12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/4133 E. , 2024/7457 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve 2016/717 esas, 2018/60 sayılı kararının 23/02/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27/09/2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 179/3 delaletiyle 179/2 , 62 ve ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/08/2023 tarihli ve 2022/970 esas, 2023/435 karar sayılı kararının 10/10/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01/11/2024 tarihli ve 94660652-105-34-2070-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21/11/2024 tarihli ve KYB-2024/113199 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,21/11/2024 tarihli ve KYB-2024/113199 sayılı kanun yararına bozma isteminin: "İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/08/2023 tarihli kararının kesinleşmesinden sonra, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebin kabulüne ve infazın durdurulmasına dair İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2023 tarihli ve 2022/970 esas, 2023/435 sayılı ek kararının, seri muhakemeye ilişkin değişikliğin hüküm tarihinden önce yapıldığı ve hüküm tarihi itibariyle de yürürlükte bulunduğu, sonradan yürürlüğe giren bir yasa değişikliği durumunun olmaması sebebiyle uyarlama yargılaması yapılamayacağından yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 7188 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde seri yargılama usulünün, kanunda katalog halinde verilen suçlarda, soruşturma evresi sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davası açılması için yeterli şüpheye ulaşıldığında ve bu suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde uygulanacağı, seri muhakeme uygulanması hâlinde sonuç olarak belirlenen cezadan yarı oranında indirim yapılacağı, seri muhakeme usulü uygulanmaksızın açılan veyahut yargılama sırasında suçun seri muhakeme usulüne tabî olduğu anlaşılan dosyalarda, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için mahkemesince dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu,
Somut incemeleye konu dosyada, sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 179. maddesi kapsamında yer alan “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçuna ilişkin olduğu ve atılı suçun 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/1-a-3. maddesine göre seri muhakeme usulüne tabî olduğu, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği,
Bu hâliyle, sanık hakkında İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine 16/12/2022 tarihli tensip tutanağı ile kovuşturmanın yeniden başladığı ve hükmün açıklandığı 24/08/2023 tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin belirtilen iptal kararının yayımlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve 2016/717 esas, 2018/60 sayılı kararının 23/02/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27/09/2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 179/3 delaletiyle 179/2 , 62 ve ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/08/2023 tarihli ve 2022/970 esas, 2023/435 sayılı kararının 10/10/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
2.İncelenen dosya kapsamına göre; sanık hakkında İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine 16/12/2022 tarihli tensip tutanağı ile kovuşturmanın yeniden başladığı ve hükmün açıklandığı 24/08/2023 tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin belirtilen iptal kararının yayımlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/08/2023 tarihli ve 2022/970 esas, 2023/435 karar sayılı kararının CMK'nın 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 /4 maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.