Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/51
Karar No
K. 2025/41
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/51 Esas
KARAR NO: 2025/41
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 19/08/2024
KARAR TARİHİ: 21/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... (...), ''... Mah. ... Cad. No:.. .../...'' adresinde ikamet etmekte olup, yönetim kurulu başkanı ve ... TL sermaye ...’nin % 100 sahibi olduğun, ...’in kefili ve %100 pay sahibi olduğu Şirketin faaliyet alanı; ... Ve ... İle ... Ve ... Yapılan Ürünlerin Toptan Ticareti (..., ..., ... Veya ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., Vb.) sektöründe yaşanan sıkışıklık, tahsil kabiliyetinin azalması hammade madde ve ürün teslimi ve nakliye tesliminde yaşanan gecikmeler aksamalara yol açmış, satış ve tahsilat döngüsü şirketin nakit akışını zorlaştığını, bunun yanı sıra 2020 yılında başlayan dövizdeki aşırı değerlenme ve para piyasasındaki faiz artışları, hem sektörde daralmaya, hem de finansman maliyetlerinde artışa sebep olduğunu, sektördeki daralmaya bağlı olarak ürün satışlarının düşmesi, şirketi tahsilatta sıkıntıya soktuğunu, ayrıca şirketin dövize bağlı artışlar ham madde, tedarik, lojistik ve depolama maliyetlerin yükselmesine neden olmuş ve zaten satışları da düşen şirket kâr etmekte zorlanmaya başladığını, bununla birlikte ileriye dönük olarak kesilen çeklerin ödenememesi riskini de doğuracağını, diğer yandan, bankaların Şirkete mevut kredi limitlerini kullandırmaması da Şirketin nakit akışını ciddi şekilde olumsuz yönde etkilemiştir. Kredi arzındaki daralma sebebiyle nakit temininde zorluklar yaşanmaya başlamış ve net çalışma sermayesi negatife dönüştüğünü, yukarıda belirtilen gerekçelerle ...’in kefili ve %100 pay sahibi ve borçlarına kefil olduğu şirket “konkordato” talebinde bulunmaya karar verdiğini, ..., şirketin bankalardan kullandığı bütün kredilere tüm malvarlığı ile şahsen kefil olmuş ve şirketinin riskini de şahsen paylaşmış, tabiri caiz ise taşın altına elini değil bütün gövdesini koymuş dürüst bir iş adamı olduğunu, ...’in bankalara kefil olduğu borçların toplam tutarı ... TL’dir. Kefil Olunan Borçlar Listesi işbu projenin ekinde sunulduğunu, şirketin ödeme gücünü yitirmesi ve borçların vadelerinde ödenememesi sebebiyle ...’in ... şirketlerine şahsi gayrimenkullerinin ipotek edilmesi ile verdiği kefaletten dolayı sorumluluğu ödenmesi gereken muaccel borca dönüştüğünü, şirket açısından rehinle temin edilmiş olan banka borçları şirketin konkordatosunda rehinli alacaklar statüsünde konkordatoya tabi olmayan alacaklar ise de ...’in kefalet borcu rehinle temin edilmemiş olduğundan, kefil olunan tüm bankaların şirketten alacakları, ...’in şahsi konkordatosu bakımından konkordatoya tabi alacak statüsü olduğunu, ...’in kefaletten doğan borçları, fer’i niteliği gereği, kefil olduğu şirketin konkordatosu ve İİK m. 308/h çerçevesinde rehinli alacaklılarla müzakere ve yeniden yapılandırma anlaşmaları çerçevesinde, Şirket tarafından ödeme yapıldıkça azalacağını, dolayısıyla ...’in borçluluğu, kefil olduğu şirketin ödemelerine bağlı olduğunu, şirketin konkordatosu başarılı olduğunda ve borçlar ödendiğinde, ...’in borçları da sona ereceğini, diğer taraftan, İİK m.303 hükmüne göre; “Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceğini, Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanacağını, alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabileceğini, bu düzenlemeye göre, konkordatoya tabi olan alacaklıların, borçlunun kefillerine karşı müracaat haklarını koruyup korumadığı, yani kefillerden tahsilat yapma haklarının devam edip etmeyeceği, alacaklıların, konkordato projesinin oylamasında vereceği oyun türüne bağlandığını, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...’e karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, bu durum gerçekleştiğinde, konkordatosu kabul edilen ...’in borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...’in ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...’in, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu talep ve dava etmiştir.

Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının ... tarihli duruşma ara kararı gereğince davacı ... yönünden açılan davanın eldeki davadan tefrikine karar verilmesi üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiştir.

İİK'nın 7101 sayılı kanunla değişik 285. maddesine göre; "Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Yetkili ve görevli mahkeme iflasa tabi olan borçlu için 154. Maddenin 1. veya 2. fıkralarında yazılı yerdeki iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. "

İİK'nın 286. maddesinde borçlunun konkordato talebine ekleyeceği belgeler teker teker sayılmıştır. Buna göre borçlunun borçlarını hangi oranda ve vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını gösteren Konkordato ön projesi, borçlunun mal varlığını durumunu gösterir belgeler, borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler, alacaklıları alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi ön görülen miktar ile borçlunun iflası halinde, alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı, karşılaştırmalı olarak gösteren tablo, talebe eklenecek belgeler arasında sayılmıştır.

Davacı tarafça dosyaya sunulan ön proje ve eklerinin incelenmesinde; ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ve konkordato teklif eden şirketin daha ziyade mali yapısı ile ilgili açıklamaların yer aldığı, şahsi mal varlığının durumunu gösterir bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı, tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete atıfta bulunarak adı geçen şirketin borç durumu ve mali yapıları ile ilgili açıklamalara yer verdiği anlaşılmaktadır.

Oysa ki davacı taraf iflasa tabi olmayan gerçek kişi sıfatıyla eldeki davayı açarken yapması gereken mal varlığının durumunu gösterir belgeleri, mali durumunu açıklayıcı bilgi ve belgeleri, mal varlığının yaklaşık değerlerini mahkemeye açık bir şekilde sunmak ve İİK'nın 286. maddesinin aramış olduğu belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde sunması gerekirdi. Konkordato'nun amacı; elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumaktır.

Davacı tarafça sunulan ön proje ve ekleri İİK'nın 286. maddesi'nin aradığı şartlara haiz olmadığı, eksik olduğu, davacının şahsi mal varlığının durumunu gösterir belgelerin dosyaya sunulmadığı, yine borçlu davacının mali durumunu açıklayıcı yeterlilikte olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Sadece Konkordato'nun nimetlerinden yararlanmak için bu kuruma başvurmak mümkün değildir.

Davacı şirket ortağı ve şirket müdürü, konkordato isteminin nedenini, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin bankalardan kullandığı kredilere verdiği kefalet ve ipotek borçlarına dayandırmıştır. Kefalet müessesesinin amacı da zaten asıl borcu teminat altına almaktır. Kefil, kefalet borcu dolayısıyla mal varlığında bir eksilme olmasını bilerek kefalet sözleşmesi akdetmektedir.

TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup,

TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının,

TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken eldeki davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacının iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda olduğu, her ne kadar ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin mali durumlarının bozulduğu ve şirketin konkordato davası açmak zorunda kaldıklarını ve kendisinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirketlere müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiği, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış olduğu teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışsa da davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ön proje ve eklerinin incelenmesi sonucunda kanunun aradığı anlamda özellikle İİK'nın 286. maddesinde aranan bilgi ve belgelerin mahkememize eksiksiz olarak sunulmadığı, davacının tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete atıfta bulunarak onların mali durumları hakkında açıklamada bulunulduğu, davacının kendi şahsi mal varlığına ilişkin sunmuş olduğu belgelerin İİK'nın 286. maddesinin aradığı niteliklere haiz olmadığı dolayısıyla davacının konkordato talebinin mahkememizce ciddi görülmediği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması ...-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında verilen tedbir kararlarının KALDIRILMASINA,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/01/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.