Esas No
E. 2024/1685
Karar No
K. 2024/2424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/1685 E.  ,  2024/2424 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/414 D. İş, 2022-430 K.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: KIT-2018/50-2
DAVA TARİHİ: 20.04.2016
HÜKÜM/KARAR: Tarafların İtirazının Kısmen Kabulüne

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2016/26352

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda,

Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından; istinaf edilmesi edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından kararın kaldırılmasına karar verilmiş, karardan sonra İtiraz Hakem Heyetince itirazların kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.02.2013 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motorsikletin, karşıdan karşıya geçmek isteyen bir yayaya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, motorsiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 150.000,00 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, kazaya ilişkin kusur tespitinin yapılması gerektiğini, davacının ehliyetsiz kişinin aracına binmesi sebebiyle müterafik kusur indirimi uygulanmasını ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, davacının kaza sebebiyle maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 19.09.2016 tarih ve K-2016/65650 sayılı kararında; kazaya karışan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabul edildiği; davacı tarafından sunulan maluliyete ilişkin rapor ile davacının maluliyet oranının %28 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği ve davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün ehliyetsiz olması sebebiyle %20 indirim uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı için 120.000,00 TL tazminatın 04.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, bakiye 30.000,00 TL tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyeti'nin ilk kararı

İtiraz Hakem Heyeti'nin 31.12.2016 tarih ve İHK/2016-3585 sayılı kararında; müterafik kusur indirimi uygulamasının uygun olduğu ancak indirimin toplam tazminat üzerinden yapılması gerektiği itiraz aşamasında alınan hesap raporunda davacının askerlik döneminin hesaplamada dikkate alındığı gerekçesiyle davacı ve davalının itirazının kısmen kabulü ile 150.000,00 TL olan tazminat talebinin 148.139,37.00 TL'sinin kabulü ile 04.04.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile Güvence Hesabından tahsiline ve davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C. İstinaf Kararı:

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/509 Esas-2017/730 Karar sayılı 19.10.2017 tarihli kararında; maluliyet raporları arasında çelişki olduğu kaza tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyet raporu alınması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti'nin 31.12.2016 tarih ve İHK/2016-3585 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

D. İtiraz Hakem Heyeti'nin 2.kararı

İtiraz Hakem Heyeti'nin 17.03.2018 tarih ve 2016/İHK-3585 sayılı kararında; Bölge Adliye Mahkemesinin kararı doğrultusunda alınan maluliyet raporundaki maluliyet oranının önceki karara dayanak raporla aynı olduğu gerekçesiyle davacı ve davalının itirazının kısmen kabulü ile 150.000,00 TL olan tazminat talebinin 148.139,37,00 TL'sinin kabulü ile 04.04.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle Güvence Hesabından tahsiline ve davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 25.10.2021 tarihli ve 2021/14896 Esas, 2021/7397 Karar sayılı kararı ile; davacı yolcu ile dava dışı sürücünün arkadaş olup gezdikleri esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde ise maktu ücrete hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İtiraz Hakem Heyetinin 11.04.2022 tarihli KIT-2018/50-2 sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak 19.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 196.844,97 TL maluliyet zararından %20'lik müterafik kusur indirimi ve %20 hatır taşıması indirimi olmak üzere %40 indirim yapıldığı ve son olarak davalı ödemesinin tenzili ile tazminatın belirlendiği gerekçesiyle davacı ve davalının itirazının kısmen kabulü ile 150.000,00 TL olan tazminat talebinin 108.570,37 TL'sinin kabulü ile 04.04.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle Güvence Hesabından tahsiline ve davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;İtiraz Hakem Heyeti'nin %20 hatır taşıması ve %20 müterafik kusur indirimi yaptığını, ancak %20 müterafik kusur indiriminin bozma kararında olmadığı halde hatalı şekilde uygulandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması 6098 sayılı TBK’nın 51 ve 52 nci maddelerinde düzenlenmiştir.

TBK 51 inci maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir. Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan hatır taşıması indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecek, son olarak da davadan önce yapılan ödemenin güncellenen değeri düşülecektir. İlgili kanun maddeleri incelendiğinde yapılan ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim nedeni olarak gösterilmediği gibi Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik ... geldiği üzere borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır.

Somut olayda; hakem heyetince karar verilirken, hatır taşıması olduğu ve davacının alkollü sürücünün aracına binmesi sebebiyle müterafik kusur bulunduğu kabul edilerek, tazminattan toplam %40 oranında indirim yapılmış, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan yapılan indirimin oranı tek seferde %40 olarak hatalı bir şekilde uygulanmıştır.

O halde, davacının hesap edilen maddi zararından öncelikle %20 hatır taşıması sonra %20 müterafik kusur indirilerek kalan miktardan da davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş halinin düşülmesi (önceki temyize gelen davalı olduğundan davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek ve yeniden hesaplama yapılmadan) ile ulaşılacak tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY

Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (TBK 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50 nci md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken bir takım veriler kullanılacaktır. (Türüne göre zararın kapsamı- gelir -kusur- ödeme varsa vs.) Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir. Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) HMK 266 ncı md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. 6098 sayılı TBK'nın 51 inci maddesi "tazminat ve belirlenmesi" 52 nci maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir. Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında TBK'nın 51-52 maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuku eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. BK 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra BK 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. H.D önceki içtihatları da bu yöndedir.

Somut olayda; hakem heyeti tarafından tazminat hesabında önce % 40 oranında müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapıldığı, bulunan tutar üzerinden de davalının önceki ödemesinin güncellenmiş tutarı düşülerek sonuç tazminatın belirlendiği; sayın çoğunluk tarafından ise, anılan nedenlerle yapılacak % 20'şer indirimlerin topluca değil de sırayla yapılması ve davalı ödemesinin güncellenmiş tutarının en son düşülmesi gereğine değinilerek kararın bozulduğu görülmektedir. Hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin sırayla yapılmasına ilişkin bozma gerekçesi yerinde olmuştur. Ancak yukarıda açıklanan nedenlerle, hesap edilen tazminattan öncelikle davalının ödemesinin güncellenmiş tutarının düşülmesi, ardından da sırasıyla hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması için İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı yararına bu şekilde bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun indirim sırasına dair farklı gerekçeye dayanan bozma kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog