12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/2826 E. , 2024/7417 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/445 Esas, 2021/675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 20.11.2021 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 94660652-105-31-12798-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/16383 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/16383 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10/02/2014 tarihli ve 2013/30406 esas, 2014/2980 karar sayılı ilâmında yer alan '...sanığın, bir dönem duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi içerisinde olduğu mağdurenin, adı, soyadı, mezun olduğu okul bilgileri, ikamet ettiği eve ait adres bilgileri ile birlikte, mağdurenin günlük hayatta çekilmiş fotoğrafı ile oturduğu eve ait dış cepheden çekilmiş fotoğrafları, mağdure tarafından arkadaşlıklarına son verilmesine tepki olarak ve mağdurenin bilgisi ve rızası dışında, 'facebook' adlı sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı olayla ilgili olarak, mağdurenin, aktif kullanımında olan, herkes tarafından bilinmeyen veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı adres bilgilerini, adı, soyadı, kendisine ve oturduğu eve ait fotoğrafı ile birlikte rızası dışında, başkalarının bilgisine sunan sanığın eyleminin TCK'nın 136/1. maddesindeki 'Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturacağı, mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanığın yazılı şekilde TCK'nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın sübut bulan eyleminin soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olmadığı, bu yönüyle sanık hakkında kurulan hükmün, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin şikayete tabi olduğu ve şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşürülmesi gerektiği gerekçesiyle, bu suç yönünden kurulan hükme ilişkin kanun yararına bozma talebinin REDDİNE...' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın müştekilerin bilgisi ve rızası olmaksızın çektiği fotoğrafı instagram sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı, fotoğraf üzerine 'maskeler çenede, böyle geri zekalılar yüzünden sağlık çalışanları ölüyor ya ben kahroluyorum' şeklinde yorumda bulunduğu anlaşılmakla, eylemin kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçunu oluşturduğu gözetilmeden, Mahkemesince suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sanığın özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2021 tarihli ve 2021/896 Esas, 2021/1630 Soruşturma, 2021/715 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'e karşı 21.04.2021 tarihinde işlediği görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kovuşturma evresinde, mağdurlar, gerek 02.07.2021 tarihli dilekçelerinde gerek duruşmanın 12.07.2021 tarihli 1. oturumunda alınan beyanlarında sanığa yönelik şikâyetlerinden vazgeçtiklerini, aynı oturumda hazır bulunan sanık vazgeçmeyi kabul ettiğini ifade etmişlerdir.
3.Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/445 Esas, 2021/675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar .... ve ...'e karşı 21.04.2021 tarihinde işlediği görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 20.11.2021 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlenmiştir.
4.Hukuki süreci yukarıdaki şekilde özetlenen dava dosyasına göre sanığın, mağdurlardan habersiz bir şekilde çektiği mağdurların fotoğrafını, Instagram hesabında paylaştığı iddia ve kabulüne konu olayda, sanığın sübutu kabul edilen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde tanımlanan görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu değil, aynı Kanun'un 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek karar verilmesi nedenine dayalı olarak kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
5.Kanun yararına bozma, 5271 sayılı CMK'nın 309 ve 310. maddelerinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde, hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2020/(Kapatılan)16-359 Esas, 2023/539 Karar sayılı, 10.05.2011 tarihli ve 2011/6-80 Esas, 2011/90 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, kanun yararına başvurulan ve olağanüstü temyiz denilen kanun yolunda geçerli istekle bağlılık kuralı gereği, isteme konu edilmeyen hüküm ve hukuka aykırılıklar, kanun yararına bozma konusu yapılamayacak, inceleme sırasında Adalet Bakanlığının istem yazısında ileri sürülmeyen ve sonuca etkili bulunan başkaca hukuka aykırılıkların saptanması halinde, bu yönlerden de başvuruda bulunulmasının sağlanması için Adalet Bakanlığına veya koşulları bulunmakta ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması suretiyle bu hususlarda da başvuruda bulunulması hâlinde tüm hukuka aykırılıkların bir defada giderilmesi sağlanacaktır. Burada aranması gereken, bizzat istem yazısına konu edilen hüküm, buna ilişkin ileri sürülen aykırılık olgusu ve sebepler ile bağlılıktır.
7.
Bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, özel hayat kavramının; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olaylarını ve bilgilerin tamamını içermesi karşısında, kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin bu alandaki her görüntüsünün veya sesinin sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulacak şekilde kaydedilip, ifşa edilmesine rıza gösterdiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı göz önünde bulundurularak, sanığın, çekim cihazını mağdurlara doğru odaklayarak, bir hastane çıkışında yan yana yürüyen ve Covid-19 salgın hastalığından dolayı yüzlerine taktıkları maskeler çenelerine doğru inmiş olan mağdurların fotoğrafını sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulacak şekilde kaydedip, onların rızaları olmaksızın çektiği bu fotoğrafı, Instagram isimli sosyal paylaşım sitesindeki hesabında bilgileri olmaksızın yayımladığı olayla ilgili yapılan değerlendirmede; sanığa yüklenen ve sübutu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanun'un 139/1. maddesinde yer alan “Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.” şeklindeki düzenleme gereğince şikâyete tabi olduğu, mağdurların gerek 02.07.2021 tarihli dilekçelerinde gerek duruşmanın 12.07.2021 tarihli 1. oturumunda alınan beyanlarında sanığa yönelik şikâyetlerinden vazgeçtiklerini ifade ettikleri, aynı oturumda hazır bulunan sanığın da vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşıldığından, kovuşturmada şikâyet koşulunun gerçekleşmemesinden dolayı sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereği şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
2.İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,oy birliğiyle, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.