Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/67
Karar No
K. 2025/59
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/67 Esas
KARAR NO: 2025/59
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/01/2025
KARAR TARİHİ: 24/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA: Davacı vekili 23/01/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle, AÇIKLAMALAR 1. Müvekkili Şirket ile Davalı arasında geçmişten itibaren devam etmiş bir ticari ilişki olmuştur. Bu kapsamda, Müvekkil Şirket tarafından Davalı’nın siparişine uygun olarak üretilen elektrifikasyon ürünlerinin Davalı’ya satılmasına ilişkin 01.03.2021 tarihli, --------- referans numaralı ve 725.000,00-Euro+KDV bedelli Sözleşme imzalanmış (“1 no’lu Sözleşme”) ve 21.06.2021 tarihli Zeyilname No:--------- ile sözleşme bedeli 755.000,00-EUR + KDV olarak revize edilmiştir. Akabinde, Müvekkil Şirket ile Davalı arasında, yine Müvekkil Şirket tarafından Davalı’nın siparişine uygun olarak üretilen elektrifikasyon ürünlerinin Davalı’ya satılmasına ilişkin 15.10.2021 tarihli, ----------- referans numaralı (2. Faz) ve 700.000,00-Euro+KDV bedelli Sözleşme imzalanmış (“2 no’lu Sözleşme”) ve 05.08.2022 tarihli Zeyilname No:---------- ile sözleşme bedeli 707.000,00-EUR + KDV olarak revize edilmiştir.

2.MÜVEKKİLİ ŞİRKET, SÖZLEŞMELER KAPSAMINDA ÜZERİNE DÜŞEN TÜM YÜKÜMLÜLÜKLERİ EKSİKSİZ VE ZAMANINDA YERİNE GETİRMİŞKEN DAVALI TARAFINDAN SÖZLEŞMEYE AYKIRI ŞEKİLDE SAHTE BELGE İBRAZ EDİLMİŞTİR. Sözleşmeler’in Ek’inin 4 no’lu “Dış Ticaret Kontrol Kuralları ve Ticari Değerler” başlıklı maddesi uyarınca Müvekkil Şirketten satın alınan sözleşme konusu ürünlerin son kullanım yerinin yurt dışı olması halinde, uluslararası ve ---------- dış ticaret kontrol kurallarının uygulanacağı, her türlü dış ticaretin yapılmasının Müvekkil Şirket’in yazılı onayına bağlandığı, Davalı tarafından kabul edilmiştir. Hatta aynı maddede Sözleşme konusu ürünlerin ihracat kontrolüne tabi ülkelere de ihraç edilmeyeceği açıkça kabul edilmiştir. Böylece taraflar arasında kabul edilen ilgili hükümler uyarınca Müvekkil Şirket’in ihracatın herhangi bir aşamasında Davalı’dan ürünlerin son kullanıcısı hakkında sertifika talebinde bulunma hakkı bulunduğunu, her türlü dış ticaretin gerçekleşmesi öncelikle Müvekkil Şirket’in yazılı mutabakatına ve yetkili mercilerden alınacak lisansın sağlanması ile mümkün olabildiği Davalı tarafça Sözleşme’nin olmazsa olmaz bir şartı olarak kabullenilmiştir. Basiretli bir tacir olan Davalı da tüm bu sözleşme koşullarını bu hali ile kabul etmiş ve herhangi bir itirazda bulunmamıştır. ZATEN TARAFLAR ARASINDAKİ TİCARİ SÖZLEŞMESEL İLİŞKİ DE BU İHTİLAFA KADAR BU YÖNDE BU ŞARTLARIN UYGULANMASI ÜZERİNE YILLARDIR İLERLEMİŞTİR. Somut uyuşmazlıkta Davalı tarafından sözleşmeler konusu ürünlerin --------- ihracatının yapılacağı bildirilmiş ve Müvekkil Şirket tarafından Sözleşmeler’in “C-Genel Şartlar” Ek’inin 4 no’lu “Dış Ticaret Kontrol Kuralları ve Ticari Değerler” başlıklı maddesi uyarınca Davalı’dan Son Kullanıcı Sertifikası (“Sertifika”) talep edilmiştir. Davalı tarafından bu kapsamda Müvekkil Şirket’e Sertikifa verilmiştir. Ancak bu belgenin daha önce iletilenlerden farklı olması Müvekkil Şirket nezdinde şüphe doğurmuş ve bu şüphe nedeniyle bir araştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu araştırma sürecinde de Davalı tarafından Ürün’ün son kullanıcı olarak bildirilen dava dışı ---------- ürünün son kullanıcısı olup olmadığı sorulmuştur. Ne var ki dava dışı 3. şirketten gelen cevap e-postasının ---------- tercümesinde de görüleceği üzere, söz konusu Sözleşme konusu ürünün ---------- projede kullanılması için projenin dahi gerekli alt yapıya sahip olmadığı ve ürünün son kullanıcısının da kendileri olmadığı, ürün ve proje ile hiçbir bilgi ve ilgilerinin bulunmadığı yani son kullanıcı olmadığı bildirilmiştir. Kaldı ki, Davalı tarafından Müvekkil Şirket’e verilen son kullanıcı sertifikaları incelendiğinde bu belgelerin birbirlerinden farklı oldukları son derece açık bir şekilde görülebilecektir. Sahte olan belge, bilgisayar ortamında yazılmış ve imzalayan yetkili ---------.Gerçek olan belge ise el yazısı ile doldurulmuş ve Ek-4’te sunulan e-postaya da cevap veren ---------- tarafından imzalanmıştır. Yani, belgelerin görsel olarak birbirinden