8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/900 E. , 2024/4967 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
B. Amasya 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.
Ceza Dairesinin 15.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri, Suçun unsurlarının bulunmadığına, sanığın aleyhinde şüpheden uzak mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Olay:18.11.2021 tarihinde araç sürücüsü sanık ile tanıklar T. ve M.'nin bulunduğu aracın ön kolçak bölümü ile sanıktan olay günü 2 adet EXTACY hap aldığını beyan eden tanık T'nin ifadesi doğrultusunda arama köpeği ile gerçekleştirilen aramalarda, sanığın mezarlıkta ve otluk arazide sakladığı anlaşılan EXTACY hap ele geçirildiği iddiasına ilişkindir. Tanık M.'nin savcılıkta alınan ifadesinde olay günü araç içerisinde sanığın kendisine hap verdiğini ve bu haplardan kullandığını beyan ettiği, Ele geçen maddelerin kriminal raporunda; Metamphetamine ve Amphetamine içerdiğinin tespit edildiği ve bu hali ile araç içerisinde tespit edilen ve sonrasında ele geçirilen uyuşturucu uyarıcı hapların benzerlik gösterdiği anlaşılmıştır.
2.Olay: 02.12.2021 günü sanığın içinde bulunduğu taksinin durdurulduğu, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yapılan aramada aracın arka yolcu koltuğu baş dayama kısmı ile bagaj arasına sıkıştırılmış şekilde 2 poşet içerisinde uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildiği iddiasına ilişkindir. Ele geçen maddelerin kriminal raporunda; Metamphetamine ve Amphetamine içerdiği tespit edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tanık T.'nin sanığın kendisine uyuşturucu madde sattığını beyan ederek yer gösterme işlemi yaptığı yerlerde yapılan aramalarda ele geçirilen hapların sanığa ait olduğu kanaatine varıldığı ve tanığın sanıktan para karşılığı uyuşturucu aldığına dair beyanlarına itibar edildiği, yine tanık M.'nin de olay günü sanığın kendisine hap ikram ettiğini beyan ettiği 18.11.2021 tarihli ve sanığın içerisinde yer aldığı taksinin şoförünün sanığın kendisine "şeker içersen vereyim" demek suretiyle hap uzattığını ve çevirmenin olmadığı yerden git dediğini beyan ettiği, sanığın ikrar mahiyetindeki beyanının tanık beyanı ile aynı mahiyette olduğu anlaşılan 02.12.2021 tarihli olaylara ilişkin dosya kapsamında yer alan tüm deliller ile Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporlarda, sanığın kanında ele geçen hapların içerdiği etken maddelere rastlanmadığının da belirtilmesi karşısında, sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin niteliği ve türü nazara alındığında kişisel kullanım sınırının üzerinde bulunduğu hususları bir arada değerlendirilerek sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına, sanığın eylemlerini zincirleme şekilde birden fazla işlediği anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırım yapılmasına ve bir daha suç işlemeyeceğine yönelik olumlu kanaat hasıl olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesi ile hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince, adli emanetin 2022/50 numarasında kayıtlı materyallerin, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/2039 Esas, 2022/2171 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği; İlk Derece Mahkemesi hükmünün, hüküm fıkrasının ilgili bölümüne "5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenilmesi suretiyle, DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.