Esas No
E. 2023/329
Karar No
K. 2023/329
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
T. C. ANKARA 3.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/329 Esas - 2024/77

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/329 Esas
KARAR NO: 2024/77
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1- ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ: 12/09/2023
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN: 15/03/2024
YAZILDIĞI TARİH: 04/05/2024

TALEP

Davacı vekili 12/09/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun .... 'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını, müvekkiline ait itiraza gerekçe marka ile davalı şirket marka başvurusunun işitsel, görsel ve anlamsal olarak çok ciddi düzeyde benzer olduğunu, müvekkili markasının 30. Sınıfta tescilli olduğunu ve dava konusu markanın da aynı sınıfta tescilinin istendiğini, markaların tüketici kitlesi tarafından karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, taraf markaları bakımından çocukların asıl hedef kitle olduğunu, müvekkilinin mesnet markasında yer alan “...” ibaresinin çatı marka niteliğinde olduğunu, “...” ibaresinin de tüketicinin algısında seri marka intibaı yarattığını, davalı başvurusunun müvekkili markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına ve müvekkili markasının itibarının zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirketin marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek; .... ...’nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkili tescil başvurusuna konu “...” ibaresi ile davacı tarafın itiraza konu “...” ibareli markasının bir bütün olarak karşılaştırıldığında ne alfabetik, ne de fonetik olarak benzerlik göstermediğini, ortak kelimenin “...” olması nazara alındığında bu kelimenin müvekkili tarafından yapılan tescil başvurusunda markanın baş kısmında, davacı tarafa tescilli marka ibaresinin ise son kısmında yer almasının her iki ibare arasında büyük bir fark yarattığını, sonra gelen “...” ve “...” kelimelerinin hem alfabetik hem de fonetik uyumsuzluğu gözetildiğinde her iki marka ibaresi arasındaki uyumsuzluk ile markalar arasında benzerlik bulunmadığı için karıştırılma ihtimalinin de mevcut olmadığının apaçık görüldüğünü, gıda alanındaki yetişkin ve ortalama bilinç düzeyine sahip tüketicilerin bu iki markayı karıştırmalarının hayatın olağan akışında mümkün olmadığını, her iki markanın amblemleri arasında ciddi bir fark bulunduğunu, davacının markasının tanınmışlığına dair herhangi bir somut veri sunulmadığını, somut uyuşmazlık bakımından haksız rekabet şartlarının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR: Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5 ve 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1, maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya 14/07/2023 tarihinde tebliğ olduğu, 12/09/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. ... ...'in ... sayılı kararında; "6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 s. SMK) 19 uncu maddesi uyarınca verilen ilana itirazın reddi kararına karşı yapılan itirazın incelenmesi. ...

Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirir. Karşılaştırma, ihtilaf konusu markaların her birini bütün olarak inceleyerek yapılmalıdır, ancak bazı durumlarda, bileşke markayı oluşturan öğelerden biri, bileşke markanın kamunun ilgili kesiminde yarattığı bütüncül algıda baskın konumda bulunabilir. Belirtilen ilkeler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak görsel, işitsel, anlamsal düzeyde benzer olmadığı, bu bağlamda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı görüşüne ulaşılmış ve işbu itirazın reddi gerekmiştir.

