Esas No
E. 2024/13591
Karar No
K. 2024/4962
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

8. Ceza Dairesi         2024/13591 E.  ,  2024/4962 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/436 E., 2016/530 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanığın 15.04.2015 tarihli eylemine ilişkin;

a)Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.05.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

b)Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

c)Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/392 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/436 Esas sayılı dosyası ile birleşmesine karar verilmiştir.

B. Sanığın 28.09.2015 tarihli eylemine ilişkin;

a)Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

b)Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/436 Esas, 2016/530 Karar sayılı kararı ile sanığın 15.04.2015 tarihli eylemine ilişkin 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe; 28.09.2015 tarihli eyleme ilişkin kamu davsının düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kastının olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Dava konusu olay, 15.04.2015 tarihinde sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamasına; 28.09.2015 tarihinde ise bulunduğu araçta uyuşturucu madde ele geçirilmesine ilişkindir.

B. Sanık uyuşturucu madde kullandığına ilişkin ikrarda bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Sanık hakkında 15.04.2015 tarihli eyleme ilişkin açılan kamu davasından sanığın mahkumiyetine , 28.09.2015 tarihli eyleme ilişkin kamu davsının düşürülmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İstanbul Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 08.05.2015 tarihli raporunda sanığın 15.04.2015 tarihli eylemine ilişkin temyiz dışı sanıklarla birlikte ele geçen maddelerin Adb-Fubinaca olduğunun belirtildiği ve daralı ağırlığının da suç vasfını etkilemeyeceğinden;

08.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ve bu erteleme kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulmadığı ancak dosyada bulunan PTT sorgulama çıktısında tebligatın 28.05.2015 tarihinde aynı konutta yakınına tebliğ edildiğinin yazılı olduğu, sanığın da savunmasında tebligattan haberinin olmadığınına ilişkin bir savunmasının olmadığı belirlenmekle, tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

İncelenen dosya kapsamında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince 15.04.2015 tarihli olay nedeniyle sanık hakkında Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarih ve 2015/1454 Esas 2016/345 Karar numaralı dosyası ile dava açıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından; UYAP kayıtlarında dosyanın sonuçlanmış ve hükmün kesinleşmiş olduğu görülmekle dosyasının getirtilerek bu dosya içine konması; sanık hakkında aynı fiilden dolayı mükerrer dava olup olmadığının araştırılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/436 Esas, 2016/530 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog