13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/510 Esas - 2024/245
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
...
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar hakkında müvekkilince ticari kredi kullandırımına rağmen geri ödemelerinin yapılmamasından kaynaklı ... sayılı takip dosyasındaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini bildirerek, itirazlarının haksız olduğunu, zaman kazanmaya yönelik itiraz nedeniyle davada yapılacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın gerçeğe aykırı biçimde hesaplandığını, takip talebinde birden fazla kalem olup bu aşkın taleplerin hukuka aykırı biçimde istenildiğini, ihtar ve ihbarların usulüne uygun yapılmadığını, asıl borçlunun ihtarnameyi tebliğ almadığını, fazla ve haksız taleplerin reddi gerektiğini, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini tüm kayıt ve belgelerin banka uhtesinde bulunması nedeniyle gerekli savunmaların gerçekleştirilemediğini, belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari kredi kullanım sonrası geri ödemelerinin yapılmaması nedeniyle asıl borçlu şirket ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefil olan davalılara karşı sözleşme/ sözleşmeler, ihtarname/ ihtarnameler, hesap özeti/ hesap özetleri dayanak gösterilerek 120.774,72 TL asıl alacak, 9.177,63 TL işlemiş temerrüt faizi, 458,88 TL BSMV, 3.647,31 TL masraf olmak üzere toplam 134.058,54 TL'nin tahsili ve 2.220,00 TL çek bedeli ile 336.000,00 TL teminat mektubu bedelinin depo edilmesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalıların süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki davanın İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce genel kredi sözleşmesi ile tarafların tüm delil ve belgeleri dosyaya getirtilip banka kayıt ve belgeleri üzerinde gerektiğinde yerinde inceleme yapma ve belge alma yetkisi de verilerek uzman bilirkişiden rapor alınması suretiyle yürütülen yargılama neticesinde 16/07/2019 tarihinde verilen ...Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda, mahkemece gerekçe kısmında 28/03/2018 tarihli bilirkişi raporunun içeriği ve söz konusu raporda tespit edilen rakamlar açıkça yazılmış olup, ek raporda ek raporun kök rapor ile aynı hesaplamaları içerdiğini belirtilerek ek rapor dayanak alınmak suretiyle karar oluşturulduğu açıklanarak hüküm kurulmuş ise de; kök ve ek raporlarda tespit edilen alacak kalemleri rakamsal olarak birbirinden farklı olduğu gibi hükmün 1.bendinde belirtilen "115.348,56 TL" asıl alacak rakamının kök ve ek raporlarda sadece davalı ... yönünden yapılan hesaplama kısmında yer aldığı, diğer davalıların sorumluluk miktarına ilişkin yapılan hesaplamalarda yer almamasına rağmen tüm davalıların bu miktardan sorumlu olduğu sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulduğu, yine hükmün 1.bendinde belirtilen toplam "117.209,54 TL" alacak miktarı yönünden de aynı çelişkinin söz konusu olduğu, ayrıca kabul edilen miktarın % 20'si oranında hesaplandığı belirtilen 23.411,90 TL icra inkar tazminatının hangi alacak miktarı üzerinden hesaplandığı tam anlaşılamadığı gibi hükmün 1.bendinde belirtilen 117.209,54 TL toplam alacak üzerinden hesaplandığının kabulü halinde de olması gereken rakamın 23.441,90 TL olup, bu haliyle gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki bulunduğu gibi hükmün infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu anlaşılmakla kamu düzeni gözetilerek hükmün bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. Öte yandan, davacı yan dava dilekçesinde nakdi ve gayrı nakdi alacağa yönelik başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir başka anlatımla davacının dava dilekçesinde icra takibi dışında, nakde dönüşen gayri nakti alacağın ayrıca tahsil edilmesi, gayri nakdi alacağın ayrıca depo edilmesi yönünde bir talebi bulunmamaktadır. Mahkemece ise, 2.220,00 TL gayrinakit alacak yönünden asıl borçlu davalı ... A.Ş'nin sorumlu olduğu belirtilerek 2.220,00 TL çek sorumluluk bedelinin davalı asıl borçlu şirketten tahsili ile banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesine karar verilmiştir.
