Esas No
E. 2007/2722
Karar No
K. 2010/11991
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2007/2722 E.  ,  2010/11991 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM : Sanıkların, sahtecilik suçundan 5237 S. TCK. nun 204/1-3, 62, 53/1. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; dolandırıcılık suçundan 5237 S. TCK. nun 158/1-d, 62, 5/2, 53/1, 63. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 10.000,00 YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılmalarına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ve tutuklulukta kaldıkları sürenin mahsubuna dair.

Sanıkların, sahte sürücü belgesi düzenlediklerinin gözetilmemesi, kastın yoğunluğu, zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanık sayısı, sanıkların kişilikleri, suçun işleniş şekli gözetilerek sahtecilik suçundan dolayı ceza tayin olunurken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, adli sicil kaydında çok sayıda hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında TCK.nun 58.maddesinin tartışılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından, araç tescil belgesini düzenleyen kurumun vasıta olarak kullanılması nedeniyle kamu kurumu niteliğinde bulunmayan noterin aracı kullandığının kabulü sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, suç tarihinin 23.09.2005 olduğu gözetilmeden kararın gerekçe bölümünde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile yapılan karşılaştırmanın mahallinde karardan çıkartılması mümkün görülmüştür. Bursa Emniyet Asayiş Şube Müdürlüğüne 08.12.2005 tarihinde yapılan telefon ihbarında, kardeş olan sanıkların aynı yerde ikamet ettikleri, yanlarında birlikte hareket ettikleri üç kişi daha bulunduğu, gazetelerde satılık ilanı bulunan araçların çalınması, pazarlanması ve sahte evrakların hazırlanması işlerini kendisini Mustafa Karataş ismiyle tanıtan sanık ...’nin yaptığı, sanık ... ile ortak çalıştığının bildirilmesi üzerine verilen adreste kardeş olan sanıkların yakalandığı, şikayetçi ...’na ait plakalı aracı satın almak istediğini söyleyen sanık ...’nin araç ruhsatını aldıktan sonra yakındaki internet cafede aracın herhangi bir borcu olup olmadığını öğrenme bahanesiyle ayrılıp ruhsatı götürdüğü, şikayetçi ... ait plakalı aracın kimliği belirlenemeyen şahıs tarafından çalınmasından sonra bu araç üzerindeki plaka sökülüp yerine sahte plaka takıldığı, yakalanamayan ismindeki kişinin sanık ...’nin fotoğrafı yapıştırılmış ... adına sahte sürücü belgesi düzenlediği ve sanık ...’nin kendisini ... olarak tanıtıp ...’ndan alınan gerçek ruhsatı kullanarak mülkiyeti ...’a ait aracı Bursa 17.Noterliğinde katılan ...’e satış işlemini gerçekleştirip araç bedelini aldığı, her iki şikayetçiye ait araçların marka ve modelinin aynı, marka connect olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sanık ...’nin, katılan ...’ün dolandırılmasında kullanılmak üzere başlangıçta oluşan irade birliği içersinde şikayetçi ...’na ait araç ruhsatını ele geçirip sahibine iade etmeyerek suçta kullanılacağı bilinciyle fikir birliği yaptığı ve ... ile birlikte suç işleme kararı altında hareket ettiğinden sahtecilik ve dolandırıcılık eylemlerini sanıkların birlikte gerçekleştirdiklerine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ile müdafiilerinin delil bulunmadığına, cezanın ertelenmesi gerektiğine, C.Savcısının sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısımlar çıkartılarak yerlerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.53 K1412 md.322 K5320 md.8/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.