Esas No
E. 2010/2667
Karar No
K. 2011/1186
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/2667 E.  ,  2011/1186 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 122 ada 8 parsel sayılı 136.468,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kendi adına tespit edilen dava dışı 108 ada 28 parsel sayılı taşınmazın eksik yüzölçümüyle tespit edildiğini, söz konusu eksikliğin 122 ada 8 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 122 ada 8 ve 108 ada 28 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu 122 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak açılan davada taşınmaz bölümü üzerinde tespit gününde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış taraflar yargılamada bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir.

Öte yandan iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava ve temyize konu taşınmaz başında yapılan keşifte uzman ziraatçi bilirkişi hazır bulundurulduğu halde fotoğrafçı götürülmemiş, bu nedenle de hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişinin raporunu denetleme olanağı bulunamamıştır. Hal böyle olunca sözü edilen raporun yargı denetimine açık olmadığı kuşkusuzdur. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler, ve ziraat yüksek mühendisi ve ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ile dinlenmeyen tutanak bilirkişilerinin tümü ve mahkemece resen seçilecek, konusunda uzman bir fotoğrafçı hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava ve temyize konu taşınmazlar mahkeme heyetiyle birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu taşınmazda taş ya da toprak unsurundan hangisinin galip olduğu duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi de yapılmalı, bu olgular da keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, mahkeme heyeti ve uzman bilirkişi kurulu hazır olduğu halde taşınmazın fiziksel yapısını göstermeye elverişli gününü, ayını ve yılını gösterecek şekilde fotoğrafı çekilmeli, fotoğraf bizzat keşifte hazır bulunan hakim tarafından da çekildiği gün, ay ve yılı gösterecek biçimde onaylanmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı usulün 259. maddesi hükmü uyarınca dinlenerek, varsa açık bir deyişle taşınmazın gözlemi sonucunda saptanan maddi, hukuki ve fiziki olgularla tespitte saptanan hukuki, maddi ve fiziksel olgular arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan ise mahkeme gözlemini aynen yansıtmaya elverişli, ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, özellikle sözü edilen belgelerde komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise bu belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği üzerinde durulmalı, önceki günlü hükmün dayanağı keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraat bilirkişisinin ibraz ettiği ve uzman bilirkişi kurulunun ibraz edeceği raporlar denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 17 ve 18. maddesi hükümleri eşliğinde sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, kabule göre de dava konusu olmayan 108 ada 28 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ile eki belgelerinin tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken tespit gibi tescil hükmü kurulması dahi isabetsiz olup davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91.05 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14 K3402 md.18
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog