Esas No
E. 2024/277
Karar No
K. 2024/1041
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/277 K. 2024/1041 T.
Resmî Atıf BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/277, K. 2024/1041, T. 11.11.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/277
Karar No
2024/1041
Karar Tarihi
11.11.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/277 Esas
KARAR NO: 2024/1041
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/02/2024
KARAR TARİHİ: 11/11/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 14/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tensip ile birlikte, gecikildiği takdirde müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceğinden borçlunun borca yetecek kadar taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini, borçlunun yaptığı itirazın maksadı başlatılmış olan icra takibini uzatmak ve alacağın tahsilini geciktirmek ile mal kaçırmak olduğunu, zira icra takibi vasıtasıyla talep edilen alacak ve ferileri davalının müvekkili şirketle akdetmiş olduğu sözleşme hükümleri gereğince kanuna uygun olarak talep edildiğini, alacaklarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tehlikede olduğunu, borçlunun, açılacak olan itirazın iptali davası sürecinde taşınmaz mal varlığı değerlerinin tapudan satışının yapılması, banka hesaplarının boşaltılması, mevcut adresini değiştirmesi vb. eylemlerde bulunması durumunda, itirazın iptali davası lehimize sonuçlansa dahi alacağın tahsili imkânsız hale gelecek ve bu durum müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağını, İİK M. 257’de “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” denildiğini, davacı müvekkilinin alacağının vadesi gelmiş olduğundan ve müvekkilin alacağının rehinle temin edilmemiş olmasından mütevellit ihtiyati haczin şartları oluştuğundan borçlunun borç miktarına yetecek kadar taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, alacağımızın tehlike altında bulunduğu sabit olduğundan mütevellit ihtiyati haciz konulmasını, davacı müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında ürün sözleşmesi akdedildiğini, bunun üzerine, davalı borçluya ürünler tanımlanmış, davalı borçlu da işbu ürünleri kullandığını, ancak davalı borçlu tarafından kullanılmış olan ürünlere ilişkin borçlar ödenmemiş olup ihtiyati haczin şartları oluştuğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, alacaklının alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaksızın mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesinin ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli olduğu yönünde olduğunu, davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali gerektiğini, davacı müvekkili tarafından, davalının takip toplamı 289.976,02 TL borcu ve ferileri sebebiyle Silivri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, fakat borçlu tarafından kötü niyetle asıl alacağa faize ve ferilerine itiraz edilmiştir. İcra Müdürlüğü tarafından da 04/11/2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu tarafından, borca itiraz edilmişse de davalının işbu itirazının takibi uzatmak ve alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla olduğu açık olduğunu, aira icra takibi vasıtasıyla talep edilen alacak ve ferileri davalının müvekkili şirketle akdetmiş olduğu sözleşme hükümleri gereğince kanuna uygun olarak talep edildiğini, borçlunun bu husustaki usul ve yasaya aykırı itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, zira dilekçe içeriğinde alacak ile ilgili faturalar bulunduğunu, dilekçe ekinde sunmuş oldukları belgelerin davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalının kötü niyetli icra takibini durdurmak maksadıyla alacağa itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile davalıdan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminatın alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesi gerektiği, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olup arabuluculuk faaliyeti 21/12/2022 tarihinde anlaşmazlık ile sonuçlandığını, araştırılmasını istedikleri hususların, Silivri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak: Kayseri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra dosyası ve tüm eklerinin kül halinde istenilmesini, Silivri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra dosyası ve ekleri, ürüne ilişkin fatura , araştırılmasını istedikleri hususlar ve ileride sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla her türlü yasal delil, resen göz önünde bulundurulacak sebepler ve fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun 289.976,02-TL takip toplamı alacak ve ticari faizi ile ferileri hakkında, Silivri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takipte belirtilen şekilde borcun tüm ferileri ile devamına, davalı borçludan takip konusu alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının alınarak davacı müvekkiline verilmesine ve alacaklarının tehlikede olmasından mütevellit borçlunun borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Silivri Asliye Ticaret Mahkemesi yetkiliyken Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili kılındığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı şirketin, müvekkili şirket için 2021 Haziran ayından itibaren ... kalitesinde alüminyum külçe sattığını ve bu kalitedeki külçeleri eritip yarı mamul ürün üretmesi gerekirken, son derece kalitesiz vasıfsız hurda alüminyup satıp ve bunu eriterek yarı mamul ürün üretip, sanki ... kullanmış gibi müvekkil şirkete hile yaptığını, müvekkili şirketin ayıplı malları kullanmadığını, müvekkili şirketin üretiminde kullandığı .... kodlu alüminyum külçeyi külçeciden tedarik ettiğini, müvekkili şirketin 10 yıl kadar önce davalı şirketten fren körüğü, motor kulağı gibi döküm hizmeti almış olduğunu, 2021 yılı ikinci yarısından itibaren ayrıca külçe tedarik etmeye başladığını, ayıplı mallara ilişkin zararlarına istinaden Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde de .... esas sayılı dava açıldığını, müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

HMK.nun 166/1-4 maddesinde “aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” hususları düzenlenmiştir.

Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile Babaeski ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası arasında, hukuki sebep ve deliller yönünden bağlantı bulunduğu, Babaeski .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının davacısının ve davalısının dosyamız davalıları olduğu, dosyalarının mahkememizde açılan davadan daha evvel açılmış olduğu, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dava dosyasına konu iddiaların ve itirazların bir arada görülmesinin usul ekonomisine de katkısının olacağı anlaşılmakla HMK.nun 166/1, 4 madde ve bendleri uyarınca mahkememiz dosyasının, daha önce açıldığı anlaşılan Babaeski.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile Babaeski ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki, şahsi ve fiili bağlantı bulunduğundan; mahkememiz dosyasının Babaeski ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile HMK md. 166/1 ve HMK md. 166/4 maddeleri gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,

2.Esasın bu şekilde kapatılmasına ve yargılamanın Babaeski ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,

3.Birleştirme kararının HMK m.166/3 gereğince derhal mahkemesine BİLDİRİLMESİNE,

4.Harç, masraf ücreti, vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla değerlendirilmesine, Dair; kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı ( e duruşma ile ) verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog