35. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1123 - 2024/1644 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2023
NUMARASI : 2022/748 Esas - 2023/330 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 23/12/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği, davanın HMK'nın 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası niteliğinde olup, belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi ve mahkemece bu alacağa ilişkin davanın tümden reddedilmesi halinde davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemeyeceğinden işin esasının incelenmesine geçilerek, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.06.2022 günü davalıya ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali yaparak müvekkiline ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, kaza gerçekleşene kadar geçen süreçte müvekkilinin aracında herhangi bir kusur ya da hasar olmadığını, ancak kaza sonucu aracın çok sayıda parçasının değiştiğini, tamir edilerek, boyama işlemine tabi tutulduğunu, davalı sigorta şirketinin davacı aracında meydana gelen değer kaybından poliçe limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru sonucunda sigorta şirketi tarafından 03.10.2022 tarihinde 12.271,13 TL ödeme yapıldığını, ancak hasarın daha fazla değer kaybına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL değer kaybı farkının davalı tarafın sigorta limitleri aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin Sarıyer/İstanbul olduğunu, bu sebeple yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu talebin muaccel olmadığını, değer kaybının genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin davacıya 12.271,13 TL tutarında ödeme gerçekleştirdiğini, ZMMS'den kaynaklanan sorumluluğun kusur oranında olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasındaki beyan dilekçesi ile ekspertiz raporu ile tespit edilen 12,271.13 TL'nin 03.10.2022 tarihinde başvuran hesabına ödendiğini, ödemeye ilişkin dekontun ekte sunulduğunu, akabinde ...Şirketi'nin hasar bedelini rücu etmek için müvekkili şirkete başvurmuş olduğunu, bu başvuruya istinaden 28.11.2022 tarihinde ...Şirketi'ne 37,728.87-TL ödendiğini, uyuşmazlığa konu kazaya ilişkin sigorta poliçesi teminat limiti dolduğundan, müvekkili sigorta şirketi nezdinde tazminat ödemesi yapılamayacağını belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 23.06.2022 günü davalıya ZMMS ile sigortalı aracın kural ihlali yaparak davacıya ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın gerçekleşmesinde tüm kusurun sigortalı araç sürücüsünde olduğu, 03.10.2022 tarihinde davalı tarafça 12.271,13 TL ödeme yapıldığı, bakiye değer kaybı alacağı için iş bu davanın açıldığı, ancak yargılama sırasında bu kez davacının sigorta şirketi olan dava dışı ...Şirketi'nin hasar bedelini rücu etmek için davalı sigorta şirketine başvurması üzerine bu başvuruya istinaden 28.11.2022 tarihinde dava dışı ...Şirketi'ne 37.728,87-TL ödendiği, bu hususun taraflar arasında da uyuşmazlık konusu olmadığı, buna göre davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi teminat limitinin dolmuş olduğu gerekçesiyle; “Davanın Reddine… istinaf yolu kapalı olmak üzere kesin olarak” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece kesin olarak karar verilmişse de davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle kararın kesin olmadığını, yapılan ödemenin yargılama sırasında yapılması nedeniyle davanın konusuz kalmasına ve yargılama giderlerine de dava açılmasındaki haklılık durumuna göre davalı aleyhine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ilk derece mahkemesi tarafından da isabetli olarak belirtiği üzere, davalı sigorta şirketinin, poliçe limiti içerisinde iş bu dava tarihinden önce davacıya bir miktar değer kaybı ödemesi yaptığı, ancak ödemenin yetersiz olduğundan bahisle iş bu davanın açıldığı, kaza tarihinde davalı şirketin teminat limitinin araç başına 50.000 TL olduğu, davacının aracının kendi kasko şirketi tarafından hasarının giderilmesi nedeniyle yargılama sırasında bu kez davacının halefi olarak kasko sigortacısının başvurusu üzerine dava dışı bu şirkete de hasar ödemesi yapılarak tüm teminat limitinin tükendiği, bu durumda Yargıtay 4 HD’nin 2022/14371 Esas - 2023/1077 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde, yargılama sırasındaki ödemenin bizzat iş bu dosya için ödenmemiş olmasına göre davanın konusuz kalmadığı, sigortanın iş bu dava için bakiye limiti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde ve bu kapsamda yargılama giderlerine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.