 22.04.2015 tarihli adli raporda: sanık sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti orta ayırıcı ile bölünmüş yolda Aydın istikametinden Çine istikametine seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, hızını görüş alanını kontrol edebilecek ve tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği anlaşılmış olup, yayanın kat ettiği mesafe ve CD içerisindeki olay yeri fotoğrafları da dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin (50/1-a) gösterilmemesi ve 52/1-a maddesi gösterilerek hatalı gösterilmesi suretiyle TCK'nın 52/3,
CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çine Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının d numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine,
TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine;
TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.