7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/8066 E. , 2024/9796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gıyabi kararın sanık ...'ın mahkemeye bildirdiği adreste annesine tebliğ edildiği ancak tebligat parçasında bu kişinin aynı konutta birlikte oturup oturmadığının, sanığın adreste bulunamama sebebinin gösterilmediği ve tebligatı alan kişinin ehil olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığından yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı anlaşılmakla, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ın temyiz isteği; verilen cezanın haksız olduğu gerekçesi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Malen sorumlu ... vekilinin temyiz isteği; malen sorumlunun iyiniyetli olması nedeniyle nakil aracının müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; 11.04.2014 tarihinde, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki kapalı kasa kamyonette önleme arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasa bölümünde bulunan eşyaların arasına gizlenmiş vaziyette toplam 900 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin ruhsat sureti ile 14.04.2014 tarihli noter tanzimli araç satış sözleşmesi dava dosyasında mevcuttur. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "normal" değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ele geçirilen kaçak eşyaların ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası, yirmiüçüncü fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Suç tarihi ve ele geçen kaçak sigaralar yönüyle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekâlet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... ile malen sorumlu vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.