16. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalılardan ... tarafından müvekkili şirket aleyhine Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı ...şirketi ile 2012 yılı sonu itibariyle ticari ilişkilerinin sona erdiğini, cari ilişkilere istinaden 250.000,00 TL bedelli teminat senedi verdiklerini, müvekkili tarafından teminat mektubu olarak verilen bononun icra takibine konu edildiğini, senedin teminat senedi olduğunu, protokol ile 3. kişilere devir ve temlikinin yasaklandığını, şirketin Ticari Sicil Gazetesi'nde kayıtlara göre ünvanın 29/08/2011 tarihi ile değiştiğini, buradan da senedin daha sonra tahrifat yapılmak suretiyle kambiyo senedine dönüştürüldüğünün sabit olduğu beyan ederek, senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili; Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile aleyhlerine açılan davanın esastan reddedildiğini, davacının iddiasının HMK'nın 200. maddesi uyarınca kesin delille ispat etmesi gerektiğini, davacının dayandığı tanık delillerine muvafakatlarının olmadığını, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında bulunduğu ve sebepten mücerret olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. adına müflis şirket vekili; müflis şirket hakkında basit tasfiye kararı verildiğini, 2. alacaklılar toplantısı yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, iflas kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının tamamen soyut olmakla ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, taraflar arasında herhangi bir sözleşme vs. bulunmadığını, şirkete ait ticari defter ve belgelerin mevcut olmaması nedeniyle müflis şirketin BA-BS kayıtları ile kurumlar vergi dairesi beyannameleri ile davacı şirketin ticari defter ve belgeleri karşılaştırmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu senedin araştırılması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı olduğu ilkesinden hareket edildiğinde, ceza mahkemesince CMK'nın 223/2-a maddesi (yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması) uyarınca beraat kararı verildiği, senette tahrifat yapıldığı iddiasının kabul edilmediği dikkate alındığında; mahkememizin ceza mahkemesince belirlenen bu maddi olgu ile bağlı olduğu, kaldı ki davacı tarafından senedin üzerinde kesildiği iddia edilen kısımda yer alan ifadenin, davacı tarafından sunulan senet fotokopisinden anlaşıldığı üzere davalı şirket yetkilisi tarafından değil şirket çalışanı ,....tarafından imzalandığı, yine teminat ifadesinde açıkça hangi hukuki ilişkinin teminatı olarak düzenlendiğinini yazılı olmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen protokolün davalı şirket yetkili değil davalı şirket çalışanı ve davacı tanığı olan ... tarafından imzalandığı, protolün de bu sebeple geçerli kabul edilemeyeceği, dolayısı ile davaya konu bononun teminat amaçlı düzenlendiği hususunun kesin delil ile ispat edilemediği, ayrıca davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı için davalı şirket yetkilisine yemin teklif etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak davanın reddine ve icra edilen tedbir kararı nedeniyle takibe konu asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmayıp, teminat senedi olduğunu, anılan senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senedin düzenlenme tarihi olan 23/07/2009 tarihinde müvekkili şirket ile davalı... arasında petrol alımına yönelik cari ilişki başlatıldığını, bu cari ilişkiye istinaden 250.000,00 TL bedelli senedin, teminat senedi olarak müvekkili şirket tarafından verildiğini, bu cari ilişkiye yönelik olarak da... yetkilisi ... protokol ile imza altına alındığını, davalı şirketle müvekkilinin ticari ilişkisinin 2012 yılı sonu itibariyle bittiğini ancak davalının müvekkili şirketten peşin aldığı çeklerin parasını tahsil etmesine rağmen mazot vermemesi nedeniyle taraflarınca Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası ile alacak davasının açıldığını, işbu davada müvekkili lehine karar verildiğini, bu kararın hemen akabinde, davalıların müvekkili şirket tarafından teminat senedi olarak verilen icraya konu evrakın, teminat senedi ibareli yazılı kısmı kesilerek icraya konulduğunu, senedin kefil hanesine müvekkili şirketin kurucu ortağı ... ismi yazıldığını ve 20/05/2014 vade tarihi yazılarak evrakta sahtecilik yapıldığını, mahkemece hükme esas alınan ceza mahkemesi kararının eksik ve yetersiz incelemeye dayalı, hukuka aykırı olduğunu, maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli ve yeterli araştırmanın yapılmadığını, mahkemece gerçeği yansıtmayan ceza mahkemesi kararına itibar edildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirketin ticari ilişkisinin 2012 yılı itibariyle sona erdiği göz önüne alındığında, ticari alanda kendisini göstermek isteyen bir çeşit sermaye şirketinin, ticari ilişkisinin sona erdiği bir şirket tarafından düzenlenen yaklaşık 3 yıl vadeli bir senedi kabul etmesinin basiretli bir tacir davranışı olmadığını, mahkemece taraflarınca dosyaya sunulan, davaya konu senedin aslının fotokopisini ve teminat senedi olduğuna dair protokolü imzalayanların şirket yetkilisi olmadığı gerekçesi ile kabul edilmese de, işbu evrakları imzalayan kişilerin somut olaya göre ticari mümessil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu senet teminat senedi niteliğinde olup, dosya kapsamında bulunan protokol içeriğinden de anlaşılacağı üzere 3. kişilere ciro edilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, bononun teminat senedi olduğu, lehtarla aradaki ticari ilişkide borcun bulunmadığı, dolayısıyla bononun bedelsiz olduğu iddialarına dayalı açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, keşideci tarafından, lehtar ...şirketi iflas ettiğinden, bu şirketin iflas masasına ve 3. kişi hamil ...'e karşı açılmıştır.
Davacı, bononun lehtarla yapılan 2009 tarihli protokole istinaden teminat amaçlı düzenlendiğini, 3. kişilere devredilmeyeceği şeklinde hüküm olduğunu, lehtarla ticari ilişkinin sonlandığını, lehtara borçlarının bulunmayıp, bilakis alacaklı olduklarını, bononun üzerinde teminat senedi olduğunun yazılı olduğunu, bu kısmın kesilerek hamil tarafından takibe konu edildiğini belirtmiş ve bono sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Mahkeme, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Tahrifat iddiası sebebiyle lehtar şirket yetkilisi ... ve hamil ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu, 19/06/2020 tarihli karar ile, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların beraatine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında alınan 24/05/2016 tarihli kriminal uzmanlık raporunda; senedin kenar boyunca kesildiği belirtilmektedir. Ceza mahkemesi kararının gerekçesinin incelenmesinde; takip konusu senette tahrifat bulunduğu veya bulunmadığı ile ilgili kesin bir belirlemenin yapılmayıp, takip konusu senedin teminat senedi olması halinde bile taraflar arasında hukuki ilişkinin bulunduğu, teminat senedi olmasının tek başına senedi geçersiz hale getirmeyeceği taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu belirtilerek, sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Ceza mahkemesi dosyasına konu eylem, senedin tahrifata uğratıldığı ile ilgili olup karar gerekçesinde bu konuda olumlu veya olumsuz bir tespit yer almadığına göre hukuk hakimini bağlayan nitelikte maddi bir olgunun varlığından da söz edilemez. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin, ceza mahkemesinde belirlenen ve kesinleşen maddi olgu ile bağlı olduğunu belirterek davanın reddine karar vermesi isabetsiz olmuştur.
Taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan protokolün, davalı ...şirketinin sigortalı çalışanlarınca imzalandığı ihtilafsızdır. Mahkemece, şirket yetkilisinin imzasının bulunmaması sebebiyle bu protokolün de şirketi bağlamayacağı kabul edilmiş ise de, ilgili protokolün borç doğuran bir sözleşme olmaması karşısında, taraf defterleri incelenerek dava konusu bononun defterlerde kayıtlı olup olmadığı, ne şekilde kayıtlı olduğu, dolayısıyla bononun şirket tarafından benimsenip benimsenmediği konusunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı verilen karar isabetsiz olmuştur.
O halde mahkemece, taraf defterleri incelenip, dava konusu bononun defterlerde kayıtlı olup olmadığı, ne şekilde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki, cari hesap ve ödemeler incelenmeli, sözleşmede imzası bulunan çalışanların şirketi bağlayıcı başkaca iş ve işlemlerinin bulunup bulunmadığı, protokol ve bononun şirketçe benimsenip benimsenmediği araştırılmalı ve dava konusu bononun teminat amacıyla verilip verilmediği, teminat bonosu ise davacının, davalı lehtar şirkete borcunun olup olmadığı belirlenmeli, davalı hamil yönünden de TTK'nın 778/1-a maddesi atfıyla bonolarda da uygulama alanı bulan 687. maddesi doğrultusunda hamilin iyi niyetli olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir(Benzer yönde içtihat için bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/09/2024 tarih, 2023/4088 Esas - 2024/6283 Karar).
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2.6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...