1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasında,
DAVACININ TALEBİ:
Davacı taraf dava dilekçesinde, davacıların davalı şirkette toplam %35'e yakın oranda hissedar olduklarını, şirketin kötü yönetildiğini, halen yüksek banka kredileri ile ayakta kaldığını, buna rağmen şirket yöneticilerin yüksek maaşlarla çalışarak örtülü kar haklarını yaptıklarını, finansal tabloların usulüne uygun tutulmadığını, bağımsız denetçinin de sınırlı olumlu görüş bildirdiğini, ancak genel kuruldaki sorularının net ve açık biçimde cevaplanmadığını, şirketin borca batık olduğuna dair şüpheler doğduğunu, esas sermayenin büyük kısmının kaybedildiğini, tamamı davalı şirkete ait olan yurtdışında kurulu bir şirkete borç verildiğini, ancak tahsil yapılmadığını, bazı bayiilere yüksek iskonto uygulanmak suretiyle haksız rekabete neden olunduğunu, af kanunundan yararlanılarak kasa bakiyelerinin düzeltilmiş olmasının usulsüz işlemlere işaret ettiğini, özel denetçi atanması taleplerinin genel kurulda red edildiğini ileri sürerek davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI:
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmakta, davacı ortakların ileri sürdükleri hususların cevaplandığını, şirketin bağımsız denetime tabi olduğunu, özel denetçi atanmasını gerektirir sebep bulunmadığını, şirketin zararlarının kur farkından kaynaklandığını, aynı hususların davacıların yönetimde olduğu dönemde de mevcut olduğunu, yurt dışında kurulu şirketin daha çok ihracaat amacıyla kurulmuş bulunduğunu, kayıtlarda fiktif işlemler bulunmadığını, bayilere yapılan iskontoların ticaretin gereği olduğunu ileri sürmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Derdest dava azınlık hakkı sahibi paydaşın açtığı şirkete özel denetçi atanması davasıdır. Bu tür davalarda paydaşlar öncelikle talep ettikleri hususlarda somut sebep ve gerekçeleri ortaya koyarak özel denetçi atanmasını şirket genel kurulundan talep ederler. Şirket genel kurulu bu talebi haksız biçimde geri çevirdiği takdirde paydaşın özel denetçi talebini dava yoluyla ileri sürmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta davacı paydaşların 15/06/2017 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kuruluna bazı soru ve talepler yönelttikleri, aldıkları cevaplardan tatmin olmamaları sebebiyle özel denetçi tayinini istedikleri, bu talebin genel kurulda reddedildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla TTK.nun 439 maddesi gereğince paydaşın mahkemeden özel denetçi atanmasını isteme hakkı doğmuştur. Davalı şirket ile davacılar arasında daha önce de benzer uyuşmazlıklar gündeme gelmiş, bazı davalar mahkememizde görülerek sonuçlanmıştır. Nitekim mahkememizin 2016/... esas sayılı davası buna ilişkin olup, 2015 - 2016 yıllarını kapsayacak şekilde özel denetçi atanması istenmiştir. Anılan dosya şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacı aleyhine red ile sonuçlanmıştır. Eldeki davada mahkemece araştırılması gereken temel husus kurucuların veya şirket organlarının esas sözleşmeye yahut kanuna aykırı hareket ederek şirketi yahut pay sahiplerini zarara uğrattıklarının inandırıcı biçimde ortaya konmasıdır. Zarara sebep olduğu ileri sürülen ve şüphe doğuran olgular gerçeğe benzer biçimde ispat edilmelidir. Davacının cevaplanmasını istediği konuların şirketin paydaşlarına açık olması gereken kayıtlardan elde edilecek bilgilerle yeterli biçimde cevaplanamamış olması da gerekir. Davalı şirket genel denetime tabi bir şirkettir. Bu sebeple tüm kayıt ve işlemleri bir bağımsız denetçi tarafından denetlenmekte ve raporlanmaktadır. O halde davacı paydaşların cevaplanmasını istediği hususların bağımsız denetçi raporunda da net biçimde aydınlatılamamış olması gerekir. Durumun bu mahiyette olup olmadığını belirlemek açısından şirket kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması uygun olacaktır. Ancak davalı tarafın da birleştirme talep ettiği mahkememizin 2016/... esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve bu rapordaki veriler karar vermeye yeterli görülmüştür. Usul ekonomisi açısından yeniden rapor alınmasına gerek yoktur. Elbette bilirkişi raporunun bir denetçi raporu gibi soruları cevaplayacak nitelikte olması gerekmez. Sadece bazı hususların kayıtlardan yeterince anlaşılamadığını belirlemek yeterlidir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede davacıların şirketin işleyişi konusunda tatmin olamadıkları, bazı hususların bulunduğu sonucuna varılmıştır. Şirketin bağımsız denetime tabi olmasına ve mahkememizde