4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/9783 E. , 2024/5920 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.08.2011 tarihinde davacının da bindiği bisiklete plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sağlık kurulu raporu sunmadığı için dava şartının gerçekleşmediğini, yürütülen soruşturmada davacının araç sürücüsünden şikayetçi olmadığını bildirdiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti, araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatı gerektiğini, davacının kaza anında emniyet kemeri ve kask takıp takmadığı ve benzeri güvenlik önlemlerini alıp almadığının araştırılması gerektiğini, sürekli iş göremezlik oranının ve kusur durumunun ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumluluğu bulunmamakta ise de davacının bu durumu da ispatlaması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenmiş veya ödenen rücuya tâbi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurumu tarafından ödenecek tazminattan mahsubu gerektiğini, müvekkilinin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz oranlarıyla sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2017/387 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararıyla; tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre trafik kazasına bağlı olarak davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı için sürekli iş göremezlik zararının gerçekleşmediği, buna karşılık trafik kazasına bağlı olarak davacının yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği belirlenmiş ise de, kusur durumu ve kaza tarihinde 11-12 yaşında olan davacının geçici iş göremezlik zararının varlığı ve tutarının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 04.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda plakası ve sürücü belirlenemeyen aracın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52-a maddesi hükmüne aykırı davranışı nedeniyle bu kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, yolcu olan müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun olmamasının ve geçici maluliyetin bile olmasının tazminat miktarının doğması için yeterli olduğunu, müvekkilinin ceza dosyasında şikayetten vazgeçmesinin tazminat davasındaki hakkından açıkça vazgeçmediğini belirtmediği sürece tazminat hakkını ortadan kaldırılmayacağını, İstanbul Adli Tıp Kurumu' ndan verilen maluliyet raporuna itiraz dilekçelerinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu' ndan yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak bu talebin mahkemece reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 01.10.2018 tarihli raporunda davacının dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine yer olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden 3 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş olup, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapor doğrultusunda ilk derece mahkemesince sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar vekilinin sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davaya konu trafik kazasında yaralanan davacının 01.10.1999 doğumlu ve kaza tarihinde henüz 12 yaşında olup gelir getiren bir işte çalıştığı iddia ve ispat edilmediğinden, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkemece geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gözetilerek geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddinin doğru olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; geçici maluliyetin olmasının bile tazminat doğması için yeterli olduğunu, ceza mahkemesinde şikayetten vazgeçmenin tazminat davasından vazgeçme anlamına gelmeyeceğini, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'na dosyanın giderilmesi talebinin reddinin yerinde olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı bisiklet yolcusunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3.Değerlendirme
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, dosyada, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi 10.10.2018 tarihli "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerinden yararlanılarak hazırladığı raporda davacıda kaza sonrası maluliyet bulunmadığı, sekelin araz bırakmadan iyileştiğini belirtmiştir.
Davacıda kaza sonrası sağ klavikula kırığı oluşmuş olup, davacı hareket kısıtlılığı yaşadığı, eğilip doğrulamadığı, bir şeyi kaldırırken zorlandığı bu hareketlerin ağrılı olduğu iddiasıyla rapora itiraz etmiştir. Bu durumda yerel mahkeme tarafından kazayla ilgili varsa eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ölçülerine göre, Adli Tıp Kurumu Mevzuatı uyarınca Üst Kuruldan, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporu da tartışılmak sureti ile yeniden davacının kaza nedeniyle uğradığı daimi ve geçici çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, çelişkileri giderecek şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi ve davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.