Esas No
E. 2024/809
Karar No
K. 2024/2049
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/809 E.  ,  2024/2049 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/584 D.İş, 2021/707 K.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: İHK-2021/22497
DAVA TARİHİ: 19.02.2021
HÜKÜM/KARAR: Davanın usulden reddine-İtirazın kabulü ile davanın kabulüne

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2021/36201

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.08.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını (ZMSS) yaptığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, bu yaralanma nedeniyle sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılamadığını bu nedenle bakiye zarar için sigorta şirketine tekrar başvuru yapılmış ise de sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 472,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 40.472,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 14.07.2021 tarihinde 317.165,40 TL' ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 20.01.2021 tarihinde davacıya 72.834,60 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile sigorta şirketinin sorumluluğunun bittiğini, sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hükme esas alınamayacağını, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) rapor alınması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, aktüer sıfatına haiz bilirkişi tarafından TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin faizden sorumlu olmadığını, başvuran lehine vekalet ücretine hükmedilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)' ne göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere göre davacı tarafından sigorta şirketine başvuru sırasında sunulan rapor, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından, dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiğinin söylenemeyeceğini belirterek başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruda sunulan raporun kaza tarihinde uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu ve başvurunun kabulü gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme dayanak almaya ve denetime elverişli bulunduğunu belirterek ve taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmalar, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davacının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyet'nin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 317.165,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, adli tıp rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, bakiye alacak bulunmadığını, maluliyet raporunda belirlenen oranının hatalı olduğunu, medikal firma tarafından verilen görüş ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, rapor ücreti ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığını, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen gelir var ise bunun hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, ceza dosyası var ise bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararı temyiz etmektedir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınmış olmasına, davacıya yapılan ödemenin bilirkişi raporu ile yetersiz olduğunun anlaşılmasına ve ödemenin güncellenerek tazminattan düşülmüş olmasına, rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulünde hata bulunmamasına, kusur oranını belirleyen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı verdiği ifadesinde sürücü ile arkadaş olduklarını bildirmiş, soruşturma evraklarından sürücü ve diğer yolcuda uyuşturucu maddeye rastlandığı anlaşılmıştır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak ve çıkan rakamdan davacının, sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olması, davacının, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle binmesi, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunması, yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılması karşısında %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, davalı aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog