16. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 20/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin ...... Şubesi nezdinde bulunan ..... numaralı hesabına 15/03/2007 tarihinde 140.000,00 TL ve 23/03/2007 tarihinde 92.862,00 TL yatırdığını, 91 günlük vadeye yatırdığı parasına davalı .... ’nin 22/11/2017 tarihinde 9.000,00 TL kar ettiğini söylendiğini, ihtiyacı olan 26.000,00 TL'yi çektiğini ve 215.000,00 TL’sinin kaldığını, kalan paranın da 91 gün vadeye yatırıldığını ve vadenin 22/02/2008 tarihi olduğunu, ancak 21/02/2008 tarihinde .... ’nin babası ve erkek kardeşinin kendisine paranın ihtiyacı olduğu için .... tarafından kullanıldığını ve iade edeceklerini söylediklerini, bir ev ve bir Mercedes araba teklif ettiklerini, ertesi gün abisi ve yakınları olan ..... ile bankaya gittiklerinde kendilerine teminat olarak çekler verildiğini ve halen ödenmediğini, durumu müdüre söylediklerinde .... ’den şüphelendikleri için takipte oldukları ve bu çekleri daha önceden teminat için vermek isteyen müşteriden almadıklarını söylediğini, hesap dökümü çıkarıldığında hesabın boşaltılmış olduğunun görüldüğünü, 25/03/2008 tarihinde .... ’nin çekleri asıl sahibine vermek üzere geri istediğini, banka teftişinin düzenlediği rapora göre .... Otomotiv ve .... Şirketleri'ne para aktarıldığı, sahte hesaplar düzenlendiği, bazı işlemlere dair fişlerin yazdırılmadığı, bazılarının çekmecede tutulduğu, kasa yetkilisi olmamasına rağmen çekmecesinde para bulundurduğunun anlaşıldığını, davacı tarafından Cumhuriyet Savcılığı'na yakınmada bulunulduğunu, başlatılan ..... numaralı soruşturma ile davalının yakalanarak tutuklandığını, .... Otomotiv şirketi sahibi ..... ’ın 23/06/2008 tarihinde yakalandığını, ifadesinde davalı ..... ’in abisi .... ile daha önce ticari iş ortağı olduklarını, kendisinin davalı banka müşterisi olduğunu, 7-8 ay önce birlikte gelerek ailenin 450.000,00 TL’si olduğunu, bu parayı değerlendirmesini ve kardan %50 pay vermesini istediğini, bunun üzerine 220.000,00 TL para geldiğini, bu para ile değişik arabalar alarak galerilerine koyduğunu, elde ettiği kazanç ile .... ’e ev, araba, senet ve çek ile ödeme yaptığını, gelen paraların aile parası olduğunun söylendiğini, toplamda 667.000,00 TL para yatırıldığını söylediğini, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilerine istendiğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduklarını, ayrıca davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğunu, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü açıkça kötüye kullandığını, bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını beyan ederek, davacı müvekkilinin uğradığı zarar bedeli olan 215.862,00 TL’nin 22/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı .... vekili, davacının müvekkili banka .... Şubesi nezdinde bulunan .... nolu hesabından yapılan tüm işlemlerinin davacının talimatı üzerine yapıldığını ve tüm işlem dekontlarında imzasının bulunduğunu, davacı .... ile diğer davalı .... ’in banka dışında da görüşüyor olduklarını, birlikte hareket ederek müvekkili bankadan haksız menfaat temin etmeye çalıştıklarını, müvekkili banka yetkililerinin gerekli denetim ve kontrolleri yerine getirdiklerini ve bu nedenle sorumluluk isnat edilemeyeceğini beyan ederek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili, dava konusu olayla ilgili Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı ceza davasının devam ettiğini, müvekkilinin 16 yıldır ..... ’ta kredi operasyon yetkilisi olarak çalıştığını, Aralık 2007 tarihinde .... isimli davacının kardeşi olan banka müşterisinin 400.000,00 TL mevduat getirerek gizli bir hesaba yatırmak istediğini söylediğini, hatta kendi hesabına yatırmasını teklif ettiğini, kabul etmeyince kardeşi .... adına Dolar ve Euro olarak para yatırdığını, bir süre sonra 150.000,00 TL’sini .... ’i bizzat bankaya getirerek imza attırmak suretiyle çektiğini, kalan 240.000,00 TL’nin hesapta kaldığını, müvekkilinin bankada halen devam etmekte olan kredisi dolu olan sağlam müşterilerine bir başka müşterinin kredisini veya mevduatını banka ticari kredi faizi karşılığında kullandırdıklarına dair bir sistem olduğunu ifade ettiğini, .... ’in imzası ve bilgisi ile .... ’in imzası dahilinde 240.000,00 TL’yi 3 aylık 25.000,00 TL faiz ödemesi şartı ile .... Otomotiv şirketine aktardığını, .... ’in gizli tutulmasını söylemesi sebebiyle .... e bilgi verilmediğini, 3 aylık süre dolduğunda paranın faizi olan 25.000,00 TL ile ana paradan 25.000,000 TL olmak üzere toplam 50.183,00 TL çektiğini, kalan 215.000,00 TL’nin de 3 aylık 21.000,00 TL faiz talebi ile aynı şekilde işletilmesinin istediğini, müvekkilinin bu paraları .... Otomotiv ve .... ’tan alamadığı için zor duruma düştüğünü ve başka mudilerin hesaplarıyla kapatmaya çalıştığını, bu şekilde durumun içinden çıkılmaz hal aldığını, .... ’e ailesi ile birlikte durumu bildirdiğini, .... ’in .... ’ı arayarak teminat istemesi üzerine .... ’ın bir daire teklif ettiğini, .... adına satış yapılacakken taşınmazın ipotekli olduğunun anlaşılması üzerine almaktan vazgeçtiğini ve müvekkili sıkıştırmaya başladığını, .... ’ın alacaklı olduğu iki adet .... Bankası .... Şubesi müşterisi .... Tekstile ait toplam 87.000,00 TL’lik çeki gönderdiğini, istihbaratını yaptıran .... ’in ..... ’la gelerek kırdırmak üzere çeklerin asıllarını aldığını, sonra kendisini tehdit ettiğini ve abisine ait arabayı aldığını, müvekkilin davacının talimatları doğrultusunda işlem yaptığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/09/2020 TARİH .... ESAS - ....KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas - .... Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve mahkeme gerekçesine göre mevduatı koruma adına objektif özen yükümlülüğü altındaki davalı bankanın bu yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiği ve davalı .... nin davacıya verdiği zarardan sorumlu olduğunun değerlendirildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 215.497,83 TL'nin 22/11/2007 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAİREMİZİN 16/09/2022 TARİH .... ESAS - .... KARAR SAYILI İLAMI İLE;"...Ağır Ceza dosyasındaki tespitler, alınacak bilirkişi raporu, iddia, savunmalar, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, gerektiğinde davacı isticvap da edilerek işlemlerin davacının bilgisi dışında olup olmadığının kesin tespiti, davacının zararı olup olmadığı ile varsa bu zararın oluşumunda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Sonuç olarak, davalılar ,... vekili ile .... vekilinin istinaf başvurularının esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 27/02/2024 TARİH .... ESAS - .... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile; davacı .... in hesabından imzası ve talimatı dışında işlem yapılmadığı, dekontlarda atılı imzaların davacı eli ürünü olduğu, dekontlara imzanın işlem tarihlerinden önce boş olarak alındığı yönündeki iddianın kesin delil ile kanıtlanmasının mümkün olmadığı, bu durumda, davacının imzasının bulunduğu işlemlerin davacı banka müşterisinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini ortaya koyabilecek kesin bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, davaya dayanak vakıanın HMK'nın 226/1-c maddesi kapsamında olması nedeniyle davacı yanın davalı gerçek kişiye karşı yemin teklif etme hakkının da bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bankanın bir güven kuruluşu olduğu ve her halükarda işbu zarara sebebiyet veren kişinin bankanın çalıştıranın verdiği zararlara ilişkin kusursuz sorumluluğu altında bulunduğu hususlarının atlandığını, bilirkişiler tarafından ayrıntılı inceleme yapılmaksızın "imza ....e ait olduğundan ...in bilgisi vardır" şeklinde rapor hazırlandığını, imzalı dekontların seri numaralarındaki çelişkilerin göz ardı edildiğini, dava dışı ... in talimatının dahi müvekkilinin