1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.06.2021 tarihinde ---------- plakalı araç ile yine aynı mevkide seyir halinde olan davalı sigortalı şirket ile sigortalanmış ---------- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafından davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediği, davacının haklarını(tazminatını) sebepsiz yere “ödemeyerek ihlal ettiği, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürüncemede bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiği, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağını yasal süresinde tahsil edilemediğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve yasal faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğu; davalı tarafça sigortalanan aracın kusurlu bulunduğu , davacının kusursuz olduğu dikkate alındığında - davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, bunun üzerine ----------- sayılı dosyası ile değer kaybı bedeli tazminatı talep edilmiş dosya 24.06.2022 tarihinde---------- numarasıyla karar vererek davalı ----------- sigortanın sorumluluğuna karşı hüküm kurulduğu, borcu tahsil etmek amacıyla 12.06.2021 tarihinde borçlu temerrüde düşürülmüş ancak borcunu 20.07.2022 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiği, davalıdan talep ettiği değer kaybı bedeli tazminatının temerrüde tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmayacağı ve davacının zarara uğradığı; ilgili kanun maddesi uyarınca borçlu alacaklının temerrüt faizini aşan zararını karşılamakla yükümlü olduğu, sigortalısı adına borçlu olan sigorta şirketinin tazminat alacağını ödemeyerek kusuru ile borcun tahsil edilmesini engellediği için davacının uğradığı munzam zararı karşılamakla yükümlü olduğu, ülkedeki enflasyon ve alım gücünün düşmesi durumu göz önüne alınarak davacı yararına munzam zarar olduğuna, bu zararın hesaplanması amacıyla dosyaya bilirkişi atanmasına, haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza 12.06.2021 tarihinde meydana gelmiş olsa dahi, davacı taraf davalı şirkete değer kaybına ilişkin talebini 09.02.2022 tarihinde ilettiği, davacı vekili tarafından 25.02.2022 tarihinden --------- sayılı dosyasından dava açıldığı, ilgili dava 24.06.2022 tarihinde değer kaybının 4.000,00-TL olduğuna karar verildiği, ilgili karar ile 18.07.2022 tarihinde davacı vekilinin açmış olduğu icra dosyasına ödendiği, ancak ilgili karara itiraz eden davacı vekilinin olduğu, itiraz etme sebebinin ise yine kendisi tarafından hazırlatılmış olan ekspertiz rapor ücretine ilişkin olduğu, buna göre" munzam zarar" kavramına dahil olmamakla birlikte, farklı bir alacak kapısı olması umudu ile açılmış olan bu davada davacı yanın "geç ödeme iddiası" gerçek dışı olduğu gibi, yargılamayı uzatan tarafın kendisi olduğu, karar çıktığında ödeme yapıldığı, bu sebeple davanın reddi gerektiği; Davacı, değer kaybının süresinde ödenmediği iddiası ile müvekkili yararına munzam zarar olduğu gerekçesi ile bu davayı açmışsa değer kaybı tespitinin somut olarak mümkün olmadığı ve davalı müvekkilin sorumlu olduğu tazminat miktarının saptanması için yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektirdiği için yani alacak likit (muayyen, belirli) olmadığından, talebin yargıya taşındığı ve çıkan karar ile davacının zararı karşılandığı, değer kaybı tazminatı ile alım gücü arasında bir bağlantı olmadığından davacının uğradığı bir zararın olmadığı, davacı tarafından fiilen uğranılan zararın somut veri ve belgelerle tevsik edilmesi gerektiği, zira munzam zararın, alacaklının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içerisindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan, somut olgular nedeniyle uğramış olduğu fiili zarar olduğu, davacı tarafından, ülkedeki enflasyon ve alım gücünün düşmesi durumu göz önüne alınarak müvekkil yararına munzam zarar olduğu iddiası ile dava açılmışsa da Soyut anlatımlar, muhtemel kar kayıpları, elde edilmesi tahmin edilen gelir kalemleri munzam zararın ispatı için yeterli olmadığı , munzam zarar oluşabilmesi için temerrüt tarihi itibari ile ödeme tarihi arasında davacının bir zarara uğramış olması gerektiği, davacının aracında meydana gelen değer kaybı nedeni ile açılan dava sonucunda yapılan ödemeden davacının bir zararı olmadığı; davacı tarafından uğradığı zararı somut olarak ispat etmesi zorunluluk olup davacı tarafından uğradığı zarar