Esas No
E. 2024/9081
Karar No
K. 2024/11927
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2024/9081 E.  ,  2024/11927 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/526 E., 2024/831 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/51 E., 2022/553 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, davalıya ait iş yerinde 29.06.2019- 30.06.2019 tarihleri arasında çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 29.06.2019 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm çalışmasının Kuruma bildirilmiş olduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, davacının davalıya ait 1351551 sicil numaralı iş yerinde 01.07.2019-07.01.2020 tarihleri sigorta bildirimi bulunduğu, tespitini talep ettiği dönemde herhangi bir sigortalılığının söz konusu olmadığı, davalı iş yerinin 08.04.2019 tarihinden bu yana kanun kapsamında olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde, davacının 29.06.2019 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı, 29.06.2019 ve 30.06.2019 tarihlerinde davalı iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalışmasına rağmen sigortalılığının 01.07.2019 tarihinde başlatıldığının ve sigortasının eksik bildirildiğinin iddia edildiği, her ne kadar davalı tarafça, davacının fesih bildirim tebligatında işe başladığı tarihin belli olduğu beyan edilmiş ise de, davacı tarafından 31.08.2022 tarihli celsede verdiği beyanında, fesih bildirimi tebligatındaki yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu, ancak şirket yetkilisi tarafından hakkının yenmeyeceğini söyleyerek ve kendisini tehdit ederek mobinglerine dayanamadığı için imzaladığını beyan ettiği, kaldı ki davanın hizmet tespiti davası olduğu gözetildiğinde, söz konusu belgelerin eğer fiili çalışma varsa hizmet tespiti davaları açısından engel teşkil etmeyeceği, davacı tarafça, dosyaya davalı şirket tarafından tutulduğu iddia edilen vardiya devir teslim defterindeki 29.06.2019 ve 30.06.2019 vardiya tarihlerine ilişkin, vardiyada çalışanlarının vardiya saati ve imzalarını içerir sayfaların sunulduğu, davalı tanığı olarak bildirilen ve aynı zamanda bordro tanığı olan ...'ın, kendisinin güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının da güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının haftanın 6 günü çalıştığını, 1 gün izinli olduğunu, sürekli olmak üzere bir bayan güvenlik görevlisinin 07.30-15.30 arasında çalıştığını, davacı ile kendisinin diğer vardiyalar olan 15.30-23.30, 23.30-07.30 saatleri arasında çalıştıklarını, davacı ile aralarında haftada bir vardiya değişikliği olduğunu, vardiya defteri tuttuklarını, idarenin verdiği vardiya defterine imza attıklarını, dosya kapsamında bulunan vardiya defterinin kapağının ve bir kısım imzaların bulunduğu vardiya devir teslim defterinin fotokopisinin tanığa gösterildiği, idare tarafından zorunlu olarak tutturulan vardiya defterinin bu defter olduğunu, kendisine sorulan 28.06.2019-29.06.2019-30.06.2019 ve 01.07.2019 tarihli vardiya devir teslim defterindeki imzaların da ona ait olduğunu, devir teslim defterindeki bu tarih ve saatlerin de doğru olduğunu, defterin koçanı bitene kadar güvenlik kulübesinde durduğunu, defter bittikten sonra idareye teslim edildiğini, defterin kontrol edilip edilmediğini bilmediğini, ancak dediği gibi koçanlar bitince teslim edince kontrol ediliyor diye düşündüğünü, zaten kulübenin boş kalamayacağını, zaten defterleri imza atıp birbirlerine teslim ettiklerini, aslında bir anlamda birbirlerinin kontrolünü de yaptıklarını, biri gelmediği zaman idareye bildirebileceklerini ancak herkes vardiyasına ve saatine geldiğini, davacının işe başladığında ona birkaç gün sigortasının geç yatırıldığını söylediğini, bunu çok net hatırladığını beyan ettiği, gerek Bursa 15. İş Mahkemesinin 2020/644 Esas sayılı dosyasının içeriği ve kesinleşen Mahkeme kararı, gerek dosyaya sunulan vardiya defteri fotokopisi gerekse davalı/bordro tanığı ...'ın beyanları doğrultusunda, davacının tespitini talep ettiği 29.06.2019 ve 30.06.2019 tarihlerindeki çalışma iddiasının doğrulandığı, bu kapsamda Mahkemece davacının davalıya ait iş yerinde Kuruma bildirimi yapılmayan 29.06.2019 ve 30.06.2019 tarihlerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve bu iş yerinde sigorta başlangıç tarihinin 29.06.2019 tarihi olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne davacının davalıya ait 1351551 sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilmeyen 29.06.2019-30.06.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile bu işyerindeki sigorta başlangıcının 29.06.2019 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket ve Feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı Şirket vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davacının; davalı şirket nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının mevcut olmadığını, vardiya defteri tutma usulünün şirket uygulaması olmayıp, tamamen işçilerin kendi arasında tuttukları ve şirket nezdinde herhangi bir bağlayıcılığı olmayan bir husus olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

2.Feri müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; kanıtlanamayan davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; her ne kadar davalıya ait 1351551.016 sicil numaralı iş yerinden davacı adına 01.07.2019-07.01.2020 tarihlerini kapsar şekilde hizmet bildirimi yapılmış ise de, davacının, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan 29.06.2019-30.06.2019 tarihleri arasında da davalıya ait iş yerinde, hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte, fiili ve kesintisiz bir şekilde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığının; tanıkların anlatımları, Bursa 15. İş Mahkemesinin 2020/644 E. 2021/296 K. sayılı, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/512 E. 2022/14 K. sayılı kararlarının içerikleri, vardiya devir - teslim defteri, ve dosyada mevcut diğer deliller ile doğrulanması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

2.Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.