Esas No
E. 2021/26592
Karar No
K. 2024/834
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/26592 E.  ,  2024/834 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1382 E., 2021/1518 K.
DAVALILAR: 1-Allianz Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...

2.... 3-... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 17.10.2016

HÜKÜM/KARAR : Davacının İstinaf Başvurusunun Reddine, Davalı ...Ş. Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/804 E., 2020/134 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.07.2016 tarihinde, davacının kullandığı motosiklet ile davalı ...'nin kullandığı minibüsün çarpışması sonucu davacının yaralandığını, yaklaşık bir hafta süreyle yoğun bakımda kaldığını, ölüm tehlikesi geçirdiğini, kaza tutanağına göre davalı minibüs sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle, davacının ömür boyu yürüyememe ve ölüm korkusu nedeniyle arabalara dahi binmeye korktuğunu, ayrıca davacının kaynakçı ustası olup, ortalama aylık kazancının 3.500,00 TL olduğunu, davacının kaza nedeniyle meslekte çalışma imkanının kalmadığını, mesleki yaşantısının bittiğini, bu nedenle maddi sıkıntılar içine düştüğünü, davacının kaza anından itibaren tedavi olmak için masraflar yaptığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 1.000,00 TL tedavi ve yol gideri, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının zararının tazmini için gerekli belgeleri hazırlayıp sigorta şirketine başvurmadığından dolayı öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın esası yönünden ise, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulabileceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 1.706,40 TL tedavi ve yol gideri, 23.742,72 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 25.449,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Ş. yönünden tedavi ve yol gideri ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 119.951,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek (sigorta yönünden dava tarihinden ve sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş.

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; karara dayanak yapılan kusur raporunda hatalı bir değerlendirme yapıldığını, usulü kazanılmış hak gerekçesi ile daha az tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri açısından davalı ... şirketi yönünden davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava öncesinde sigorta şirketine zorunlu başvuru şartının sonradan giderilebilir bir dava şartı olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, soruşturma aşamasında taraflar arasında CMK 253/19. madde hükmü gereğince uzlaşma sağlandığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, Yargıtay'ın kolluk ve dizlik kullanmamaktan, koruyucu kıyafet giymemekten dolayı müterafik kusurun varlığını kabul ettiğini, kask takmanın yanı sıra kolluk ve dizlik gibi hayati öneme haiz tedbirlerin de alınması gerektiğinin belirtildiğini, davacı tarafça gelirine yönelik yeterli ispat sağlanamamışken hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının asgari ücretin 1.632 katı kadar gelir elde ettiği kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili Avukat ... ile davalı sürücü arasında herhangi bir ödeme olmaksızın uzlaşmanın gerçekleştiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca bu sebeple kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması halinde, "soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" hükmü gereği sürücü ...'ye rücu imkanı bulunan sigorta şirketi aleyhine tazminat davası açamayacağı, davacının tazminat davası açma hakkından uzlaşmak sureti ile vazgeçmiş olduğu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece davanın soruşturma aşamasında tarafların uzlaşması sebebiyle tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, diğer davalıların kararı istinaf etmediği, karar sadece davacı vekili tarafından istinaf edildiğinden, davacı vekilinin maluliyet, kusur ve hesap raporlarının hatalı olduğu, daha fazla tazminata hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.706,40 TL tedavi ve yol gideri, 23.742,72 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 25.449,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,119.951,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...ye karşı açılan maddi tazminat davasının CMK'nın 253/19. maddesi gereğince reddine, davacının manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davalılar ... ve ... karar verildikten sonra, 24.11.2021 tarihli dilekçe ile soruşturma dosyasından uzlaşma nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilleri yönünden de kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "... Dairemizce karar verilip dosyadan el çekilmiş olmakla davalılar vekilinin davalı asiller yönünden kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde ek karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ...

temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun uzlaşma sağlanmadığını, yargılama devam ederken davalı ...'nin cezai yargılamaya maruz kalmaması için imzalandığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin de sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir. Davalılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde: ek kararın hatalı olduğunu, uzlaşma sebebiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

Davacı vekilinin temyizi yönünden;

1.Dosya kapsamından, 14.07.2016 tarihinde çift taraflı trafik kazası gerçekleştiği, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekili ile davalı sürücü arasında herhangi bir ödeme olmaksızın uzlaşmanın gerçekleştiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması halinde, "soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" hükmü gereği sürücü ...'ye rücu imkanı bulunan sigorta şirketi aleyhine tazminat davası açamayacağı, davacının tazminat davası açma hakkından uzlaşmak sureti ile vazgeçmiş olduğu, bu sebeple Mahkemece davanın soruşturma aşamasında tarafların uzlaşması sebebiyle tümden reddine karar verilmesi gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden maddi tazminat davasının CMK'nın 253/19. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnek verilerek sayılmış olup Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda bulunmayan belgesiz tedavi giderlerinin de anılan Kanun kapsamında tazmini gereken zarar kalemlerinden olduğu kabul edilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 98 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde SGK tarafından karşılanacağı öngörülmüştür. Söz konusu düzenlemeyle SGK’nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu belirlenmiş olup bu hükme aykırı ikincil düzenleyici işlemlerle (Genel Şartlar) Kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği açıktır.

Bu itibarla;

TBK’nın 54 ve KTK’nın 98 inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davacı için hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre geçici iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin temyizi bakımından;

3.Davalılar ... ve ... karar verildikten sonra, 24.11.2021 tarihli dilekçe ile soruşturma dosyasından uzlaşma nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilleri yönünden de kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "... Dairemizce karar verilip dosyadan el çekilmiş olmakla davalılar vekilinin davalı asiller yönünden kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebinin reddine" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nin ek kararı usul ve yasaya uygun olup ek kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.11.2021 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'na yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog