8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında 10/04/2020 tarihinde 60.000-TL bedelli kredi akdedildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine, faize, faiz oranına, yetkiye itiraz ederek takibin durduğunu, taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın takip tarihi itibariyle %42 oranındaki faizi ile birlikte takipten sonra temerrüt faiz oranı arttığı taktirde artan orandan hesaplanarak tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklının davalı borçlulardan 20.773,71 TL asıl alacak, 4.095,88 TL işlemiş faiz, 204,79 TL faizin gider vergisi toplamı 25.074,387 TL alacağın tahsili talebinde bulunduğu, davalı borçlu süresinde sunduğu 07/02/2023 tarihli yetkiye ve borca itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından ödeme emrine itiraz dilekçesinde, aleyhlerine başlatılan icra takibinde ... İcra Dairelerinin yetkili olduğu bildirilerek yetki itirazında bulunulmuştur.
İİK'nın 50.maddesinde "para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK (HMK) yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılır, icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati suretle karara raptolunur" hükümleri mevcuttur.
Borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinde itirazın iptali davasında esasa girilmeden önce İİK'nın 50. maddesi uyarınca icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı ve icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılıp yapılmadığı hususunun bir dava şartı ve ön sorun olarak incelenmesi gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre itirazın iptali davalarında da itirazın iptali davasını görmekle görevli asıl mahkeme aynen icra mahkemesi gibi önce icra dosyasındaki yetki itirazını tetkik ve karara bağlar.
İcra müdürlüğünün yetkisi belirlenirken İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi bakımından icra takibinin davalıların yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya bulunması halinde yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra müdürlüğünden birinde başlatılması gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Takibe konu 10/10/2020 tarihli kredi sözleşmesi incelendiğinde içeriğinde herhangi bir yetki şartına rastlanmadığı, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde takip tarihi itibarı ile davacının merkez adresinin Ataşehir/ İstanbul, krediyi kullandıran ... Şubesi adresinin ... ve davalı borçlunun adresinin ... ili sınırları içerisinde olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla dava konusu takibin başlatıldığı .... İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı, icra takibine karşı davalı/ borçlu tarafından süresinde takip başlatılmasında yetkili ... İcra Müdürlüğü yönüyle usulünce yetki itirazında bulunulması nedeniyle geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış, yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olduğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından, davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/2, 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 428,21-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,19-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu yönde hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.08/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır