Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/188
Karar No
K. 2018/113
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/188
KARAR NO: 2018/113
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 13/02/2018
KARAR TARİHİ: 14/02/2018

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

HMK 138 maddesi uyarınca dosya ele alındı.

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; ...lı araç müvekkil şirkete Kasko Sigortası Poliçesi sigortalı bulunduğunu, davalıya ait ... plakalı araç, 24.07.2016 günü asli tam kusurlu olarak müvekkile sigortalı... plaka araç da dahil birden fazla araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, daha sonra ise durmadan olay yerini terk ettiğini, müvekkile sigortalı araçta meydana gelen hasar tutarını kanıtlamak üzere eksper raporu ekte sunulduğunu, yapılan inceleme sonucunda sigortalı araçta meydana geldiği tespit edilen 4.701,66-TL hasar bedeli 26.12.2016 tarihinde sigortalıya ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkil şirketin TTK m.1472 gereği ve TBK m.183 gereği temlik alan sıfatı ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkil şirketin, halef ve temlik alan sıfatı ile zarar sorumlularından ödemiş olduğu tazminatı rücuen tazmin etmeye hak kazandığını, davalı, TBK m.49'de düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ve KTK 84 ve 85.maddesindeki düzenleme gereği meydana gelen zarardan dolayı, yine TTK m. 1472'deki düzenleme gereği ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkil şirkete karşı sorumlu olduğunu, söz konusu yasal mevzuat gereğince, dava dışı sigortalıya ödenen ödenen tazminat için davalı araç maliki hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü...E. sayılı icra takibine başlandığını, ancak davalı tarafından kötü niyetli ve haksız olarak borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, kötü niyetli davalının aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline yöneliktir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle , mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi , mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır.

Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.

Somut olayda, davacı ... şirketinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı...e davalıya ait ... plakalı araçların 24.07.2016 tarihinde çarpıştıkları, meydana gelen kaza sonucunda davacı ... tarafından sigortalısına 4.706,66 TL hasar bedelinin 26.12.2016 tarihinde ödendiği, TTK M.1472 hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, bu haliyle davanın dayanağının haksız fiil olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının 22/03/1944 tarih E.37, K.9, RG.03/07/1944 sayılı kararında " sigortacının sorumlu olduğu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalısı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur. " Davacı ... sigortalısı tüzel kişi ise de davcının gerçek şahıs olması uyuşmazlığında haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Hal böyle olunca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelere göre:

1.Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden REDDİNE,

2.Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihte; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, süresinde başvurulmaz ise davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine,

2.Yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair ,gerekçeli kararın davacı vekili ile davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf- temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.14/02/2018 Katip ... E imza Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog