T. C. ANKARA 3.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/149 Esas - 2024/35
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ...
: 2- ...
Av. ...
GEREKÇELİ KARARIN
TALEP
Davacı vekili 23/03/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin .... (...) nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin .... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu red kararının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira ...’in başvurunun esas unsurunu ... ibaresi şeklinde nitelendirildiğini ancak bunun yanlış olduğunu, markaların benzer olmadığını, markaların farklı ürünleri içerdiğini, mal ve hizmet farklılığı olduğunu, ibare ve logoların farklı olduğunu orta zekalı bir tüketicinin karıştırmayacağını ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Davaya konu “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkili şirket adına tescilli “...” ibareli marka ile ortalama tüketicide bıraktığı genel intibanın ve görsel/işitsel/bütünsel/kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, nitekim dava konusu “...” ibareli marka başvurusunun, “...” ve “...” ibarelerinin birleşiminden oluştuğunu, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf ve tali unsur niteliğinde olduğunu, benzerlik incelemesinde dikkate alınamayacağını, müvekkili şirket adına tescilli markanın tamamen ayırt edici bir kelime unsuru ile oluşturulduğunu, genel izlenim açısından tüketiciler nezdinde markaların farklı ticari kaynaklara sahip olduğunun algılanmasının imkansız olduğunu, dava konusu marka başvurusunda yer alan 44. sınıftaki hizmetlerin, müvekkili şirkete ait markanın tescilli olduğu 44. sınıftaki hizmetler ile birebir aynı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR: Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 24/01/2023 olduğu, 23/03/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. .... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki .... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, diğer gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz ile ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. …
1.Başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Yapılan incelemede işbu başvuru ile ... sayılı "..." ibareli markanın ortak unsurunun ".../..." olduğu, başvuruda "..." unsurunun bağımsız yazıldığı, ... markasındaki "..." unsurunun ise coğrafi yer adı olmasından dolayı ve markada yer adı ile seri/şube izlenimi verebileceği tespitleri ile birlikte işbu markaların benzer oldukları tespit ve kanaatine varılmıştır. Buna ilaveten, başvuru ile ... sayılı "..." ibareli kısmi ret gerekçesi markanın 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen hizmetler bakımından aynı / aynı tür ve benzer nitelikte hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile ... sayılı "..." ibareli kısmi gerekçesi marka arasında, 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür. Başvuru sahibinin diğer markalarının ise işbu kararı etkiler mahiyeti bulunmadığı anlaşılmış, başvuru sahibinin diğer tüm iddiaları ile birlikte işbu itirazının reddine karar verilmiştir.
2.... adına yapılan itiraz incelenmiştir. Yukarıdaki tespitler doğrultusunda başvuru ile itiraz gerekçesi ... sayılı "..." ibareli itiraz gerekçesi markanın benzer marka oldukları kabul edilmiştir. Akabinde mal/hizmet kapsamındaki değerlendirmeye geçilmiştir.
KARAR
1.Başvuru sahibinin itirazının reddine..." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "..." ( ... ) ..... sınıf (dava konusu edilen ... kararında 44. sınıf başvuru kapsamından çıkarılmıştır. Dolayısıyla dava konusu edilen sınıf, 44. sınıftır.) Davalı Markası "..." ( ... ) 36, 44. sınıflar. Bilirkişi heyetinden alınan alınan 25/12/2023 havale tarihli raporda özetle; "...Dava konusu markanın kapsamındaki redde konu hizmetlerin tamamının davalının redde gerekçe markasının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı,
2.Dava konusu marka başvurusu ile davalı markası arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu,
3.Dava konusu marka ile davalı markası arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
4..... sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu..." ifade edilmiştir Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında dava konusu 44. Sınıf: "44: Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 36, 44. Sınıflardaki "36. Sınıf: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri. Rezidans ve konut satışı ve yönetimi, alışveriş (....) merkezi yönetimi ofis binaları satışı ve yönetimi konusunda danışmanlık hizmetleri."; "44. sınıf: Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler. Spa hizmetleri." emtialarında tescilli olduğu görülmektedir. Dava konusu başvuru kapsamında çıkarılan 44. sınıf kapsamında yer alan hizmetlerin davalı şirkete ait redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı tespit edilmiş, sonuç itibariyle taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti/benzerliği şartının sağlandığı görülmüştür. Hedef tüketici kesimi yönünden değerlendirme; Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Benzerliği tespit olunan 44. sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.” hizmetlerinden yararlanacak olan tüketicilerin normalden daha fazla dikkat ve özenle bu hizmetleri tercih edecekleri, bu hizmetlerin büyük çoğunluğunun profesyonel iş yaşantısı akışında ihtiyaç duyulan ve profesyonel işletmeler tarafından tüketiciye sunulan nitelikteki hizmetlere ilişkin olduğu, alıcı ve yararlanıcı kitlesinin yetişkin ve belli bir seviyede aydınlanmış ve hatta uzmanlığı bulunan kişilerden oluştuğu, tüketicilerin bu hizmetlerden sık ve rutin olarak yararlanmadığı, çoğu zaman muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak ve araştırma yaparak hizmeti sunacak olan işletmeyi belirlediğinden ilgili hizmetler bakımından alıcıların bilinç düzeyi yüksek tüketicilerden oldukları anlaşılmıştır. B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu “...” ibareli marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, kalın, italik, büyük harflerle, alt alta “...” ve “...” ibarelerinin yer aldığı herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Redde gerekçe “...” ibareli marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, kalın, standart, büyük harflerle “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Dava konusu marka ile davalı markasında “...” ibaresinin ortak olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar kapsamında, karşılaştırmaya konu olan markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde; dava konusu marka ile davalı markalarındaki ayırt edici niteliği yüksek olan ibarenin “...” ibaresi olduğu, her iki markada da tüketici algısının Türkçe'de soldan sağa okuma alışkanlığı bulunduğundan, ilk ibare olan “...” ibaresi üzerinde olacağı, zira tüketicinin markaların başlangıç kısmına diğer kısımlarına göre daha çok meylettiği ve markaların başlangıç kısımlarını daha çok zihninde tutarak tercihlerini belirlediği, markalarda yer alan “...” ve “...” ibarelerinin dava konusu hizmetler bakımından markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, sonuç olarak hem dava konusu markanın hem de davalının redde gerekçe markalarının esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu, ilgili tüketici kitlesi ortalamanın üzerinde dikkat seviyesine sahip tüketici kitlesi olsa da, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde davacının “...” esas unsurlu başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının “...” esas unsurlu markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, tüketicilerin hem görsel hem işitsel olarak markalarda ilk algılayacağı ibarenin “...” ibaresi olduğu, zira markalarda yer alan ayırt edici niteliği yüksek olan “...” ibaresini diğer ibareler ile (“...” ve “...") bütüncül görmeyeceği, aksine bu ibareyi görsel hafızasına alacağı ve telaffuz edeceği, sonuç olarak her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davalı markası arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Neticeten, hem dava konusu markanın kapsamında yer alan bütün hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel ve görsel olarak bütünsel algı itibariyle iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dikkat, bilgi ve özen düzeyi yüksek müşteri grubunun bile yanılgı yaşamasının mümkün olabileceği ve dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu kanaati Mahkememizde oluşmuştur. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)