Bu durum itirazın iptali kararının sonucu olan takip dolayısıyla depo, tazmin edilmesi halinde tahsil kararından ayrı bağımsız bir tahsil ve depo kararı niteliğini taşıdığından usul ve yasaya aykırıdır. Bundan başka, kredi alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre tespiti gerekir. Akdedilen genel kredi sözleşmelerinde kararlaştırılan bir temerrüt faizi oran olarak gösterilmemiştir. Sözleşmelerin 10. maddesinde bankanın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren borçlu hesaplara uygulamakta olduğu en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulanacağı belirlenmiştir. Bu durumda bankanın borçlu hesaplara uyguladığı en yüksek cari faiz haddinin tespiti gerekir. Yargılama aşamasında davacı bankaca, 20/12/2012 tarih ... no'lu genel mektubunda 17/09/2012 tarihinden itibaren yıllık % 54 (% 27*2) oranında temerrüt faizi uygulanacağı bildirilmiştir. Anılan cevaptan anlaşılacağı üzere davacının dava konusu icra takibinde talep ettiği temerrüt faiz oranı banka faiz genelgelerinde yer alan en yüksek faiz oranı esas alınarak hesaplanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede ise faiz listeleri üzerinden değil, bankanın borçlu hesaplara fiilen uyguladığı en yüksek cari faiz haddinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.
Temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek cari faiz oranını ispat etme külfeti alacaklı davacı üzerindedir. Bu durumda mahkemece davacı bankadan borçlu hesaplara fiilen uygulanan en yüksek cari faiz oranının sorulması, 3095 sayılı Yasaya göre, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre belirleneceğine dair hüküm ve temerrüt faizinin akdi faizden az olamayacağı dikkate alınarak hesaplama yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 27/02/2014 tarihli ve 29/12/2015 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup, davalılardan ...'nin 27/02/2014 tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunduğu, diğer davalıların bu sözleşmede kefaletlerinin bulunmadığı dikkate alınarak takip konusu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığının tespiti ile davalıların sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması da usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle kaldırılması üzerine dosya yeniden ele alınmıştır.
Kaldırma ilamı çerçevesinde davacı bankadan borçlu hesaplara fiilen uygulanan en yüksek cari faiz oranları sorularak buna dair kayıtlar getirtilmiş, davacı vekiline de takip konusu borcun hangi sözleşmeden kaynaklığı konusunda açıklama yapmak, bu hususu somutlaştırır mahiyette delillerini sunmak üzere HMK'nın 31. maddesi kapsamında imkan ve süre verilerek dosyaya kazandırılmış, takiben dosyanın tevdi edildiği bankacı ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler aracılığıyla davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme ve örnek alma yetkisi de verilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kaldırma ilamı sonrasında dosyanın tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/06/2023 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı Banka davalı asıl borçlu ve kefillerden alacağını iki adet Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine dayandırmakta olduğu, kefaletlerin her iki kredi sözleşmesinde 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun öngördüğü koşulları taşıdığı, kefalet tarihi, el yazısı ile kefalet limiti ve müteselsil kefalet olduğu belirtildiğinden geçerli olduğunu, kredi borcunun kaynağının BCH (borçlu cari hesap) olduğu, 2013 tarihinden itibaren borç sona ermeden kullanıldığı, genel kredi sözleşmesinin kefalet beyanlarındaki kabulleri nedeni ile davalı kefillerin bu krediden sorumlu olacakları, ... gayrinakti kredilere ilişkin tespitler doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşmenin gerek çeklere gerekse teminat mektuplarının deposuna ilişkin açık hüküm bulunmadığından, davalı kefillerin sorumlu tutulamayacağı, asıl borçlunun ise teminat mektubunun davadan önce iade edilmiş olması, davada, teminat mektuplarının hariç bırakılması, çekler üzerindeki basılı tarihten itibaren 5 yıldan fazla zaman geçmesi nedeni ile takipte yer almasına rağmen çek deposundan sorumlu tutulamayacakları, kredi sözleşmelerinde kredi faiz oranlarının belirtilmediği, kredi sözleşmelerinde müşteriye gönderilen hesap özetinin noter kanalıyla gönderilmesi hükmü uyarınca borçlu cari hesap hareketleri gönderildiğini, işbu hesap özetinde kredi faiz oranlarının çok açık bir şekilde %19 olarak yer aldığı, kredi sözleşmelerinde temerrüt faizinin davacı bankanın temerrüt tarihinde borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı olabileceği belirtildiğinden, ilgili davacı şubeden bilgi işlem sistemlerindeki ekran görüntüsünün talep edildiği ancak verilmediği, bu nedenle uygulanan %19 akdi faiz oranının 2 katı %38 temerrüt faiz oranı uygulandığı, davacı bankanın yapılan hesaplamada:
1.Davalı asıl borçlu ...., 22.09.2016 tarihi itibariyle 114.271,27 TL asıl alacak, 1.929,91 TL işlemiş faiz ve 96,50 TL BSMV olmak üzere toplam 116.297,68 TL alacaklı olduğu, Davalı borçlunun davacı bankaya olan 114.271,27 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek %38 oranındaki temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği,
2.Kefil ...., 22.09.2016 tarihi itibariyle 114.271,27 TL asıl alacak, 1.929,91 TL işlemiş faiz ve 96,50 TL BSMV olmak üzere toplam 116.297,68 TL alacaklı olduğu, Davalı borçlunun davacı bankaya olan 114.271,27 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek %38 oranındaki temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği,
3.Kefil ...’den
22.09.2016 tarihi itibariyle 114.271,27 TL asıl alacak, 1.929,91 TL işlemiş faiz ve 96,50 TL BSMV olmak üzere toplam 116.297,68 TL alacaklı olduğu, Davalı borçlunun davacı bankaya olan 114.271,27 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek %38 oranındaki temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği,
4.Davalı borçlu kefil ...’dan, “kefilin asıl borçludan daha fazla borçlu olamayacağı genel prensibi doğrultusunda” 22.09.2016 tarihi itibariyle 114.271,27 TL asıl alacak, 485,63 TL işlemiş faiz ve 24,28 TL BSMV olmak üzere toplam 114.781,18 TL alacaklı olduğu, Davalı borçlunun davacı bankaya olan 114.271,27 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek %38 oranındaki temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği,
5.Davacı bankanın yapılan hesaplamada davalı borçlu kefil ....den kefilin asıl borçludan daha fazla borçlu olamayacağı genel prensibi doğrultusunda” 22.09.2016 tarihi itibariyle 114.271,27 TL asıl alacak, 1.570,61 TL (takip öncesi işlemiş faiz) işlemiş faiz ve 78,53 TL BSMV olmak üzere toplam 115.920,41 TL alacaklı olduğu, Davalı borçlunun davacı bankaya olan 114.271,27 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek % 38 oranındaki temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği,
6.Davacı bankanın yapılan hesaplamada davalı asıl borçlu ...den, “kefilin asıl borçludan daha fazla borçlu olamayacağı genel prensibi doğrultusunda” 22.09.2016 tarihi itibariyle 114.271,27 TL asıl alacak, 1.690,51 TL işlemiş faiz ve 84,53 TL BSMV olmak üzere toplam 116.046,31 TL alacaklı olduğu, Davalı borçlunun davacı bankaya olan 114.271,27 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek %38 oranındaki temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, İcra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin tayin ve takdiri sayın Mahkemenize ait olmak üzere itirazın iptali talep edilen alacak tutarının her bir davalı için hesaplanan toplam alacak tutarı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna yönelik itirazların tetkiki amacıyla dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş, düzenlenen 28/08/2023 ve 18/12/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında görüş değiştirilmemiş, davalılardan ... yönünden varılan sonuca rapor içeriğinde yer verilmediği, ara karar gerekleri ile rapor içeriklerinden bu eksikliğin mahkememizce giderilmesine olanak bulunmadığı görüldüğünden HMK'nın 281/2. hükmü gereğince 14/11/2023 tarih ve 1 nolu ara karar gereklerine uygun olarak davalılardan ...yönünden varılan sonucun da raporda açıkça belirtilmek suretiyle ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine yeniden tevdii gerekmiş, bilirkişilerce düzenlenen 15/02/2024 tarihli ek raporda özetle; "...Davacı bankanın ....'ye kefalet mukabili kredi olarak açıp kullandırdığı borçlu cari hesabın (16316 nolu kredi) 02.08.2016 tarihi itibariyle bakiyesi 112.097,05 TL'sıdır. Banka alacağını bu tutar üzerinden kanuni takip hesaplarına aktarmıştır. Davalı borçlu ...'ye hesap kat ihtarı tebliğ edilemediğinden 22.09.2019 takip tarihi temerrüt tarihi olarak dikkate alınarak 22.09.2016 tarihi itibariyle %19 akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmış ve akdi faiz 3.017,28 TL, %5 BSMV tutarı 150,86 TL, olmak üzere toplam 115.265,19 TL borçtan sorumlu olduğu hesaplanmıştır.
