21. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2024
NUMARASI :....
TALEP
Şirket yönetiminin sorumluluğu davasında ihtiyati haciz TALEP TARİHİ : 11/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında yapılan incelemelerde ... Karar Organının 11.11.2016 tarih ve 31/1092 sayılı kararı ile İdari Para Cezalarının uygulanmasına karar verildiğini, SPK'nın Mülga Seri: IV, No: 56 sayılı "Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ"in 5 ve 6. maddeleri ile II-17.1 sayılı "Kurumsal Yönetim Tebliği"nin 5 ve 8. maddeleri uyarınca ve SPK'nın 01.02.2013 tarih, 4/88 sayılı kararı çerçevesinde; Kurumsal Yönetim İlkerine Uyum Raporunun ... ... ... ... ... ve ... A.Ş.'nin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almamasından dolayı müvekkili şirket aleyhine 269.500,00 TL idari para cezası uygulandığını, SPK'nın mülga Seri: IV, No: 56 sayılı Tebliğin 5 ve 6. maddeleri ile II-17.1 sayılı Tebliğin 5 ve 8. maddeleri uyarınca ve SPK'nın 01.02.2013 tarih, 4/88 sayılı kararı çerçevesinde; Kurumsal Yönetim İlkerine Uyum Raporunun ...
... A.Ş.'nin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almadığını, SPK'nın mülga Seri: IV, No: 56 sayılı Tebliğin 5. maddesinin birinci fıkrası gereği söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.5.2 numaralı maddeleri ile II-17.1 sayılı Tebliğin 5. maddesinin birinci fıkrası gereği Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.5.2 numaralı maddesinin gereklerinin yerine getirilmediğini, bundan dolayı müvekkili şirket aleyhine 539.000,00 TL idari para cezası uygulandığını, akabinde ilgi tutarların İdari Para Ceza Bildirim Tutanağı ile müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, İdari Para Cezası Bildirim Tutanağı'na göre 60 gün içerisinde idari para cezasının dörtte üçü ödenmek suretiyle indirimli ödeme hakkı bulunan müvekkili şirketin, söz konusu sürede, 06.12.2016 tarihinde ödeme yaptığını, uygulanan idari para cezalarının tamamının 808.500,00 TL sehven müvekkili şirket tarafından ödense de ... tarafından 23.12.2016 tarihinde 202.125,00 TL müvekkili şirkete iade edildiğini, sonuç olarak, SPK kararında yer alan eylemler nedeniyle müvekkili şirkete davalıların verdiği zarara istinaden işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, 23/01/2017 tarihli ve 29957 sayılı ... Gazete'de yayımlanan 683 sayılı OHAL kapsamında bazı tedbirler alınması hususunda KHK'nın şahsi sorumluluk davalarına ilişkin tedbir başlıklı 7. maddesindeki düzenlemeye göre; 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133'üncü maddesi uyarınca kayyım atanan şirketlerin, kayyım atanmasından önceki sahipleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve diğer sorumlu yetkilileri aleyhine kayyımlar tarafından açılmış veya açılacak şahsi sorumluluk davalarında ilgili tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulunun kararı aranmayacağını, ayrıca müvekkili şirket Yönetim Kurulu tarafından alınan 27.09.2024 tarihli 2024/30 Karar numaralı Yönetim Kurulu kararı ile işbu davanın açılmasına karar verildiğini, davalılardan ... ...'in Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/44 E. sayılı dosyası kapsamında yargılamalarının yapıldığını muhtelif mahkumiyet hükümleri kurulduğunu, verilen kararın kesinleştiğini, ... ... ve ...'in ise yargılamanın başından itibaren haklarında yakalama kararının bulunması ve yakalanamamış olmaları nedeniyle dosyalarının tefrikine karar verildiğini ve yargılamalarının Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/20 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen idari para cezalarının 606.375,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirketin uğradığı zararların asgariye indirilmesini, davalılarca mal kaçırmanın engellenmesini, müvekkili şirketin haklarının korunması amacıyla davalılara ait mal varlıkları üzerinde teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 12/11/2024 tarihli ara karar ile, dosya içeriğine göre haklılık durumunun bu aşamada değerlendirilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SPK'nın mülga Seri: IV, No: 56 sayılı Tebliğin 5 ve 6. maddeleri ile II-17.1 sayılı Tebliğin 5 ve 8. maddeleri uyarınca ve SPK'nın 01.02.2013 tarih, 4/88 sayılı kararı çerçevesinde; Kurumsal Yönetim İlkerine Uyum Raporunun ...
... A.Ş.'nin 2013 yılına ilişkin faaliyet raporunda yer almadığını, SPK'nın mülga Seri: IV, No: 56 sayılı Tebliğin 5. maddesinin birinci fıkrası gereği söz konusu Tebliğ ekinde yer alan Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.5.2 numaralı maddeleri ile II-17.1 sayılı Tebliğin 5. maddesinin birinci fıkrası gereği Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.5.2 numaralı maddesinin gereklerinin yerine getirilmediğini, bundan dolayı müvekkili şirket aleyhine 539.000,00 TL idari para cezası uygulanarak müvekkiline tebliğ edilmesi üzerine söz konusu idari para cezası toplamı olan 606.375,00 TL'nin ödendiğini, bu nedenle zarar oluştuğunu, idari para cezası tutanağı ve ödeme dekontlarının dosyaya sunulduğunu, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen ara kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek mecburiyetindedir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).
İİK'nın 265. maddesinde; ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir.
Davacı yanca, davalıların davacı şirket yöneticisi oldukları dönemdeki eylemleri nedeniyle şirket hakkında SPK tarafından kesilen idari para cezalarının ödendiği iddia olunarak ödenen miktarların davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle eldeki dava açılmış olup, dosyaya sunulan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde SPK raporu ve ödeme dekontlarının yaklaşık ispata yeterli olduğu kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararı yerinde görülmediğinden ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
A)1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile;
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2024 tarih ve 2024/746 Esas sayılı ara kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2.İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile,
606.375,00 TL alacak yönünden davalıların menkul, gayrı menkul malvarlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE,
3.İİK’nın 259. maddesinin amir hükmü uyarınca alacaklıdan takdiren %15 oranında 90.956,25 TL (ilk derece mahkemesi veznesine yatırılmak veya sunulmak üzere) tutarının teminat alınmasına, teminatın nakit olarak yatırmak yahut bu miktarda kesin, koşulsuz ve süresiz başka banka teminat mektubu ibraz etmek suretiyle dosyaya depo edilmesini müteakip alacaklıya (vekiline) tevdiine,
4.Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin teminatın iadesi de dahil olmak (şartları oluştuğunda) üzere ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
5.Alınması gerekli olan 1.013,90 TL ihtiyati haciz karar harcının davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, B)1-İhtiyati haciz talep eden davacı harçtan muaf olduğundan davacıdan fazla alınan 427,60 TL istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ihtiyati haciz talep eden davacıya verilmesine,
2.İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile ihtiyati haciz talep eden davacıya verilmesine,
3.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/01/2025
Başkan-