Esas No
E. 2021/4055
Karar No
K. 2024/10035
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/4055 E.  ,  2024/10035 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/36 E., 2016/257 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği reddine karar verilerek gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suçun iştirak halinde işlendiği nazara alındığında sanık ...'nun cezalandırılması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; sanığın ele geçirilen ürünleri turistlerden aldığına, bu nedenle ürünlerin kanunî olarak yurda girdiğine, sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, ikrarın tek başına delil olamayacağına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE

Heybet Nargile isimli iş yerinde Heybet Vurucu isimli kişi tarafından kaçak nargile tütünü satışı yapıldığına yönelik ihbarda bulunulması üzerine bahse konu adreste Heybet Nargile tabelalı iş yerinin faaliyet gösterdiği tespit edilerek Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, sanık ... Vurucunun refakatinde raflardan 771,75 kilograma denk 3.697 paket kaçak nargile tütününün ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında; üzerine atılı suçu ikrar etmiştir. Sanık ... savunmasında; suçlamayı kabul etmemiştir.

A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ...

Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

İş yerinde ele geçirilen kaçak eşyaların sanık ...'ya ait olmadığına ilişkin sanıkların istikrarlı beyanları, iş yerine ait vergi kaydı sanık ...'ya ait ise de sanık ...'nun iş yerini fiilen kendisinin işlettiğini beyan etmesi ile sanık ...'nun bu hususu doğrulaması, arama esnasında sanık ...'nun iş yerinde bulunmaması, yalnızca sanık ...'ya yönelik ihbarda bulunulması karşısında sanık ...'nun savunmasının aksine mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ...

Müdafiin Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

1.Suça konu ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 ve 61. maddeleri gereği teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,

2.Suç tarihi itibarıyla kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş değerde olması karşısında suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3/22. (hükümden sonra 3/23. madde olarak teselsül ettirilmiştir) maddesi uyarınca sanık hakkındaki cezada artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

3.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

4.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.12.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.02.2016 olduğu,

Yapılan UYAP sorgulamasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/3040 Esas, 2019/1264 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/132 Esas, 2018/80 Karar sayılı dava dosyasının bozma sonrasında Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/259 esasına kaydedildiği ve suç tarihinin 05.12.2015, iddianame düzenleme tarihinin 10.02.2017 olduğu,

Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, uygun görülmesi halinde dosyaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması,

5.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmış olup 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uygulanarak cezada bir kat artırım yapılması ve ek savunma alınmaksızın kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmesi,

6.Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,

7.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "03.12.2015" yerine "27.11.2015" olarak gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR

A. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ...

Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

Müdafiin Anılan Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan sanık ... müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog