17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- ADANA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2371
- Karar No
- 2024/2371
- Karar Tarihi
- 16.01.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2371 - 2025/96
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ... Esas ( Derdest)
TARİHİ : 11/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2024 tarih, ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı Vekili Dilekçesinde: Tüm ülkemizi etkileyen 06.02.2023 tarihli depremlerin sonucunda oluşan büyük yıkımdan ... da dahil olmak üzere deprem bölgesinde bulunan herkesin etkilendiğini, Bankanın bölge genelinde personelleri de dahil olmak üzere tüm vatandaşların barınma ve konaklama sıkıntılarının bertaraf edilebilmesi için depremin ilk anından itibaren prefabrik konteynerler aracılığıyla gerekli destek ve yardımlar sağlandığını, işbu davaya konu elektrik kullanımlarının olduğu yer olan ... Mahallesi ... Caddesinde yer alan konteyner kentte benzer şekilde inşa edilmiş bir yerleşim alanı olduğunu, Bankanın bu yerleşim yerinde yaşayan vatandaşların alması gereken temel hizmetlerin sağlanması hususunda da girişimleri olduğunu, elektrik aboneliğinin temini hususunda bahse konu arazinin Milli Emlak'a ait olmasından dolayı kira kontratı yapılmasında yetki sorunu yaşandığını, 16.07.2024 tarihinde AFAD tarafından davalıya hitaben düzenlenen yazıya istinaden abonelik işlemlerine başlanabildiğini ve fakat henüz abonelik işlemleri sonuçlanmadığını, yerleşim alanında yer alan trafo aracılığıyla burada bulunan vatandaşlar tarafından elektrik kullanımı gerçekleştirilmiş olup, deprem sonrası yaşanan kargaşa ve karışıklıktan ve de Davalı tarafın iş bu konteyner kentin bulunduğu yer elektrik dağıtım şirketi olmasından dolayı, abonelik hususunda başvurular yapılmış da olsa bu başvurulardan olumlu sonuç alınamadığını, bu süreçte, davacı Banka tarafından bölge halkının yaralarının sarılması, insani bir ortamda yaşam sürebilmelerini teminen kamusal bir hizmet sağlandığını, Bankanın amacının, ne bedelsiz şekilde ne de kaçak şekilde elektrik kullanımı olamayacağı ortada olduğunu, kesinlikle davalı tarafça hesaplanan faturalarda talep edilen tutarların kabulü anlamına gelmemek üzere, kaçak elektrik kullanımında esas alınan hesaplamalar dikkate alınmaksızın yapılacak hesaplamalar doğrultusunda Bankaya bildirilecek tutarların ödenmesi hususunda da tereddüt bulunmadığını, davalı tarafça Bankaya tebliğ edilen faturaların hesaplama usullerine ilişkin yaptıkları itirazların kabul edilmediğini, kullanılan elektriğin, bölgenin içinde bulunduğu koşullar ve imkânlar dikkate alınmak suretiyle faturalandırılması gerekir iken, kaçak elektrik kullanımına tabi tutulması hakkaniyet ve iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, Bankanın ilgili birimlerince yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler neticesinde yapılan hesaplamalarda bulunan tutarların davalı tarafça talep edilen tutarlarla karşılaştırması yapıldığında aradaki farkın oldukça fazla olduğunu, diğer taraftan davalı tarafından düzenlenen 28.06.2024 tarih, ... fatura numaralı ve 10.07.2024 tarih ... fatura numaralı faturalardan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti için arabuluculuk görüşmelerinin davalı taraf ile yapılığını ancak olumlu sonuç alınamadığını, davalı tarafça 28.06.2024 tarih, ... fatura numaralı ve 10.07.2024 tarih ... fatura numaralı faturalardan dolayı Banka aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı dosyalarından takip başlatılmakla, takiplere itiraz edildiğini ve durdurulduğunu, Bankanın her ne kadar hakkında menfi tespite konu faturalardan dolayı başlatılmış bir takip var ise de davalı tarafça açılmış bir itirazın iptali davası da bulunmadığını, dolayısıyla konuya ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18.01.2012 tarih, 2011/19-622 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararı ile gelinen aşamada Bankanın işbu davayı açmasında hukuki yararının olduğu ve davanın dinlenilmesi gerektiği hüküm altına alınmış olduğunu, bahse konu yerde yaşayan insanların elektrik kesintilerinden dolayı mağduriyet yaşamamaları için de tedbir talebinin kabul edilmesi gerektiğini, gelinen son noktada; Banka tarafından kurulan konteyner kentte yaşayan vatandaşların mağdur olmaması adına, bahse konu faturaların ödenmemesinden dolayı, davalı tarafça elektriklerin kesildiğini, ağır bir yıkım ile sonuçlanan depremin ardından, bölge halkının yaraları tüm ülke tarafından sarılmaya çalışılırken, kamu Bankası olarak bölgeye büyük destekler sağlayan müvekkil Bankanın “elektriklerin kesilmesi” baskısı altında ödeme yapmaya zorlanmış olup, davalı tarafla yapılan görüşmeler neticesinde aylık ödeme yapılması şartı ile (ilk ödeme 04.10.2024 tarihinde 1.624.755,02-TL olarak yapılmıştır.) konteyner kentin elektriklerinin yeniden kullanıma açıldığını, Bankanın kurmuş olduğu konteyner kentte bulunan vatandaşların mağdur olmaması adına yapılan bu ödeme öncesinde, arabuluculuk süreci de tamamlanmış olduğundan Banka tarafından işbu menfi tespit davası açılması zorunluluğu doğduğunu, arz edilen sebeplerle; öncelikle Banka tarafından ödeme yapılmaması ve davalı tarafça elektriklerin kesilmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, Bankanın