somut olarak ispat edilmediğinden davanın reddinin gerektiği; ayrıca ZMMS Genel Şartları A.6. Teminat Dışı Kalan Haller Başlıklı maddesi kapsamında Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma zararların (munzam zarar) teminat dışı olduğu, davacının ispat edemediği talebi açıkça teminat dışı olduğundan ilgili taleplerin reddi gerektiği beyan ederek davanın reddi talep edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle davacı aracında oluşan zarar bedelinin geç ödenmesinden kaynaklı olarak davacının TBK m.122 kapsamında aşkın zararına ilişkin belirsiz alacak şeklinde açılan tazminat davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup taraflarca delil olarak gösterilen sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile --------- celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.Sigorta poliçesinin incelenmesinde, ---------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bilgilere göre mülkiyeti --------- adına kayıtlı --------- plaka numaralı aracın davaya konu 12.06.2021 trafik kaza tarihini kapsayan 14.04.2021/2022 tarihleri arası davalı ---------Ş.’a sigortalı olduğu, teminat limit miktarının 43.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından davalı aleyhine ---------- 25.02.2022 tarihinde başvuru yapıldığı açılan dosyada, davacı yan davaya konu hasar gören --------- plakalı aracın değer kaybına ilişkin olarak davalı yanın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte maddi tazminat istemli davanın yöneltildiği, ----------- Sayılı kararı ile davacı yanın başvuru dilekçesi ve 15.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi dosya kapsamına göre davaya konu olay sebebiyle davacı tarafından davalı sigorta kuruluşuna 09.02.2022 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının temerrüt tarihinin 22.02.2022 tarihi olduğu, davacı her ne kadar avans faizi talebinde bulunmuş ise de talebin yerinde görülmediği, belirtilen temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerektiği belirtilerek davanın değer kaybına ilişkin talebinin kabulü ile 4.000,00 TL. maddi 25.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta kuruluşundan alınarak davacı yana ödenmesine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Davacı alacaklı tarafından söz konusu Hakem Heyeti kararının ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı icra dosasından cebri icraya konu edinildiği, dosya borçlusu tarafından icra dosyasına 19.07.2022 tarihinde ferileri ile birlikte toplam 8.430,25 TL. ödeme yapılarak icra dosyasının infaz edildiği görülmüştür.Konunun incelenmesinin teknik yönleri bulunması sebebiyle dosya borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ----------- ve sigortacılık alanında uzman -------- oluşan heyete tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, trafik kazası sebebiyle oluşan değer kaybı alacağının geç tahsile dayalı olarak davacı uhdesinde TBK m.122 hükmü kapsamında aşkın zararının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı ---------- plaka sayılı araç ile davacıya ait --------- plakalı aracın 12/06/2021 tarihinde kazaya karıştıkları, davacının ---------- yaptığı başvuru neticesinde söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu ve davacının 4.000,00TL olarak hesaplanan değer kaybı zararını 22/02/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, davacının söz konusu hakem heyeti kararını dayanak ederek 19/07/2022 tarihinde feriler ile bilikte 8.430,25 TL olarak tahsil ettiği ve huzurdaki dava ile paranın alım gücündeki kaybı öne sürerek geç tahsil sebebiyle aşkın zararını talep ettiği, emsal içtihatlar uyarınca TBK m.122 hükmü gereğince karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı, bu kapsamda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamayacağı, dava dilekçesinde geç tahsilat sebebiyle uğranılan zararın HMK m.194 hükmü kapsamında somut delillerle ispatına yönelik herhangi bir delil sunulmadığı yani somut bir maddi zarara uğranıldığının ileri sürülmediği dolayısıyla parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın reddine,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 346,90-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları ---------- Arabuluculuk Bürosu ------------ Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda,, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2024