KARAR

İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. ... (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ... (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. ... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (...) 30. sınıf Davacı Markaları "..." (...) 30. sınıf Bilirkişi heyetinden alınan 15/01/2024 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu marka kapsamında yer alan tüm emtianın, davacıya ait marka kapsamında yer alan emtia ile aynı/aynı tür olduğu, dava konusu marka ile davacıya ait markanın görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel olarak benzer olmadığı, davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı" ifade edilmiştir. Davacı vekilinin, aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir. TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 30'uncu sınıftaki: "30. Sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davacı markasının ise ... sayılı ve "... ..." esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 30. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin davacı başvurusuna esas mal/hizmetler ile birebir aynı olduğu gözlenmektedir. Dolayısıyla iltibas değerlendirmesi bakımından; “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu emtialar, “yiyecek-içecek” grubuna dahil, hemen her yaştan ve kesimden tüketiciye hitap eden ürünler olup, nadiren özel bir tüketici kesimine hitap eden, nispeten kısa zaman aralığında tercih yapılarak satın alınan, sık tüketilen gündelik ürünler olup, yüksek fiyatlı olarak nitelendirilemeyecek ürünlerdir. Dolayısıyla dava konusu edilen ürünlerin hitap ettiği tüketici ve alıcı kitlesinin, ilgili emtiaları satın alırken sahip olduğu bilgi/bilinç/dikkat/özen seviyelerinin ortalama düzeyde olduğuna kanaat getirilmiştir. B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu marka başvurusu "...” ibaresinden oluşmakta olup, marka kapsamında herhangi bir şekil unsuru bulunmamaktadır. “...” ibaresinin altında, farklı bir alfabe ile yazılmış bir ifade yer almakta ise de, bu ibarenin, ortalama bir tüketici tarafından okunabilmesi ve anlamlandırılabilmesi mümkün olmadığından, dava konusu markanın esas unsuru “...” ibaresidir. “...” ibaresinin bir bütün olarak anlamı bulunmamakla birlikte, “...” ve “...” ibareleri, ayrı ayrı anlamları bulunan İngilizce kelimelerdir. “...” ibaresi “kar, toz, yağış” anlamını taşımakta iken, “...” ibaresi “lokma, ısırık, ısırmak” anlamlarına gelmektedir. Dolayısıyla kelimelerin anlamlarından yola çıkılarak, dava konusu markanın “kar ısırığı” şeklinde çevirisi yapılabilir. “... ...” ibaresi, “..." şeklinde okunmaktadır. Dava konusu marka, pembe renk ile yazılmıştır. Davacıya ait marka ise “...” ibaresinden oluşmakta ve kelimelerin arka planında bir şekil unsuru yer almaktadır. “...” ibaresi, diğer unsurlara nazaran çok küçük punto ile yazılmış olup, bu ibare, aynı zamanda davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici unsurudur. “...” ibaresi, markada kapladığı boyut itibari ile, markanın tali unsuru niteliğindedir. Davacıya ait markada yer alan “...” ve “...” ibareleri, alt alta konumlandırılmış olup, her iki ibarenin de marka algısı yarattığı değerlendirilmiştir. “...” kelimesi, İngilizce bir kelime olup, “...” şeklinde telaffuz edilmekte ve “bugün” anlamına gelmektedir. “...” ibaresi de yine İngilizce bir kelime olup, “kartopu” anlamına gelmektedir. “..." şeklinde telaffuz edilmektedir. Davacıya ait markada, kelime unsurları haricinde, bir daire içinde manzara resmi yer almaktadır. Davacı markasında “...” kelimesi kırmızı renk ile, “...” ibaresi ise pembe-beyaz renkler ile yazılmıştır. Dava konusu marka ile davacıya ait marka bir bütün olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka bir kelime markası iken, davacıya ait marka kelime ve şekil unsurlarının bir arada yer aldığı karma nitelikte bir markadır. Dava konusu marka sadece esas unsurdan oluşmakta ve tali bir unsur içermemektedir. Davacıya ait markada ise hem iki farklı esas unsur yer almakta hem de tali unsur olarak, davacının ticaret unvanının ayırt edici unsuru bulunmaktadır. Dava konusu marka ile davacıya ait marka, bütünsel karşılaştırmada “...” kelimesinin ortaklığı dışında, hiçbir benzerlik taşımamaktadır. Taraf markalarında ortak unsurun “...” kelimesi olduğu, somut olayda uyuşmazlığın “...” kelimesinin ortaklığından kaynaklandığı tespit edilmiştir. “...” ve “...” ibareleri bakımından bir karşılaştırma yapıldığında ise, bu ibareler, her iki markada da ya esas unsur ya da esas unsurlardan biri konumundadır. Kelimeler, ortak olarak “...” ibaresini içermekle birlikte, bu kelime, davacı markasının esas unsuru konumunda değildir. “...” ibaresi, basit bir İngilizce kelime olup, “...” ve “...” ibareleri farklı anlam taşıyan kelimelerdir. Her ne kadar aralarında “...” ibaresinden kaynaklanan bir ortaklık var ise de, bir bütün olarak “...” ve “...” ibareleri, görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı kelimelerdir. Davacıya ait marka “..." şeklinde telaffuz edilirken, dava konusu marka başvurusu “..." şeklinde telaffuz edilmekte ve markalar arasındaki harf farklılığı, işitsel olarak fazlalaşmaktadır. Davacı markası “kartopu” anlamına gelen bir kelime iken, dava konusu marka başvurusu anlamı olan bir kelime olmayıp, markayı oluşturan “...” ve “...” kelimelerinin anlamından yola çıkılarak “kar ısırığı” şeklinde çevirisinin yapıldığı, bir diğer ifade ile dava konusu markanın, davacıya ait markanın anlamından farklılaştığı tespit edilmiştir. “...” ve “...” kelimeleri hem okunuş hem görsel hem de anlam olarak birbirinden farklı kelimelerdir. “...” ve “...” kelimeleri arasında, “B” harfi ile başlamaları dışında herhangi bir benzerlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla, salt “...” ibaresinin ortaklığının markaları benzer kılmayacağı, ve bu ibarenin ayırt ediciliğinin de düşük olduğu değerlendirilmiştir. 2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır. Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır. 3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşümü ile 157,75 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog