11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2024/3645 E. , 2024/9532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2014 tarihli ve 2014/72 Esas, 2014/618 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 58. Maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... Soysal hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2.İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2014 tarihli ve 2014/72 Esas, 2014/618 Karar sayılı kararının sanıklar ve müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/25869 Esas, 2017/23888 Karar sayılı kararı ile sanıkların eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (I) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2018/199 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'nun 5237 sayılı Kanun'un 58. Maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... Soysal hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52, 53 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 307 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar verilen mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar ... ve ...'in tanıştıkları , sanık ... 'a bankalarla ilgili problemleri olduğunu bu nedenle çeşitli yerlerden gelecek para havaleleri için kendilerine banka hesap numarası temin etmesini istedikleri ve gelecek paralardan komisyon vermeyi teklif ettikleri , bu talebi yerine getiren sanık ... 'ın Akbank A.Ş ... Şubesinde 164484 nolu hesabı, yine Garanti Bankası A.Ş ... şubesinde 6656511 nolu hesapları açtırdığı , diğer sanık ...'in de diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği,
2.Suç tarihinde, sanıklardan biri veya sanıklarla birlikte hareket eden başka bir kişinin piyasada açık hat tabir edilen ... nolu GSM hattı ile katılan ...'ı arayarak kendisini Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli komiser ... olarak tanıttığı , yürütülmekte olan bir soruşturmada terör örgütleri ile bağlantısının tespit edildiğini, bu nedenle telefonunun dinlenmekte olduğunu, telefonunu hiç kapatmaması ve hemen bankadaki hesabında bulunan paraların vereceği isim ve hesap numarasına aktarılmasını bu şekilde paralarının bloke olmaktan kurtulacağını söylediği , arayan şahsın kendisini polis olarak tanıtması nedeniyle katılanın arayan şahsa inandığı ve Halkbank A.Ş' İstanbul ... Şubesinde bulunan hesabındaki 22.500 TL yi sanık ... 'ın Akbank ... şubesindeki 164484 nolu hesabına havale ettiği, katılanın telefonunu sürekli olarak açık durumda iken telefondaki şahsın bu defa Garanti bankası 410 nolu şubeye ait ... adına olan 6656511 hesap nuumarasına 32.000-TL. yatırılmasını istemesi üzerine katılanın şüphelenerek hemen hesabının bulunduğu Halkbank ... şubesine giderek hesabını kontrol etmelerini ve hesabına 22.500-TL nin aktarma yapılıp yapılmadığını sorduğu, hesabına aktarma yapılmadığını kendisinin 22.500-TL.yi nakit olarak çektiğini söyledikleri, katılanın bunun üzerine hemen Akbank ... Evler şubesine giderek ... adına açılmış hesaptan para çekilip çekilmediğini sorduğu, paranın ... isimli bir şahısa ait kimlik kullanılarak çekildiğini söylemeleri üzerine katılanın dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu, sanıkların katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettikleri, bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur.
3.Katılanın havale ettiği parayı sanık ... Soysal'ın aynı gün sanıklar ... ve ... ile birlikte Akbank ... Şubesine gittiği ve parayı çekerek sanık ...'e verdiği, sanık ...'in de bu paradan sanık ...'a 700 TL verdiği, daha sonra sanık ... yakalanarak ifadesi alındığında suçunu samimi olarak ikrar ettiği ve parayı çekip verdiği Urfa'lı ... olarak bildiği ... ile Urfa'lı ... olarak bildiği sanık ...'yu fotoğraflarından teşhis ettiği, bu sanıklarla birlikte hareket eden sanık ...'i de teşhis ettiği, daha sonra sanıklar ... ve ...'in aynı evde yakalandıkları tespit olunmuştur.
4.Sanıklar ..., ... ve ... olayla hiç bir ilgilerinin olmadığını savunmuş iseler de; kendileri ile aralarında husumet bulunduğu iddia edilmeyen sanık ... 'ın samimi ikrarı ve teşhisleri, sanıklar ... ve ...'nun birbirlerini tanımadıklarını söylemelerine rağmen benzer bir olay nedeniyle polise yapılan bir ihbar üzerine aynı evde yakalanmış olmaları, sanıkların benzer şekilde birden fazla kişiyi dolandırmış olmaları göz önüne alınarak sanıkların savunmalarına itibar edilmemiş ve atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
5.Bozma sonrası, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenerek suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, katılanın vefat etmiş olması nedeniyle yasal mirasçıları ile uzlaştırma görüşmelerinin yapıldığı ve olumsuz sonuçlandığı anlaşılmıştır.
6.Yapılan yargılama sonunda, sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş iseler de sanık ...'ın tevil yollu kısmen ikrar içeren savunmaları, sanıklar ..., ... ve ...'nın tesadüfen tespit ettikleri şahısları dolandırmak kastıyla hareket ettikleri, bu suretle bir şekilde temin ettikleri katılanı suç tarihinde cep telefonundan içlerinden hangisi olduğu tespit edilememekle beraber iştirak iradesiyle hareket ederek aradıkları, katılana kendilerini polis memuru gibi tanıtmak suretiyle kendilerine maddi menfaat temin ederek hileli hareketlerle katılanı aldatıp kendilerine maddi menfaat temin ettikleri, sanık ...'ın banka hesaplarını kullanarak eylemlerini tamamladıkları, bu şekilde atılı suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nun 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiş ve temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ...
ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sadece sanıklar tarafından yapılan temyiz sonucu lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ve uzlaştırma giderinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin nazara alınmaması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Bozma öncesinde kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmadığı ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde uygulanmadığı halde bozma sonrası kurulan hükümde tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
2.Bozma öncesi kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. IV. KARAR
A. Sanıklar ..., ...
ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2018/199 Esas, 2019/124 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanıklar Mustafa ve Mahmut'un temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak, yerine "Bozma kararı öncesi yapılan 63,85 TL ile bozma kararı sonrası yapılan 175,00 TL uzlaştırmacı gideri olmak üzere toplam 238,00 TL'nin sanıklardan tahsiline, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2018/199 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısımların çıkartılması ve yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak, yerine "Bozma kararı öncesi yapılan 63,85 TL ile bozma kararı sonrası yapılan 175,00 TL uzlaştırmacı gideri olmak üzere toplam 238,00 TL'nin sanıklardan tahsiline, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2024 tarihinde karar verildi.