7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2011/7774 E. , 2012/8174 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden bir başka deyişle kaçak doğalgaz kullanımından kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdirine, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere, husumetin yargılama sırasında 5902 sayılı Kanununun geçici 1/1.maddesi uyarınca doğru hasma yöneltilmesine, davalı tarafın kaçak kullanımının kanıtlanmasına, tutanak tarihinde taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gözetildiğinde gecikme zammına ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılama sonunda belirlenmiş olması dikkate alındığında likit ve muayyen olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, öte yandan; mahkemece yürürlükte olan EPDK kararı uyarınca karar verilmesi gerekirken, yürürlükten kalkan EPDK kararına göre doğalgaz kullanım miktarı belirlenmekle beraber, tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen Kaçak veya Usulsüz Doğalgaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Kararın 4.maddesinde dağıtım şirketlerinin müşterilerle yapacağı anlaşma ve sözleşmelerde kaçak doğalgaz kullanım miktarının %200'üne kadar "kaçak doğalgaz kullanım bedeli" uygulanabileceği düzenlendiği ne var ki, somut olayda doğalgazın kamu hizmeti görülen yerde kullanıldığı yine, tavan ücrete hükmedilmesi gerektiği yönünde davacı tarafın haklı neden ileri sürüp kanıtlayamadığı dikkate alındığında mahkemece kaçak doğalgaz bedelinin %50 olarak artırımlı hesaplanmasının yerinde ve makul bulunmasına göre tarafların bu yönlere ilişen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı tarafın hükmedilmeyen faize, davalı tarafın ise karar ve ilam harcına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hüküm yerinde asıl alacak üzerinden işlemiş faiz belirlenmemiş ve davalı aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Davacı tarafın icra takibi sırasında talep ettiği gecikme zammı isteminin taraflar arasında tutanak tarihi itibariyle sözleşme ilişkisi bulunmadığı gözetildiğinde temerrüt faizi niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Öte yandan, davalı tarafın 492 sayılı Harçlar Kanunun 13/j maddesi uyarınca yargılama harçlarından muaf olduğu dikkate alındığında aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilemeyeceği kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan olgular gözönüne alınarak davacı tarafın tahsilini istemekte haklı olduğu asıl alacak miktarı üzerinden tutanak tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş yasal faiz miktarı bilirkişiye hesaplatırılarak, bulunan bu bedele de hükmedilmeli ve takip tarihinden sonraki dönemde yalnızca asıl alacak üzerinden faiz uygulanarak alacağın tahsiline imkan verecek şekilde hüküm oluşturulmalı, yine hüküm oluşturulurken davalı tarafın harçtan muaf olduğu da gözönünde tutulmalıdır.
Mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.