21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 30/1/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ile ... Site Yönetimi arasında 15/09/2023 tarihli Soğuk Kullanım Suyu Tesisatları Değişim İşi Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmede belirtilen hususlar için de müvekkilimiz tarafından 725.000,00TL bedelli senet teminat senedi olarak davalı tarafa teslim edildiğini, müvekkilinin ... Yetkilisi ... ile ... Site Yönetimi Yetkilisi ... arasında 12/02/2024 tarihinde müvekkili tarafından davalı tarafa teslim edilen senedin teminat senedi olduğuna ilişkin Teminat Senedi Belirlenmesi ve Teslimi Protokolü başlıklı ek protokol tanzim ve imza edildiğini, işbu protokol ile teminat senedinin tarafları, amaç ve kapsamı, konusu, yürürlük ve yükümlülükleri, uyuşmazlıkların çözümü başlıkları altında hüküm altına alındığını, 12.02.2024 tarihli ek protokolde, senedin teminat senedi olduğunu, 15/09/2023 tarihli Soğuk Kullanım Suyu Tesisatları Değişimi İşi Sözleşmesinden kaynaklı olarak işbu sözleşmede belirtilen hususlar için düzenlendiğini, Soğuk Kullanım Suyu Tesisatları Değişimi İşi Sözleşmesi'nde belirtilen konular için keşide edildiğini, başka amaçla kullanılmayacağını, üçüncü kişilere devir veya temlik edilemeyeceği ve teminat senedi bedelinin 725.000,00TL olduğuna yer verildiğini, netice itibari ile, bir teminat senedinde bulunması gereken tüm zorunlu unurlara işbu protokolde detaylıca yer verildiğini, ...Noterliği ... numaralı 24 Temmuz 2024 tarihli ihtarname gönderildiğini, bu nedenlerle; haklı nedenlerle açmış olduğumuz menfi tespit davasının kabulüne, dava konusu 12.02.2024 düzenlenme tarihli ve 725.000-TL (yediyüzyirmibeşbinTürkLirası) bedelli senedin teminat senedi sıfatını haiz olduğunun kabulü ile davacı müvekkilimizin davalı yana borçlu olmadığının tespitine, işbu dava konusu teminat senedinin tarafımıza teslim edilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 09/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın tüketici mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, işbu dava davacı tarafça görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın dosyaya ibraz etmesi üzerine müvekkilin ilk defa gördüğü protokol yetkisiz temsilci tarafından imzalandığını, yetkisiz temsilcinin imzaladığı protokol yetkisiz temsile ilişkin kurallar uyarınca müvekkil bakımından geçersiz ve herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını, bu protokoldeki hükümlere dayanılarak davaya konu edilen senedin iadesinin talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davacı tarafın talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya sunulan 12.02.2024 tarihli protokol tek nüsha olarak imzalanmış olduğunu, müvekkili adına protokolü imzalayan kişinin bunu daha ileri bir tarihte imzalayıp protokol tarihini senedin düzenlendiği tarih ile aynı şekilde doldurmuş olduğu şüphesi bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının teminat mektubu sunma yükümlülüğü bulunduğunu, davaya konu senedin bu yükümlülüğü ifa etmek için teslim edildiği yönünde yapılacak savunmalar geçersiz olduğunu, zira sözleşme hükümlerinde teminat senedi verileceği belirtilmediğini, ayrıca davacının teslim almayı talep ettiği senet teminat senedi özelliklerini taşımadığını, taraflar arasındaki sözleşmede teminata ilişkin hükümler açıkça belirtildiğini, davacının müvekkiline teminat mektubu sunması gerektiğini, bu nedenle davacının davaya konu ettiği senet bu kapsamda değerlendirmeye alınamayacağını, teminat mektubu ile teminat senedinin sağladığı güvenceler ve sonuçları birbirinden farklı olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davaya konu senedin teminat senedi özelliğini haiz olduğu kabul edilse bile bu senet sözleşmede belirtilen teminat mektubu yerine kullanılamayacak ve iadesi mümkün olamayacağını, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davaya konu senedin teminat senedi özelliğini haiz olduğunu ve sözleşmedeki teminat mektubu yerine verildiği kabul edilse bile bunun iadesi mümkün olmayacağını, zira taraflar arasındaki 15.09.2023 tarihli sözleşmede teminat mektubunun 2 yıl boyunca geçerli olacağı belirtildiğini, senedin düzenleme tarihi olan 12.02.2024 tarihinden bu yana 2 yıl geçmediğini, davacı taraf ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme 28.05.2024 tarihinde feshedildiğini, bu durumda senedin 28.05.2026 yılına kadar müvekkili uhdesinde kalması gerekeceği izahtan varestedir, böylelikle bu varsayımda bile davanın süresinde açılmadığı da anlaşıldığını, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimin tam ve gereği gibi ifa etmemiş olduğundan ve ayıplı ifada bulunduğundan dolayı müvekkili nezdinde zarar meydana geldiğini, müvekkilinin zararı davalı tarafça tazmin edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşme müvekkili tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, müvekkilinin davacıdan alacaklı konumda olduğunu, buna rağmen davacı tarafça haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında akdedilen 15.09.2023 tarihli Ortak Mahaller Soğuk Kullanım Suyu Tesisatları Değişimi İşi Sözleşmesi kapsamında davacının üstlendiği işleri tam ve gereği gibi ifa etmediği müvekkilinin tuttuğu kayıtlarda sabit olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme müvekkilince ... Noterliği 28.05.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, bu nedenlerle; davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek tüketici mahkemesine gönderilmesini, davanın kül halde reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Taraflar arasındaki Protokol uyarınca düzenlenmiş 12/02/2024 Keşide tarihli, 725.000,00TL bedelli senet yönünden davacının menfi tespit talebi ve senedin istirdatı talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.
Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır. ... BAM ... HD'nin 2024/... Esas - 2024/... Karar sayılı ilamında: "... Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit, karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkin olup, davacı-karşı davalı yüklenici, davalı- karşı davacı iş sahibidir. Davalar eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve davalı- karşı davacı site yönetimi 6502 sayılı yasa 3-k maddesi kapsamında tüketici konumunda olduğundan, uyuşmazlığın çözümünda 6502 sayılı yasa 73/1 Maddesi gereğince tüketici mahkemesi görevlidir.
İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi yerinde ise de, davalı- karşı davacı site yönetiminin tüketici olması nedeniyle Tüketici Mahkemeleri görevli görevli olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair tespit yerinde olmamıştır..." şeklinde belirtilmiştir.
Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya 6102 Sayılı TTK ' da mutlak ticari dava olarak sayılması ya da her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkin olduğu ve davalının tüketici konumunda olduğu bu uyuşmazlık, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca aşağıdaki şekilde görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2.)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.)HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4.)HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.20/01/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)