görülen diğer davanın red ile sonuçlanmasına rağmen aynı hususların ısrarlı biçimde gündeme getirilmesi şirketin ortakları arasındaki itimat duygusunun zayıfladığını gösterir. Zayıflayan güven duygusunun gitgide ortaklar arasındaki anlaşmazlığı körükleyeceği, büyüyen anlaşmazlıkların da şirketin tasfiyesi ile sonuçlanacak istenmeyen neticelere sebep olacağı açıktır. Israrla aynı talepleri dile getiren davacı paydaşların tatmin etmenin ve ortaklar arasındaki güven duygusunu yeniden tesis etmenin en kestirme yolu davacıların istedikleri hususlarda objektif bir özel denetim raporu alınmasını sağlamaktır. Mahkemelerce karar verilirken kanun ve kurallara göre hareket edilir. Ancak katı yorum ve uygulamalar hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi kanun koyucunun hedeflediği amaca hizmet etmekten uzağa düşebilir. Davacıların yeterince tatmin olmadıkları hususları cevaplayacak bir denetim raporu yasa koyucunun beklediği ortaklar arası tesanüt duygusunu pekiştirerek yasanın amacına hizmet edecektir. Bu itibarla birçok husus bağımsız denetim raporunda yeterince cevaplanmış gibi görünmesine rağmen davacıların bağımsız denetçi tayini talepleri kabul edilmiştir. Kısa kararda özel denetçinin hangi konularda denetim yapacağının gerekçeli kararda açıklanacağı bildirilmişti. Denetim sebepleri davacı tarafın 19/01/2018 günlü dilekçesinde yer alan hususlarla sınırlı tutulmuştur. Bunları başlıklar halinde belirtmek gerekirse; ...'da kurulu ... ... şirketine yapılan satışta seçilen birim fiyatların ticari teamüllere ve emsal fiyatlara uygun olup olmadığı, Adı geçen şirkete kayırma anlamına gelecek aşırı ve özel bir iskonto yapılıp yapılmadığı, ödeme vadesinin makulden fazla tutulup tutulmadığı, Adı geçen satışta satış yahut ödemeye ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı, sözleşme varsa kimler tarafından imzalandığı, Kur farkı uygulanıp uygulanmadığı, Satış bedelinin tahsili için yasal süreç başlatılıp başlatılmadığı, ... ... şirketine yapılan satış konusu emtianın başka bir müşteriye satılıp satılmadığı, Satış sırasında alacağın garanti altına alınması anlamına gelecek uygulama yapılıp yapılmadığı, Şirket kasa fazlalığının ortaklardan bir veya bir kısmına örtülü biçimde aktarılıp aktarılmadığı, Müşteriler arasında yüksek iskonto oranı uygulamasında farklılıklar bulunup bulunmadığı, bunun ticari icaplara uygun olup olmadığı, özel biçimde kayırılan firmalar varsa hangileri olduğu, Şirket yöneticilerinin aldıkları yüksek ücretin örtülü kazanç transferi anlamına gelip gelmediği, Stok sayımlarının gerçeğe uygun olup olmadığı, stok miktarı ile sigortaya esas bedeller arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı,
Envanterin gerçeğe uygun olup olmadığı, bunun şirketin borca batıklığına etki edip etmediği, ... ... şirketinden olan alacağın şüpheli alacaklar kalemine ayrılıp ayrılmadığı, bunun öz varlık ve borca batıklığı etkileyip etkilemediği, Kasa bakiyesi fazlalığının vergi affından yararlanılmış olsa bile kanunen kabul edilmeyen giderlere atılmaması sebebiyle öz varlık hesabında hatalı sonuca sebep olunup olunmadığı hususlarından ibarettir.
Mahkememizce atanan özel denetçi yukarıda belirtilen hususlarda denetimi yaptıktan sonra hazırlayacağı raporu mahkememize sunacaktır. Rapor mahkememizce ele alınıp gerek görüldüğü takdirde tebliğ işlemlerinin yürütülmesi daha doğru görülmüştür.
Davanın kabulü ile, ... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. İçin yukarıda gerekçe kısmında maddeler halinde gösterilen hususlarda denetim yapılmak üzere özel denetçi tayinine,
Mahkememizce resen seçilen ...'nın şirkete özel denetçi olarak atanmasına, Özel Denetçiye aylık 3.000-TL ücret takdirine, ödemenin davalı şirket tarafından yapılmasına, Özel denetçiye raporunu en kısa sürede hazırlayarak dört nüsha halinde mahkememize sunması gerektiğinin hatırlatılmasına, Tebliğ işlemlerinin mahkememizce yürütülmesine, Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90-TL karar harcının, peşin olarak alınan 31,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50-TL harcın davalıdan tahsiline,
Davacı tarafından yapılan 97,00-TL yargılama gideri ile peşin olarak alınan 31,40- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı vekili lehine takdir edilen 2.180,00-TL ücreti-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair oybirliği ile verilen kesin karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, anlatıldı. 28/02/2018 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)