1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketi nezdinde 11/02/2010-2011 tarih ve... poliçe numaralı Makina Kırılması Sigorta Poliçesi ile müvekkiline ait 2007 model ... marka iş makinesinin 17/02/2010 tarihinde Sinop ili Gerze ilçesindeki şantiyede hasar gördüğü, 14/09/2010 tarihinde hasar ihbarının yapıldığı, yapılan ekspertiz raporu kapsamında dava konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu ve toplam hasarın 12.209,70 Euro olarak tespit edildiği, poliçe gereği % 10 muafiyet veya 1.000,00 Euro tutar hasar bedelinden indirildiğinde 11.209,70 Euro (1 Euro:2,4528 TL) tutarındaki hasar bedelinin davalı şirket tarafından ihbar tarihinden itibaren ödenmesi gerekirken %40 oranında ömür tenzili yapılarak asıl alacak ve işlemiş faize ilişkin olarak 18/10/2011 tarihinde 19.963,31 TL hasar ödemesi ve 1.000,00 TL nakliye bedeli ödemesi yapıldığının, bakiye alacak olan 5.673,20 Euro bedele ve işlemiş faizine davalı şirketin ömür tenzili uygulaması kapsamında İzmir... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğu beyan edilerek itirazın iptali ile takibin devamına inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş, aşamada dosyaya verilen beyanlarında müvekkili ...
Sigorta A.Ş.'nin,... Sigorta A.Ş. ile birleştiğini ve süresi içinde cevap verilmesinin birleşme süreci nedeniyle mümkün olmadığını, zaman aşımı itirazının ıslahla yapılmasının mümkün bulunduğunu, davaya konu icra takibinin başlangıcının 2011 yılı olduğunu, davanın 2013 yılında açıldığını,
İİK 67 maddede belirtilen 1 yıllık süre geçtikten sonra davanın açıldığını, hasarın 2010 yılında meydana geldiğini, 6762 sayılı TTK 1268 ve yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 1420. Madde gereğince hasar ihbar tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin dolduğu, 2012 yılından itibaren iş bu davanın açıldığını bildirerek davanın zaman aşımı yönünden reddini talep etmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin bozma kararından önce mahkememizin... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalı tarafın zaman aşımı itirazının takip konusu makina hasarının 17/02/2010 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin iki yıllık yasal süre içinde başlatıldığı, takip dosyasındaki itirazın alacaklı tarafa tebliğ edilmediğinden zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı belirlenerek reddine karar verilmiş, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda verilen raporda, makina kırılması kazası sonucu dava konusu iş makinasında hasar gören değiştirilmesi gereken parçaların kullanılamayacağından yenisiyle değiştirilmek suretiyle onarımının yapılacağı, hasar gören parçaların kaza ile uyumlu olduğu, iş makinasının tamiri için yapılması gerektiği belirtilen işçiliklerin de hasar ile ilişkili ve bedellerine uygun olduğu, hasar sonucu oluşan maddi hasar bedelinin 12.455,22 Euro olduğu, poliçedeki makinanın sigorta bedelinin 356.400 Euro, hasar tarihindeki yeni değerinin 372.600 Euro, eksik sigorta oranının 0.9565 olduğunu, poliçedeki muafiyet uygulandığında 11.913,42 Euro hasar bedeli olacağını, davalı ... şirketi tarafından davacı şirkete 18/10/2011 tarihinde 19.963,31 TL ödeme yapıldığını, % 10 muafiyet oranının mahsubunda sigortacının sorumluluk oranının 10.722,08 Euro, genel şartların 14/c maddesine göre her hasarın %20'sinin sigortalının uhdesinde kalacağı hükmü gereğince muafiyet dışında hasar bedelinin %20 indirim uygulanarak kalan borcun 543,98 Euro, İşlemiş faizin 30,53 Euro olduğu bildirildiğinden mahkememizce 22/12/2015 tarihinde verilen karar ile 543,98 Euro asıl alacak, 30,53 Euro işlemiş faiz toplamı üzerinden 2015/1202 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, mahkememizce verilen karar Yargıtay... Hukuk Dairesinin ... sayılı 11/09/2017 tarihli kararı ile "Dava, makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... şirketinin sigortalı makinenin hasar tespitini yaparken %40 oranında ömür tenzili uygulamasının poliçeye ve genel şartlara aykırı olduğunu ileri sürerek ömür tenzili nedeniyle kesilen tazminatın tahsili için davalı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı vekili ise davaya cevap vermemiş, ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ömür tenzilinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, yazılı şekilde, davalı ... şirketinin ömür tenzili uygulamasının hukuka uygun olmadığı, ancak makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince her hasarın %20’sinin sigortalının uhdesinde kalacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, uyuşmazlık konusu olmayan ve davalı tarafından hasar tespitinde dahi uygulanmayan ayrıca davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında savunulmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesinin, mahkemece resen göz önüne alınması HMK’nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırılık oluşturmuştur. Gerçektende,
HMK'nın 25. maddesi gereğince kanunda gösterilen istisnalar dışında hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Taraflarca getirilme ilkesinin sonucu olarak hakim, tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Bu durumun istisnası ise kamu düzenini ilgilendiren davalar olup, bu davalarda kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır. Bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketinin tazminat hesabında ömür tenzili uygulamasının haksız olduğu belirlendiğine göre uyuşmazlık konusu olmayan makine kırılması genel şartlarının 14/c maddesi gereğince indirim uygulanmadan tazminat hesabı yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraflarca getirilmeyen bir hususun resen dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile bozularak mahkememize iade edilmiş, mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma kararına uyulmuştur.
Yargıtay Bozma kararı kapsamı, dosya içindeki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasında makina kırılması sigorta poliçesi yapıldığı, sözleşme konusu makinanın 17/02/2010 tarihinde Sinop Gerze ilçesinde şantiyede hasarlandığı, davalı tarafça makina kırılması sigorta poliçesi kapsamında 18/10/2011 tarihinde 19.963,31 TL hasar ödemesinin yapıldığı, bakiye hasar bedelinin tahsiline yönelik davacı tarafça davalı aleyhine İzmir ..İcra Dairesini... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine işbu davanın açıldığı, davaya dayanak makina kırılması sigorta poliçesinde her bir makina için hasarın %10 oranında muadilinin tenziline ilişkin muafiyet uygulamasının kararlaştırıldığı, makina kırılması genel şartları 14/c maddesinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, bu nedenle uygulanamayacağı,
14/01/2015 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam hasar miktarının 11.913,42 Euro olduğu, %10 muafiyet indiriminden sonra sigortacının sorumluluk tutarının 10.722,08 Euro olduğu, davalı tarafça icra takibinden önce 7.795,42 Euronun ödendiği nazara alındığında bakiye hasar bedeli miktarının 2.926,66 Euro, bu miktar üzerinden mahkememizce hesaplanan işlemiş faiz toplamının ise 87,98 Euro olduğu belirlenerek davanın toplam 3.014,64 Euro üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ise subut bulmadığından reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
1.Davanın kısmen kabülü ile İzmir.. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasındaki davalı itirazının 2.926,66 Euro asıl alacak, 87,98 Euro işlemiş faiz ki toplam 3.014,64 Euro üzerinden İptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarınca Euro cinsinden açılacak mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru miktarını geçmemek şartıyla efektif alış kuru üzerinden TL karşılığının ödenmesi suretiyle takibin devamına,
2.Fazlaya ilişkin talebin Reddine,
3.Şartları oluşmamakla icra inkar tazminat talebinin Reddine,
4.Alınması gerekli 607,49-TL harçtan peşin alınan 170,25-TL'nin mahsubuyla bakiye 437,24-TL'nin davalı taraftan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafça peşin yatırılan 170,25-TL'nin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,
6.Kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,
7.Reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine,
8.Davacı tarafça temyizden önce yapılan 859,30 TL yargılama gideri ile temyizden sonra yapılan 6 Tebligat gideri toplamı 75,00-TL, Yargıtay'a dosya gidiş dönüş masrafı toplamı 18,00 TL ki toplam 952,30 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 498,33-TL'sinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, İlişkin davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren 15 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2018 Katip ... E imza Hakim ...
(e-imzalıdır)