Esas No
E. 2024/2162
Karar No
K. 2024/4210
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/2162 E.  ,  2024/4210 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/287 E., 2022/304 K.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: 2022/İHK-5721-5722
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü/İtirazın Kısmen Kabulü

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2021/198405

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların zorunlu trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı 03.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu konumundaki davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 48.265,67 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılara sigortalı araç sürücülerinin kusuru ile yolcu konumundaki davacının yaralandığı, sunduğu rapordaki % 3 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne 47.515,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere 48.265,67 TL'nin 10.03.2021 'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün tali kusuru oranında sorumlu olduklarını, müteselsilen ve müştereken sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı düzenlendiğini, yapılan ödemenin yeterli olduğunu, tazminat hesabında %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının kaza tarihinde 21,48 yaşında olduğunu, kaza tarihi itibariyle bakiye ömrünün 52,58 yıl olduğunu, 74,06 yaşına kadar yaşayacağı, bilirkişi tarafından hesap tarihi itibariyle bakiye ömür tespitinde davacının 74,12 yaşına kadar yaşayacağının belirlenmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle bakiye ömrün belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı aleyhine temyiz, vekalet ve yargılama giderlerinin davacı üzerine yüklenmesi gerektiğini, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı düzenlendiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir veya Sosyal Güvenlik Kurumu ödemesi varsa mahsubu gerektiğini, ceza davası varsa bekletici mesele yapılmasını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini, kusur konusunda uzman heyetten rapor alınmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; zararın tümünden davalıların müştereken sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmediği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak yapılmasının içtihatlara uygun olduğu, müterafik kusurun varlığına yönelik delil olmadığı, hatır taşımacılığına yönelik somut delil olmadığı, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, vekalet ücreti dışındaki Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aynen infazına, kararın 3 nolu bendinin ''başvuran kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve kabul edilen miktara göre hesaplanan 5.100,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak başvurana ödenmesine'' şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle ve ek olarak dosyada mübrez maluliyet raporunun hükme esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülünün esas alınarak hesap yapılmasını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı kaza sonucu yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda; davacı tarafça sunulan 01.02.2021 tarihli İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 2 adli tıp uzmanı ve 1 ortopedi uzmanı hekim tarafından düzenlenen rapora göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik gereği deri hastalıkları-hipertrofik skar ve keloid-hafif( vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan arızası nedeniyle %5 malul olduğu belirtilmiştir.

Hakem yargılaması sırasında alınan tek adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda ise; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik gereği %5 olduğu ancak skar boyutu dikkate alındığında 1/2 si dikkate alınarak %3 malul olduğu rapor edilmiştir. Hakem Heyetince işbu rapor hükme esas alınarak belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuş ve raporlar arasındaki çelişki oluşmuştur.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, daha önce düzenlenen raporlar arasındaki çelişkiyi giderir biçimde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında sigortalı araç sürücüsü davacı ile arkadaş olduğunu beyan etmiştir.

Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

4.Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan raporda bakiye ömür hesap tarihindeki yaşa göre belirlenmiştir.

Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre bakiye ömür süresinin kaza tarihindeki yaşına göre belirlenerek daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

5.Rapor ücretinin yargılama gideri olarak kararda gösterilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile asıl alacağa eklenmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin, (3) ve (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... Sigoorta A.Ş. vekilinin, (5) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog