Esas No
E. 2010/5872
Karar No
K. 2011/4006
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/5872 E.  ,  2011/4006 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.

Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “yöntemine uygun şekilde davacı ... Genel Müdürlüğü’nün tutunduğu tapu kaydının uygulanması, mera araştırmasının yapılması ve dava konusu taşınmazın imar planı içinde kalıyor ise kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğinin belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.

Dava konusu 263 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olduğu, Altıntaş Belediyesi Tüzel Kişiliği tarafından dava konusu taşınmaz için 1974 yılında idari yolla tapu kaydı oluşturulduktan sonra 3.6.1974 tarih ve 93 yevmiye nolu tapu kaydı ile taşınmazın davacı ... Genel Müdürlüğü’ne satılarak teslim edildiği, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 7.4.2010 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 18.000 m2 yüzölçümündeki bölümünü kapsadığı, 1991 yılında futbol sahası, seyyar tribün ve soyunma odası yapıldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.

Mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından imar uygulaması yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, imar uygulaması yapılmış ise buna ilişkin karar, bilgi, belge ve imar haritası getirtilip yöntemine uygun şekilde keşif mahallinde uygulanmamıştır. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez.

Öte yandan 4342 sayılı Mera Kanununa geçici 3. madde 5178 sayılı Kanunla 27.05.2004 tarihinde eklenmiş, yasada 5334 sayılı Kanunla 20.04.2005 tarihinde değişiklik yapılmıştır. Gerçekten, eldeki davaya uygulanması zorunlu 4342 sayılı Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca belediye ve mücavir alan sınırları içersinde kalan ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içersinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescili mümkündür. Bundan ayrı Hazine adına tescili gereken taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum kuruluşları adına tescil edilmiş olanlarının tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder.

Ne var ki, 5178 ve 5334 sayılı Kanunlar gereğince 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içersinde kalan belediye ve mücavir alan sınırları içersindeki bir yerin Hazine, belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescili için tek koşul taşınmazın 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planı içersinde kalmış olması değildir. Öncesi mera olan bir taşınmaza 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinin uygulanarak tahsis amacının değiştirilebilmesi için ayrıca o yerin "yerleşim yeri olarak işgal edilmesi" ve "mera olarak kullanımının teknik açıdan mümkün olmaması" da gerekir.

Şayet olayda bu üç koşul birlikte gerçekleşmişse, öncesi mera olan taşınmazın tahsis amacının değiştirilerek Hazine, ilgili belediye ya da kamu kurum ve kuruluşları adına veyahut ikinci fıkra hükmünce de gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescili olanaklı hale gelir. Bu koşullardan bir veya bir kaçı olmaksızın öncesi mera olan bir taşınmaz 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planına alınarak belediye veya bir kamu kurumu adına tescil edilemez.

O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından imar uygulaması yapılıp yapılmadığı davalı Belediyeden sorulmalı, imar uygulaması yapılmış ise imar uygulamasına ilişkin bilgi, belge ve imar haritası getirtilmeli, daha sonra yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceden dinlenen tespit tutanak bilirkişileri, şehir plancısı, harita mühendisi ve ziraatçı bilirkişi hazır olduğu halde yeniden dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmalı, kadastro paftası ile imar haritasının ölçekleri eşitlenerek yerel bilirkişi yardımı, şehir plancısı ve harita mühendisi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın 01.01.2003 tarihinden önce yerleşim yeri olarak işgal edilen yerlerden olup olmadığı resmi deliller toplanarak ve bu tarihlere yakın tarihlerde çekilen hava fotoğraflarından da yararlanarak saptanmalı, öte yandan dava konusu taşınmazın artık mera olarak kullanılmasının teknik açıdan mümkün bulunup bulunmadığı parsel bazında değil, imar planları bazında ziraatçı bilirkişiye incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, uzman şehir plancısı ve harita mühendisi bilirkişilerden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 13.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.