44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/1723
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:05/11/2024
NUMARASI:2024/56 E.
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ticari nitelikteki; "..." uzantılı internet sitesinde yer alan, müvekkilinin eserine ve iş ürününe yönelik "... OLARAK BİZİM SADECE ...YAPMAKTIR" içeriğini ihtiva eden yazıların, müvekkili ...'ın FSEK hükümleri uyarınca eser sahipliğinden doğan manevi hakkını ihlal etmesinden ve TTK hükümleri uyarınca müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil etmesinden ötürü yayından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 17/04/2024 tarihli ara kararı ile; "...Tedbir talebinin KABULÜ İLE;
1.Teminatsız olarak Sitede ... URL adresinde yer alan “...'den Beklentilerimiz” başlıklı yazıda; “ ... olarak bizim sadece ... Projesi yapmaktır.... Projesi yapma ekseninde bizler sadece yazılımı çalıştıran değiş, şirketi hedeflerine de nasıl ilerleyeceği konusunda danışmanlık yapabilen bir firmayızdır ve tek işimiz ...'dir...” şeklindeki ibarenin URL içeriğinden çıkarılmasına, , " karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin 23/05/2024 tarihli ara kararı ile; "...Aleyhine tedbir kararı verilen tarafça ihtiyati tedbire itiraz edilmesi üzerine HMK'nun 394/4. maddesi uyarınca mürafaa duruşmasındadeğerlendirilmesine karar verilmiştir. ....Tüm dosya kapsamı ile davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimalinin mevcut olduğu, HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine" karar verilmiştir.Davalı tarafça hüküm istinaf edilmiş olup, Dairemizin 19/09/2024 tarihli 2024/1075 Esas, 2024/1477 K. Sayılı kararı ile, 2024/56 E. Sayılı Kararının teminatsız verilmesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkemeye gönderilmiştir.İlk derece mahkemesinin 09/10/2024 tarihli ara kararı ile;, "....verilen ilk tedbir kararında belirtildiği üzere davacı ...'ın ... isimli eserin hak sahibi olduğu, davalı tarafça ... URL uzantılı internet adresinde davacının eserine ilişkin hizmeti sunduğuna dair tanıtım yaptığı, bu haliyle davacının FSEK hükümleri uyarınca eser sahipliğinden doğan manevi hakkını ihlal ettiği hususunda yaklaşık ispatın sağlandığı kabul edilmiş ve kural olarak verilecek tedbir kararında teminat alınması gereği dikkate alınarak 50.000,00-TL teminatla tedbir talebinin kabulüne" karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin 05/11/2024 tarihli ara kararı ile;,"...Aleyhine tedbir kararı verilen tarafça ihtiyati tedbire itiraz edilmesi üzerine HMK'nun 394/4. maddesi uyarınca mürafaa duruşmasında değerlendirilmesine karar verilmiştir. ....Tüm dosya kapsamı ile davalının bu kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimalinin mevcut olduğu, HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -önceki sundukları dilekçe içeriklerini tekrar ettiklerini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İhtiyati Tedbirde Teminat Gösterilmesi” başlıklı 392/1.maddesinde, ihtiyati tedbir kararı, yargılamalarda hasım tarafın haklarına da etki eden bir nitelik taşıdığından, hasım tarafın ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğrayabileceği zararların da güvence altına alınması gerekeceğini, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin ihtiyati tedbir sebebiyle uğrayacakları muhtemel zararlara karşı teminat göstermenin zorunlu olduğunu, gösterilecek teminatın konulan tedbirle uyumlu olması gerektiğini, tedbire konu malvarlığı değerinin çok altında bir teminata hükmedilmesinin, ihtiyati tedbir müessesi ile bağdaşmayacağını, itirazlarına konu işbu karardaki hukuka aykırılığın daha büyük olan kısmının verilen teminat tutarı olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, müvekkili şirketin ticari itibarını ne denli sarsabileceği ve verilen tedbir kararının müvekkili şirketi uğratacağı zararların meblağı, verilen tedbire esas teminat tutarıyla uyumlu olmadığını, teminat bedelinin dava değerine oranla artırılması gerektiğini, -Davacı şirketin, ... (kurumsal kaynak planlama) yazılımı hizmeti sunduğunu, davalının ise mobil iş zekası raporlama yazılımı, elektronik mutabakat yazılımı gibi yazılımların hizmetlerini vermekte ve bu süreçlerin yönetimine dair süreç yönetim danışmanlığı yaptığını, davalının yazılımlarının, ..., ... ve ... gibi dünya çapında aynı işlevi gören yazılımların yerli ve milli versiyonu olduğunu, müvekkilinin mobil iş zekası raporlama uygulamasının, yukarıda geçen ... ve/veya ... yazılımları gibi, tüm ... yazılımları ve veri tabanlarıyla entegre çalışmakta, söz konusu veri tabanlarında yer alan verilerin analizini sağlamakta olduğunu, söz konusu entegrasyon ve veri tabanlarında yer alan bilgilerin analizinin, somut olayda davacının yazılımı olmak üzere ...yazılımlarına müdahale anlamına gelmediğini, davacının yazılımı ile davalının yazılımının, birbirlerine müdahale etmeksizin kendi işlevlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin yazılımı da dahil olmak üzere dünyada aynı işlevi gören ..., ... ve ... gibi tüm yazılımların aynı işlevde çalıştığını, somut olayda müvekkili kendi yazılımını tanıtırken, yazılımının ... sistemleriyle entegre çalıştığını ifade ettiğini, uyuşmazlığa bu çerçevede bakıldığında görülmekte ki davacı yanın, mahkemeyi yanıltmak çabasında olduğunu, tedbir kararının müvekkili şirketi her yönüyle büyük zararlara uğratabileceğini, ihtiyati tedbir talebinin de yasal dayanaktan yoksun, müvekkili çalışamaz hale getirmeye yönelik kötü niyetli bir girişim olduğunu, tedbir kararının kaldırılmasını, aksi kanaatte ise verilen teminat bedelinin dava değerine oranla artırılmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep, İlk Derece Mahkemesince 05/11/2024 tarihli ara karar ile; 'ihtiyati tedbire itirazın reddine'' dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması aksi halde teminat miktarının arttırılması istemi ile istinaf edildiği anlaşılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu, yukarıda içeriği açıklanan deliller dikkate alındığında, somut olayda;Dosyaya sunulan delillere, bilirkişi raporu içeriğinde göre; davacı ...'ın ... isimli eserin hak sahibi olduğu, davalı tarafça ... URL uzantılı internet adresinde davacının eserine ilişkin hizmeti sunduğuna dair tanıtım yaptığı, bu haliyle davacının FSEK hükümleri uyarınca eser sahipliğinden doğan manevi hakkını ihlal ettiği hususunda yaklaşık ispatın koşulunun sağlandığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir hata bulunmadığı, uygulanan tedbir kararının içeriği dikkate alındığında ise belirlenen teminat miktarının, tedbir içeriği ile orantılı olduğu, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.