davalı tarafından düzenlenen 28.06.2024 tarih, ... fatura numaralı 11.366.766,89-TL tutarlı ve 10.07.2024 tarih ... fatura numaralı 265.224,54-TL tutarlı faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda; kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen fatura tarihlerinde davacının abonelik sözleşmesinin bulunmadığının davacı tarafça kabul edildiği, ... Elektrik Dağıtım AŞ'nin davacı tarafa göndermiş olduğu 12/07/2024 tarihli üst yazıda (...) kaçak kullanım tespiti yapılan yerin konteyner kent olması nedeniyle enerjinin kesilemediğinin belirtildiği, dava konusunun borcun bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde belirtilen elektrik kesintisine ilişkin herhangi bir delilin dosya içeriğinde bulunmadığı, mevcut deliller itibariyle; hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağının yaklaşık olarak ispat edilemediği, HMK'nin 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken şartların bulunmadığı anlaşıldığından talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
Ara kararın taraflara TEBLİĞİNE,...." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davaya konu elektrik kullanımlarının olduğu yer olan ... Mahallesi ... Caddesinde yer alan Konteyner kentte benzer şekilde inşa edilmiş bir yerleşim alanı olduğunu, bankanın bu yerleşim yerinde yaşayan vatandaşların alması gereken temel hizmetlerin sağlanması hususunda da girişimleri olduğunu, elektrik aboneliğinin temini hususunda bahse konu arazinin Milli Emlak'a ait olmasından dolayı kira kontratı yapılmasında yetki sorunu yaşandığını, 16.07.2024 tarihinde AFAD tarafından davalıya hitaben düzenlenen yazıya istinaden abonelik işlemlerine başlanabilmiş ve fakat henüz abonelik işlemleri sonuçlanmadığını, yerleşim alanında yer alan trafo aracılığıyla burada bulunan vatandaşları tarafından elektrik kullanımı gerçekleştirildiğini, deprem sonrası yaşanan kargaşa ve karışıklıktan ve de Davalı tarafın iş bu konteyner kentin bulunduğu yer elektrik dağıtım şirketi olmasından dolayı, abonelik hususunda başvurular yapılmış da olsa bu başvurulardan olumlu sonuç alınamadıklarını, , Müvekkil Banka tarafından bölge halkının yaralarının sarılması, insani bir ortamda yaşam sürebilmelerini teminen kamusal bir hizmet sağlandığını, Banka aleyhine tamamen haksız, hukuka ve hakkaniyet kurallarına aykırı olarak davaya konu faturalar düzenlenlendiğini, tedbir kararının verilmesi, davaya konu yerde yaşayanlar açısından elektriklerin kesilmesinden dolayı yaşanan mağduriyetlerin de önüne geçeceğini, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde, ancak yargılama yapılması halinde belirlenebilecek, dolayısıyla şu aşamada miktarı belli olmayan alacak nedeniyle Bankamızın ödemesi gerekenden çok daha fazla ödeme yapması söz konusu olacağını, ... Elektirik Dağıtım A.Ş. Tarafından müvekkil Banka aleyhine dava tarihinden sonra ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası nezdinde yeni bir icra takibi başlatıldığını, ödemelerin davalı ile müvekkil Banka arasında yapılan görüşmeler sonucu taksitlendirildiği ve taksitlendirilmiş olmasına rağmen davalı tarafça faiz işletilmeye devam edildiğini, davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ki ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken iş bu talebin reddedilmesi hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla koşulları oluşan ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesini, yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle menfi tespit talebine yönelik davada elektriklerin kesilmemesi ve ödeme yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
HMK'nin 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkânsız hâle gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 sayılı HMK'nin 390/1. maddesinde, ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği, aynı Yasa'nın 390/3. fıkrasında ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 390/3. maddesinde ise; tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
Somut olayda; kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen fatura tarihlerinde davacının abonelik sözleşmesinin bulunmadığının davacı tarafça kabul edildiği, ... Elektrik Dağıtım AŞ'nin davacı tarafa göndermiş olduğu 12/07/2024 tarihli üst yazıda (...) kaçak kullanım tespiti yapılan yerin konteyner kent olması nedeniyle enerjinin kesilemediğinin belirtildiği, dava konusunun borcun bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde belirtilen elektrik kesintisine ilişkin herhangi bir delilin dosya içeriğinde bulunmadığı, mevcut deliller itibariyle; hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağının yaklaşık olarak ispat edilemediği, HMK'nin 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken şartların bulunmadığı, mahkemece talebin reddine dair hüküm tesis edilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
İstinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi ara kararının bu aşamada ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harçtan peşin alınan 427,60 TL karar ilam harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,8 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere karar verildi. 16/01/2025
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)