1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kanundan kaynaklanan zorunlu emisyon ölçümlerinin yapılması işi ile uğraşan ilgili bakanlık onaylı ve ruhsat sahibi firma olduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 02/02/2016 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borcu ödemediğinden davalı hakkında ...
11.İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeni ile takibin durduğunu, takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatıldığını, davacı müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında imzalanan 02/02/2016 tarihli numaralı sözleşmenin Genel Şartlar 4.maddesinde davalı borçlu şirketin işbu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu peşinen kabul ettiğini, bu sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından yapılan ölçümler sonucunda davalı şirketin cari hesap gereği para borcu doğduğunu, sözleşme gereği müvekkili şirketin gerekli ölçümleri yaptığını ve sözleşmeden kaynaklı borcunu eksiksiz olarak ifa ettiğini, takibe konu borcun sözleşmenin Ticari Şartlar bölümünün 2.maddesinde belirtildiği gibi %50 si avans olarak yatırılmadığı gibi kalan bakiyenin de raporun teslim edilmeye hazır olunması ve aynı madde gereği borçluya bildirilmesine rağmen ödenmediğini, davalı tarafından anlaşılan tutar üzerinden indirim talep edildiğini, sözleşmenin ayakta tutulması adına iş bedelinde indirime gidildiğini, buna rağmen bedel ifa edilmediğini, müvekkilinin işgörme borcunu yerine getirmesine rağmen sözleşmede öngörülen vadede ödeme yapılmadığından haklı olarak raporu teslim etmediğini, belirterek itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI :
Davalı taraf ise, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak esas yönden ise davanın reddini savunmakta, davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, cari hesaplara göre müvekkilinin borcunu ödediğini, taraflar arasında imzalanan 02/02/2016 tarihli sözleşmeyi müvekkilinin acil durumundan faydalanmak sureti ile fahiş bir ücret istediği gibi sözleşme gereği verilmesi gereken raporu zamanında vermediğini, bundan dolayı gerekli belgeleri alamayan şirketin zor durumda kalarak zarara uğradığını, sonrasında müvekkili şirket fahiş olan fiyatın indirilmesi konusunda davacı ile yaptığı görüşmesi sonucunda davacı şirketin iade faturasını kabul ettiğini ve 10/03/2016 tarihli iade faturası gönderildiğini ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Eldeki dava itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davalarında özel bir dava şartı veya dava ön şartı söz konusudur. Buna göre “itirazın iptali davasına bakan mahkemenin yargı çevresinde bulunan bir icra dairesinde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması” gerekir. Başka bir deyişle icra takibinde de yetkiye itiraz edildiğine göre öncelikle icra dairesinin yetkisi tartışılmalıdır.
TBK 89,
HMK 10. Maddeleri uyarınca davacı tarafça bir miktar para borcu alacağının tahsili bakımından ticaret sicil merkezinin bulunduğu yerde HMK'nun 14. Maddesi kapsamı hükümleri doğrultusunda dava açabileceği ve icra takibi yapabileceğinden yerinde görülmeyen icra dairesinin yetkisine yönelik davalı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, bilirkişi 10/01/2018 tarihli raporu tanzimle dosyaya ibraz etmiştir. Rapora göre davacıya ait defterin kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, davalıya ait defterin ise açılış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı ancak kapanış tasdikinin bulunmadığı, davacının 2016 yılı sonu itibariyle davalıdan 3.836,40 TL alacaklı göründüğü, davalının ise 2016 yılı sonu itibariyle davacıya 1.500,00 TL borçlu göründüğü, buna göre taraflar arasındaki farklılığın 2.336,40 TL olduğu, farklılığın sebebinin davalı tarafından düzenlenen ve davacı kayıtlarında da yer alan 03/03/2016 tarih ... seri numaralı 2.336,40 TL bedelli iade faturasına istinaden davacı tarafından düzenlenen 20/09/2016 tarih ... seri numaralı 2.336,40 TL bedelli "10/03/2016 tarihli ... nolu faturanın iadesidir." açıklamalı hizmet bedeli iade faturasından kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen iade faturasının davalı kayıtlarında yer almadığı, davacının iade faturasını davalının düzenlediği 03/03/2016 tarihinden yaklaşık 6 ay sonra 20/09/2016 tarihinde düzenlediği tespitlerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraf ticari defterleri arasındaki farklılığın davalı tarafından düzenlenen ve davacı kayıtlarında da yer alan 03/03/2016 tarih seri numaralı 2.336,40 TL bedelli iade faturasına istinaden davacı tarafından düzenlenen 20/09/2016 tarih ... seri numaralı 2.336,40 TL bedelli "10/03/2016 tarihli ... nolu faturanın iadesidir." açıklamalı hizmet bedeli iade faturasından kaynaklandığı, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı kayıtlarında yer aldığı, dolayısıyla davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı tarafça kabul edildiği, kaldı ki cevaba cevap dilekçesi ile de davalı tarafın bedel indirimi talebinin kabul edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının iadesine ilişkin davacı tarafça düzenlenen iade faturasının ise davalı kayıtlarında yer almadığı, davacının iade faturasını davalının iade faturasından yaklaşık 6 ay sonra düzenlediği, davacının bu ikinci iade faturasını kesmesindeki nedenin davacı tarafından ispatlanamadığı gibi dosya kapsamı itibariyle de bu faturanın tanzimindeki nedenin anlaşılamadığı,davacının bu ikinci iade faturasını kesmesindeki nedene ilişkin dosyada hiç bir delil olmadığı gibi bu konuda taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin de bulunmadığı, davacı tarafça açıkça yemin deliline de dayanılmamış olduğundan davalı kayıtları esas alınarak davalının davacıya 1.500,00 TL borçlu olduğunun kabulü ile ( davalı defterindeki bu kayıt davalı aleyhine olduğu ve sahibi aleyhine delil teşkil ettiğinden defter tasdikinin yapılmaması sorun teşkil etmeyeceğinden) davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davanın kısmen kabulü ile; ...
11.İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 1.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, İtirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek davalı-borçlunun asıl alacak miktarı olan 1.500,00 TL'nin %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Alınması gereken 102,47 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiyesi 71,07 TL'nin kabul red oranı dikkate alınarak 39,30 TL sinin davacıdan, 31,77 TL sinin ise davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafça yapılan ve dava açılışında peşin alınan harçta dahil edilerek hesaplanan 522,40 TL muhakeme masrafından kabul red oranı dikkate alınarak 161,94 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 gereğince kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.500-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13.maddesi gereğince daha azına hükmedilemeyeceğinden 2.180-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okundu, anlatıldı. 02/03/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)