ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar Tarihi
- 25.12.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde, ... tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Bingöl istikametinden Diyarbakır istikametine doğru seyir halindeyken ... kavşağını yaklaşık ... metre geçtikten sonra sol şerit üzerinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı araç ile çarpışması sonucu çift taraflı yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, vücudunun çeşitli bölgelerinde kırıklar meydana geldiğini ve beyninin sinir hücreleri ve omuriliğinin zarar gördüğünü, beyin sinir kliniğinde yoğum bakım servisine kaldırıldığını ve müvekkilinin tedavisine devam edildiğini, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın devam ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ...tarihli celsede, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın 900,00 TL'lik kısmının sürekli iş göremezlik tazminatına, 50,00 TL'lik kısmının geçici iş göremezlik tazminatına ve 50,00 TL'lik kısmının tedavi giderine ilişkin olduğunu beyan etmiş, ... tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 429.900,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, başvuru aşamasında müvekkili sigorta şirketine sunulması gerekli evrakların eksiksiz sunulmadığını, kaza tarihinin üzerinden 1 yıl geçmediğinden davacının kalıcı sakatlığının belirlenemediğini, ekte sunulan medikal rapordan da anlaşılacağı üzere davacının en az ... ayı sonuna kadar iyileşmesi devam etmekte olup, başvuru şartının gerçekleşmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, temerrüdün gerçekleşmediğini, kusur durumunun araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri ile tedavi ve yol giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinden talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, kusur ve maluliyet durumu ile illiyet bağının tespiti yönünden İstanbul adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerine ilişkin itiraz haklarının delillerin taraflarına iletilmemesi sebebiyle saklı olduğunu, zararın tespit edilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının yapılacaksa TRH-2010 mortalite tablosuna uygun hesaplama yapılması gerektiğini, ticari/temerrüt/avans faizi talep edilemeyeceğini, temerrüdün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait tedavi evrakları, kazaya ilişkin kamera görüntüleri ve UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik kurumundan sorulmuş, maluliyet durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumundan, kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanı bilirkişiden, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine ilişkindir. ... tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kişi başı sakatlanma veya ölüm halinde tazminat üst limitinin 430.000,00 TL ve kişi başı sağlık giderlerinin 430.000,00 TL olarak belirlendiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı tedavi gideri talep edilip edilemeyeceği, koşullarının oluşması halinde tüm tazminat kalemleri yönünden tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davacının yerleşim yerinin Diyarbakır olduğu ve davaya konu kazanın mahkememizin yetki sınırlarına dahil olan Diyarbakır İl sınırları içerisinde gerçekleştiği ve 6100 sayılı HMK.'nun 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Trafik kazası tespit tutanağına göre; ... tarihinde saat ... sıralarında sürücü ...'in içerisinde yolcu olarak ... isimli kişinin de bulunduğu sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile duraklamakta olduğu banket üzerinden sola dönüş yapmak üzere, sola manevrayla taşıt yoluna girdiği isnede Diyarbakır yönünden Silvan yönüne seyri sırasında olay yerine gelen davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin, kendi aracına sol yan kısmından çarpması sonucu dava konusu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kazası tespit tutanağında, kazanın; açık havada, yerleşim yeri dışında, üç yönlü (T) kavşakta, azami hız limiti ... km/s olan, ... m genişliğinde, bölünmüş, eğimli, düz, kuru yüzeyli, asfalt kaplama yolda, gündüz meydana geldiği, çarpışma noktasının sol şerit üzerinde belirlendiği ve her iki araca da ait fren mesafesi tespit edilmediği, kazanın oluşumunda; sürücü ...in, KTK’nın 47/1-c maddesini ihlal ettiği, sürücü ...’in ise aynı Kanunun 52/1-b maddesini ihlal ettiği belirtilmiş, ayrıca not olarak ... plakalı aracın hız göstergesinin ... km/s olarak takılı kaldığı belirtilmiştir.
Kaza nedeniyle Diyarbakır Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma yürütüldüğü ve şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda; sürücü ...'in asli kusurlu, davacı sürücü ...'in ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda; sürücü ...'in, içerisinde yolcu olarak ... isimli şahsın bulunduğu yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, azami hız limiti ... km/s olan bölünmüş yolda, duraklamakta olduğu banket üzerinden sola dönüş yapmak üzere, sola manevrayla taşıt yoluna girmek istediğinde; dikkatli olması, arkasından gelen araç trafiğini etkin bir şekilde kontrol edip, seyir halindeki araçların geçişini bekledikten sonra, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda bu manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken, bu hususa riayet etmemesi nedeniyle, Diyarbakır yönünden Silvan yönüne seyri sırasında olay yerine gelen sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin önünü kapatıp, kendi aracına sol yan kısmından çarpmasına sebebiyet verdiği dava konusu kazadaki dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %100 kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’in ise, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı görülmediğinden, atfı kabil kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla Ustanbul Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı tüm vücut engellilik oranının % 10 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 2.000,00 TL olduğu mütala edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %10 sürekli iş göremezlik ve 18 ay geçici iş göremezlik %100 kusur oranı ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; geçici iş göremezlik tazminatı 92.141,87 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı bilinen ve bilinmeyen dönem olmak üzere toplam 715.725,17 TL olarak hesaplanmıştır. Tedavi giderlerinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporunda, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 1.500,00 TL olarak hesaplandığı mütala edilmiştir.
Davacının geçici ve sürekli iş göremezliği oluşup oluşmadığının tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumundan, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişiden ve tedavi giderinin hesaplanması için adli tıp uzmanından alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süreler ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek benimsenmiştir.
Bu kapsamda belirlenen tazminat miktarlarından resen müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu kaza nedeniyle davacının kendi yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın artmasına ilişkin davacıya kusur atfedilecek herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurludur. Poliçede sakatlanma halinde kişi başı maddi tazminat üst limiti 430.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden kişi başı 430.000,00 TL olup, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının sakatlanma halinde kişi başı maddi tazminat limitinden, tedavi giderinin ise poliçede yer alan kişi başı tedavi gideri teminatından karşılanması gerekir.
Davacı vekili tahkikat sonucunda sunmuş olduğu dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 429.900,00 TL'na yükseltmiş, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri yönünden talep arttırımı yapmamıştır. Bu halde davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin 429.900,00 TL üzerinden, geçici iş göremezlik tazminatının 50,00 TL üzerinden ve tedavi gideri isteminin 50,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak; Sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacı tarafından davalı sigorta şirketine gönderilen ... tarihli başvuru yazısının davalı sigorta şirketine ... tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde temerrüdün ... tarihinde gerçekleşmiş olup, kabul edilen tazminat miktarlarına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜNE, 429.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 430.000,00 TL'nın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.373,30 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 7.327,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 21.965,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 80,70 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 7.327,00 TL tamamlama harcının toplamı olan toplamı olan 7.488,40 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından 1.191,85 TL tebligat ve posta gideri ile 6.435 TL ATK rapor ücretleri ve 5.600,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 13.226,85 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 68.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim