3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı şirkete sattığı mal karşılığında kestiği 6.328,00-TL tutarlı fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle İzmir ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine giriştiklerini, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde; fatura içeriğindeki hizmetin teslim alınmadığını, bu nedenle iade faturası kesilip davacıya gönderildiğini, iade faturasına itiraz edilmediğini, borçlarının olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
İzmir .... İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasının incelenmesinden, 24.12.2015 tarihli 6.328,62 TL bedelli faturaya dayanılarak 01.04.2016 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine girişilen icra takibine ilişkin olduğu, davalının borca ve ferilerine itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi Muhasebe Finans Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. ... tarafından talimat mahkemesi aracılığıyla davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak sunulan 02.03.2017 tarihli raporda; Ankara'da faaliyet gösteren davalı şirketin e-deftere geçtiği, taraflar arasında 2014-2015 yıllarında cari hesaba dayalı bir ticari ilişkinin olduğu, ancak davaya konu fatura dışında cari hesap borcu görünmediği, davaya konu faturanın 24.02.2016 tarihinde kesilen iade faturası ile davacıya iade edildiği, dava konusu fatura tarihi, irsaliye tarihi ve servis montaj fişleri üzerindeki teslim edilen malla çeliştiği, servis montaj fişi üzerindeki firma kaşesinin taklit olduğu, üzerindeki imzanın firma yetkilisine ait olmadığı, irsaliyeye göre teslim edilmiş görünen malların davalı firmadan kime teslim edildiği konusunda davacının iddiasını somutlaştıramadığı, bu nedenle davalıdan alacaklı olmadığı kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı, davacı vekilince; "sahte imza, taklit kaşe incelemesinin bilirkişinin uzmanlık alanına girmediği, belgelerdeki güvenlik kamerasının televizyon ile karıştırıldığı, kurulumu yapan firmanın farklı olduğu, davacı tarafından gönderilen faturaya süresi içinde davalının itiraz etmediği" gibi nedenlerle itiraz edilmiştir.
Dosya, davacı tarafın itirazları ile davacı defterlerinin incelenmesi için yeni bir bilirkişiye tevdii edilmiştir. Yeminli Mali Müşavir bilirkişi ... 23.10.2017 tarihli raporunda; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacı lehine delil teşkil ettiğini, davacı defterlerinde takip konusu fatura ile iade faturası dışında başkaca kayıt olmadığını, davacının keşide ettiği 24.12.2015 tarihli faturaya ait irsaliyenin 18.10.2014 tarihli olduğunu, sevk irsaliyesi ile fatura tarihi arasında 432 gün olduğunu, ayrıca fatura ile irsaliye içeriğinin uyumsuz olduğunu, davalının keşide ettiği 24.02.2016 tarihli iade faturasının ise TTK.
21.Maddede düzenlenen 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra düzenlendiğini ve buna ilişkin sevk irsaliyesi bulunmadığını, dolayısıyla iade faturası içeriğinin mal ve hizmet iadesi olmadığını, incelenen faturaların alacak/borç ilişkisini açıklamaya yetmediğini, montaj ve servis formu, sevk irsaliyesi ve faturaların içeriğinin aynı olup olmadığının, ve imza incelemelerinin teknik bilirkişi vasıtasıyla yapılması gerektiğini, her iki tarafın birbiri ile mutabık ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle birbirlerinden herhangi bir borç ve alacakları olmadığını beyan etmiştir.
Toplanan tüm deliller karşısında; taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalı aleyhine 24.12.2015 tarihli fatura alacağından kaynaklanan 6.328,00-TL tutarında icra takibi başlatıldığı, davalının fatura konusu mal veya hizmeti satın almadıklarını beyan ederek borca itiraz ederek ilamsız takibi durdurduğu, davacının açtığı iş bu itirazın iptali davasında tarafların defter ve kayıtları, dosyaya sunulan fatura, irsaliye, servis fişi gibi belgelerin bilirkişiler marifetiyle incelenmesi neticesinde davacının takip ve dava konusu yaptığı 24.12.2015 tarihli 6.328,62 TL bedelli faturanın davalı defterinde kayıtlı olmakla birlikte bu faturaya ilişkin olarak davalı tarafından kesilen 24.02.2016 tarihli aynı bedeldeki iade faturasının davacı defterinde kayıtlı olduğu, dolayısı ile davacının iade faturasını kabul ederek ticari defterine işlemesi ile iadeyi kabul etmiş sayıldığı, davacı tarafından iadenin kabul edilmesi karşısında artık davalıdan bir alacağının kalmayacağı, bu nedenle davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı iade faturasının yanlışlıkla defterine kaydedildiğini, iade faturasının içeriğinin kendilerine teslim edilmediğini ileri sürmüş ise de, iade faturasının davacı defterine kaydedilip yasal sürede itiraz edilmemesi ile iade faturasına konu malların teslim alındığı konusunda oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı dikkate alınarak davacının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacı iade faturasını defterine kaydetmekle ve bu kayıt sonrasında var olmadığı sonucu ortaya çıkan bir alacağı takip konusu ettiğinden İİK 67 maddesi uyarınca kötü niyetli kabul edilmiş, şartları oluşmakla, % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
1.DAVANIN REDDİNE,
Davacının takip yapmakta ve dava açmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek alacağın % 20'si oranında 1.265,60-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,
2.Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibari ile alınması gerekli 35,90-TL harcın, peşin alınan 76,43-TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 40,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 2.180,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan ancak sarf edilmeyip artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, -Davalı tarafından bu dava nedeni ile yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair verilen gerekçeli karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/01/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)