Davalı borçlunun davacı bankaya olan 115.265,19 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek %38 oranındaki temerrüt Faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği,..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Alınan son bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalılar vekilince bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamaya karşı yasal süresi içerisinde bir itiraz sunulmadığı, davacı vekilince ise temel olarak uygulanan faiz oranına dair itirazlar ileri sürüldüğü görülmüş, sunulan itirazların yeniden teknik inceleme yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile kaldırma ilamı sonrasında yapılan ek tahkikat sonucunda toplanan delillerle birlikte gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınması uygun bulunan kök ve ek bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davaya ve takibe konu borcun davalı asıl borçlu ....'ye 20/03/2013 tarihinde açılıp 31/12/2015 tarihine kadar kullandırılan ... no.lu borçlu cari hesap kredisinden kaynaklandığı ve bu kredinin de dosyaya mübrez 27/02/2014 ve 29/12/2015 tarihli iki ayrı GKS'ye dayandırıldığı anlaşılmış olup mezkur GKS'lerin 15. maddelerinde davalı kefillerin açıkça GKS limitleri dahilinde davalı asıl borçlu .... ile beraber doğmuş ve doğacak borçlarına, mevcut ve gelecekteki diğer kefillerden bağımsız olarak sorumlu olmayı üstlendikleri ve bu sözleşme hükmünün TBK'nın 589/6. maddesi kapsamında geçerli olarak taraflar arasında hüküm ifade edeceği kabul edilmiş ve buna göre davalı kefillerin, kaldırma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporlarında hesaplandığı üzere temerrüt durumuna göre sorumlu oldukları toplam alacak miktarı farklı olmakla beraber takibe ve davaya konu edilen cari hesap kredisi alacağından sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yine kaldırma ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki GKS'lerde faiz listeleri üzerinden değil, bankanın borçlu hesaplara fiilen uyguladığı en yüksek cari faiz haddinin esas alınması gerektiği belirtilmiş olup temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek cari faiz oranını ispat etme külfeti davacının bankanın üzerindedir. Ne var ki gerek bilirkişilerce yerinde yapılan incelemeler sırasında gerekse hem mahkememizce davacı vekiline verilen süreler sonrasında hem de davacı bankaya yazılan müzekkereler üzerine sunulan kayıtlardan davacı banka vekilinin, bankanın borçlu hesaplara "fiilen uyguladığı" en yüksek cari faiz haddinin %27 olduğu iddiası kanıtlanamamış olup bu bağlamda bilirkişilerce davacı bankanın davalı borçluya fiilen uyguladığı %19 oranı esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya itibar edilmesi uygun bulunmuştur. Somut olarak, GKS'lerin 10. maddesinde bankanın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren borçlu hesaplara uygulamakta olduğu en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulanacağı belirlenmekle, bu minvalde olmak üzere, %38 (%19x2) gecikme faizi oranına göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Son tahlilde; davalıların ... esas sayılı takibe itirazlarının, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar ... yönünden 114.271,24-TL ana para, 1.929,91 TL işlemiş temerrüt faizi, 96,50 TL BSMV olmak üzere toplam 116.297,48-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, davalı ... yönünden 114.271,24-TL ana para, 485,63 TL işlemiş temerrüt faizi, 24,28 TL BSMV olmak üzere toplam 114.781,18-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, davalı ... yönünden 114.271,24-TL ana para, 1.570,61 TL işlemiş temerrüt faizi, 78,53 TL BSMV olmak üzere toplam 115.920,14-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, davalı .... yönünden 114.271,24-TL ana para, 1.690,51 TL işlemiş temerrüt faizi, 84,53 TL BSMV olmak üzere toplam 116.046,31-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, davalı ... yönünden 115.265,19-TL ana para üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, davacının davalılara yönelik nakit alacak bakımından fazlaya dair isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalıların takibe itirazının haklı olmadığı sabit olup takibe konu alacak ve ferilerin GKS'den kaynaklandığından likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olması sebebiyle ... yönünden 115.265,19-TL'nin %20'si olan 23.053,038-TL icra inkâr tazminatının, davaya konu tek bir borçtan birden fazla sorumlu borçlu olduğundan, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalıların kötüniyet tazminatı istemi yönünden ise, reddolunan kısım yönünden icra takibinin haklı olmadığı sabit ise de davacının kötüniyetinin varlığı davalılar tarafından kanıtlanamadığından İİK'nın 67/II maddesi gereğince koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı tarafından icra takibinde talep edilen gayrinakdi alacak talebine gelince; davalı kefillerin kefalet imzasının bulunduğu davaya konu GKS'lerde kefilin gayrinakdi alacaktan sorumlu olduğuna dair açık bir hükmün yer almadığı, emsal nitelikteki ... Kurulu'nun 12/03/2020 tarihli ve ... Karar sayılı ilamında belirtilen ilkeler de gözetilerek, gayrinakdi kredi nedeniyle asıl borçlunun yükümlülüklerinin kefilin kendi hakkında da uygulanacağını genel bir ifade ile kabul etmesinin, kefili teminat mektubu veya çek bedelini depo etme yükümlülüğü altına soktuğunu iddia etmenin, kanun koyucunun kefili koruma amacı ile çelişeceği, zira kefaletin kendisi tıpkı depo gibi bir teminat olduğundan ve kefil açıkça teminat mektubu veya çek bedelini ayrı bir garanti sözleşmesi ile garanti etmedikçe kefilin iradesinin dar olarak yorumlanmasının uygun olacağı, bu durumda davalıların müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşmelerde açıkça teminat mektubunu veya çek bedelini depo etme yükümlülüğü bulunmadığından depo talebinden davalı kefillerin sorumlu olmadığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında her davanın dava tarihindeki haklılık durumuna göre değerlendirileceği açık olduğundan, bilirkişi raporunda dava süreci içerisinde çekler üzerindeki basılı tarihten itibaren 5 yıldan fazla zaman geçmesi nedeni ile takipte yer almasına rağmen davalı asıl borçlunun çek deposundan sorumlu tutulamayacağına dair değerlendirmelerine itibar edilmesi uygun bulunmamış, kaldırma ilamı da gözetilerek takibe ve davaya konu edilen 2.200,00-TL çek riskinden kaynaklı gayri nakit alacağın davalı ... tarafından davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi suretiyle bu yöne ilişkin davalı ....’nin itirazının iptali ile takibin devamına, davacının gayri nakit alacak bakımından diğer davalılara yönelik fazlaya dair talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve son tahlilde yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.(a) Davanın KISMEN KABULÜ ile ... esas sayılı takibe davalıların itirazının, tahsilde tekerrür olmamak üzere; - Davalılar ... ve .... yönünden 114.271,24-TL ana para, 1.929,91 TL işlemiş temerrüt faizi, 96,50 TL BSMV olmak üzere toplam 116.297,48-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, - Davalı ... yönünden 114.271,24-TL ana para, 485,63 TL işlemiş temerrüt faizi, 24,28 TL BSMV olmak üzere toplam 114.781,18-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, - Davalı ... yönünden 114.271,24-TL ana para, 1.570,61 TL işlemiş temerrüt faizi, 78,53 TL BSMV olmak üzere toplam 115.920,14-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, - Davalı .... yönünden 114.271,24-TL ana para, 1.690,51 TL işlemiş temerrüt faizi, 84,53 TL BSMV olmak üzere toplam 116.046,31-TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle, - Davalı ...yönünden 115.265,19-TL ana para üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren ana paraya %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, (b) Davacının davalılara yönelik nakit alacak bakımından fazlaya dair isteminin reddine,
2.(a) Takibe konu 2.200,00 TL çek riskinden kaynaklı gayri nakit alacağın davalı .... tarafından davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi suretiyle bu yöne ilişkin davalı .... A.Ş.’nin itirazının iptali ile takibin devamına, (b) Davacının gayri nakit alacak bakımından diğer davalılara yönelik fazlaya dair talebinin reddine,
3.Hükmolunan alacağın %20’si olan, davalılar ... A.Ş. ve Sürücüler Uluslararası Nakliyat Tic. A.Ş. yönünden 23.259,45-TL, davalı ... yönünden 22.956,24-TL, davalı ... yönünden 23.184,00-TL, davalı ... yönünden 23.209,27-TL, davalı ... yönünden 23.053,038-TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4.Koşulları oluşmadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5.Nakit alacak yönünden alınması gereken 7.944,28 TL harçtan peşin alınan 1.689,25-TL harcın ve 220,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.909,25-TL düşümü ile eksik kalan 6.035,03-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6.Gayri nakit alacak yönünden alınması gereken 427,60-TL harcın davalı .... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
7.Nakit alacak yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 18.607,60-TL nispi vekalet ücretinin (davalılar .....'nin tamamından, davalı ... 18.364,19-TL'sinden, davalı ... 18.442,43-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8.Gayri nakit alacak yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı .... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
9.Nakit alacak yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan toplam 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10.Gayri nakit alacak yönünden davalılar ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan toplam 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine,
11.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.689,25-TL peşin harç, 31,40-TL başvuru harcı, 220,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.940,65-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
12.Davacı tarafından yapılan 395,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.895,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 5.893,59-TL yargılama giderinin (davalılar ....'nin 5.874,45-TL'sinden, davalı ....'nin 5.880,85-TL'sinden, davalı ....'nin 5.841,27-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11.Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024 ...