7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2024/3784 E. , 2024/9767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; düşme kararının hukuka aykırı olması, beraat kararı verilmesi ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE
Telefon ile yapılan ihbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında teşekkül halinde kaçakçılık iddiası ile 16.05.2006 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, İlk Derece Mahkemesince 18.05.2023 tarihinde sanığın 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (4926 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca açılan davalardan beraatine, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kaçakçılık suçundan ise davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Katılan vekilinin dosyanın tüm sanıkları yönüyle beraat ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarına, sanık müdafiinin ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı ile vekâlet ücretine yönelik istinaf talebi üzerine, eylem bölünerek hem beraat hem düşme kararı verilemeyeceğinin kabulü ile hükmün kaldırılarak sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
Kaçakçılık eyleminin 4926 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağı, teşekkül oluşturma veya yönetme eyleminin ise aynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, eylemin 4926 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tek eylem kabul edilip, toplu kaçakçılık suçundan düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı ise de, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla;
Sanık hakkında 4926 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davası için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep olan 22.09.2006 tarihli savunmadan itibaren İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihinde zamanaşımının gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesince verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararına yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği,
Sanık hakkında 4926 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davası yönüyle ise; belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep olan 22.09.2006 tarihli savunmadan itibaren 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki 4926 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, dava konusu nakil araçlarının iadesine, üzerlerindeki şerhin kaldırılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2024 tarihinde karar verildi.