hesabının kullanılmasını makul gösteren bir saptama olarak gösterildiğini, müvekkiline ait imzalı olan dekontların seri numaraları ile işlem tarihleri arasında uyumsuzluk olduğunu ve önceden alınmış olduğuna ilişkin tespitin dosya açısından maddi bir bulgu olduğunu, önceden toplu boş dekont imzalatılmasının dahi bankanın sorumluluğu için yeterli olduğunu, vatandaşların bu şekilde boş dekonta imza atmasının bankaya duyulan güvenden kaynaklandığını, imzalanan evrakların... in talimatı alınmaksızın hukuka aykırı şekilde ve Bankacılık Kanunu'na aykırı olarak doldurulduğunun da karşı tarafın ikrarı ile sabit olduğunu, ceza soruşturmasının müvekkilinin şikayeti ile başladığını, dosyada mevcut tutanaklarda davalı .... (.... )'in şikayet edilmesini temin etmek için müvekkiline ve abisine bir takım çekler vermeyi teklif ettiğinin görüldüğünü, vekaletname olmaksızın kardeş dahi olsa banka kayıtlarında mudi olarak gözüken kişinin yerine başka birinin talimatıyla işlem yapılmasının usulsüz olduğunu, banka görevlisinin bulunduğu pozisyon itibariyle bu kuralı bildiğini, kurallara aykırı davrandığını, mudilerin paralarını mal edindiğini, kaldı ki sözde faiz karşılığı para verildiği hususunun tamamen diğer davalı banka çalışanının sorumluluğu üzerinden atmak üzere oluşturduğu kurgu olduğunu, davalı bankanın gerekli teftişi yapmadığını, davalı ... nin usulsüz işlemlerine imkan tanıdığını, bankanın kendi hatalı personelinin verdiği tüm zarardan sorumluluk ilkeleri uyarınca sorumluğu olduğunu, .... ( .... )'in imza yetkisine sahip olduğunu, banka görevlisinin Bankacılık Kanunu'na, Banka İç Yönergeleri'ne aykırı davranışlarla müşterilere zarar verdiği hususunun sabit olduğunu, bankanın sorumluluğunun ağırlaştırılmış objektif özen sorumluluğu olduğunu, bankaların adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduklarını, adam çalıştıranın sorumluğunun kusur sorumluluğu olmadığını, olağan sebep sorumluluğu olduğunu, sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasının yeterli kabul edildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, davacının hesabından haksız olarak çekildiği iddia edilen paranın tazmini istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dekontlarda atılı imzaların davacının eli ürünü olup, Dairemizin kaldırma kararından önce alınan ikinci 22/06/2020 tarihli bilirkişi heyet raporu ile kaldırma kararından sonra farklı heyetten alınan kök ve ek raporların birbirini teyit eder şekilde; davacının imzasının bulunduğu işlemlerin onun bilgisi dışında gerçekleştiğini ortaya koyabilecek kesin ve inandırıcı bir belgenin mevcut olmadığı görüşünü içermesine, bu noktada davalı .... (.... )'ın kollukta verdiği ifadenin bütün halinde incelenmesinde dava dışı diğer bazı mudilerle ilgili olarak açıkça onların bilgisi ve rızası dışında para çektiğini kabul etmesine karşılık davacı ile ilgili olarak açıkça böyle bir kabulünün bulunmamasına, .... (.... )'ın zimmet suçundan mahkumiyet hükmü aldığı ceza dosyasında, mahkumiyete esas, suç konusu kabul edilen eylemler arasında davacının hesabı ile ilgili işlemlerin bulunmamasına, bu yönde ceza mahkemesine sunulu bilirkişi raporunda da davacı ile ilgili işlemlerde davacının bilgi ve rızası dışında işlem yapıldığını gösterir tüm şüphelerden uzak delil olmadığına işaret edilmesine, diğer taraftan, davacı mudi ile ağabeyi ...in para çekilmesi işlemlerinde her zaman birlikte hareket etmelerine, bu konuda davacı ...in ceza dosyasındaki ifadelerinde bankaya sık gitmeyip, ağabeyi ... in talimatıyla hareket ettiğini kabul etmesi ile ... in de hesabın ... adına açılmış olmasına rağmen paranın kullanımına ilişkin talimatların kendisi tarafından verildiğine yönelik beyanları karşısında, davacı ... in , ağabeyi ... in talimatı ile hesabının yönlendirilmesinde kendi bilgi ve rızasının bulunmadığını gösteren herhangi kesin bir delil bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...