farklı olmasının yanı sıra imzalayan yetkililer de farklıdır; sahte belgedeki Proje Müdürü sıfatıyla imzalanmış ancak gerçek belgedeki ------------ ise Şirket Müdürü sıfatıyla imza atmıştır. Nitekim, sertifikanın doğruluğu sertifikada imzası bulanan ---------- tarafından da teyit edilmiştir. Böylece Davalı’nın sahte belge üreterek/hileli işlemleri ile Müvekkil Şirket’i yanıltmaya çalıştığı ve bu suretle kasten Sözleşme’ye aykırı davrandığı ortaya çıkmıştır. (Ek-7: Sahte olan ve orijinal olan son kullanıcı sertifikalarının karşılaştırmalı hallerinin görüntüleri) 3. BELGENİN SAHTELİĞİNİN ANLAŞILMASI ÜZERİNE DAVALI TARAFA GEREKLİ UYARI VE BİLDİRİMLER YAPILMIŞ VE FAKAT SÖZLEŞMELER, DAVALI’NIN SÖZLEŞMEYE AYKIRI DAVRANIŞLARI NEDENİYLE MÜVEKKİL ŞİRKET TARAFINDAN USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE HAKLI NEDENLE FESHEDİLMEK ZORUNDA KALINMIŞTIR. 3.1. İlk olarak, Davalı’ya ---------- Noterliği’nin 29.09.2022 tarihli ve -------- yevmiye numaralı İhtarnamesi gönderilerek Davalı’nın 1 no’lu Sözleşme’nin “C-Genel Şartlar” Ek’inin 4 no’lu “Dış Ticaret Kontrol Kuralları ve Ticari Değerler” başlıklı maddesine aykırı davrandığı, kasten sahte son kullanıcı sertifikası verdiği, Müvekkil Şirket tarafından aykırılığın giderilmesi için Davalı’ya süre verildiği ve aksi halde sözleşmenin feshedilerek sözleşme kapsamında oluşan tüm zararın Davalı’nın vermiş olduğu avanstan karşılanacağı ihtar edilmiştir. Davalı tarafından kendisine verilen sürede geçerli bir son kullanıcı sertifikasını verilememiş olması nedeniyle, sözleşmeye aykırılığın giderilmediği, sözleşme maddelerinin ihlal edildiği, Davalı’nın hileli işlemi nedeniyle kendisine duyulan güven duygusunun zedelendiği, Müvekkil Şirket’in 1 no’lu sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve zararların Davalı tarafından verilen avanstan karşılanacağı ihtar edilmiştir. 3.2. İkinci olarak, Davalı’ya --------- Noterliği’nin 06.10.2022 tarihli ve ---------- yevmiye numaralı İhtarnamesi gönderilerek Davalı’nın 2 no’lu Sözleşme’nin “C-Genel Şartlar” Ek’inin 4 no’lu “Dış Ticaret Kontrol Kuralları ve Ticari Değerler” başlıklı maddesine aykırı davrandığı, son kullanıcı sertifikasını Müvekkil Şirket talep ettiği halde vermediği, Müvekkil Şirket tarafından aykırılığın giderilmesi için Davalı’ya süre verildiği ve aksi halde sözleşmenin feshedilerek zararın Davalı’nın vermiş olduğu avanstan karşılanacağının ihtar edilmiştir. Sonuç olarak, Davalı’ya ---------Noterliği’nin 27.10.2022 tarihli ve --------- yevmiye numaralı Fesih İhtarnamesi gönderilerek Davalı tarafından kendisine verilen süre içerisinde aykırılığın giderilmediği, sözleşmeye uygun olarak son kullanıcı sertifikasını verilemediği ve sözleşme maddelerine riayet edilmemesinden dolayı Müvekkil Şirket’in 2 no’lu sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve zararların Davalı tarafından verilen avanstan karşılanacağı ihtar edilmiştir. 3.3. GÖNDERİLEN İHTARNAMELERE RAĞMEN DAVALI TARAFINDAN BU DURUMUN DÜZELTİLMEMESİ, BU AYKIRILIĞI ORTADAN KALDIRACAK BİR CEVAP VERİLMEMİŞ OLMASI NEDENİYLE SÖZLEŞMELER HAKLI NEDENLE FESHEDİLMİŞTİR.

4.MÜVEKKİL ŞİRKET, SÖZLEŞMELERİN DAVACI’NIN KAST DERECESİNDE KUSURLU DAVRANIŞINA DAYANAN HAKLI NEDENLE FESHİ SEBEBİYLE ZARARA UĞRAMIŞTIR. 4.1. Müvekkil Şirket, Sözleşmeler kapsamında üretilen ürünlerin, üretim maaliyeti, taşeron üretim maaliyeti, tasarım, malzeme, lojistik, gümrük, yönetim giderleri ve depolama maaliyetlerine ilişkin toplam 701.010,58-EUR zarara uğramıştır. Müvekkil Şirket’in bu zararı Müvekkil Şirket’in ticari defter ve ---------- kayıtları ile sabittir. (Müvekkil Şirket’in tüm bu kayıtları ticari defter ve bazıları online sistem üzerinde olduğundan Mahkeme tarafından yerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğinde ayrıca bilirkişiye iletilecektir.) 4.2. Sözleşmeler konusu mallar, bir eser sözleşmesi kapsamında, özel olarak dizayn edilen ürünlerdir. Bir diğer deyişle üretilen ürünler, jenerik ve herkes tarafından her yerde kullanılabilecek ürünler değildir. Müvekkil Şirket, Davalı’nın siparişine uygun biçimde malları üretmiştir. Davalı’nın sahte sertifika sunarak Sözleşmeler’e kasten aykırı davranmasının ardından üretilen ürünler Sözleşme gereği kendisine teslim edilememesi üzerine, Müvekkil Şirket’in zarar gören olarak zararı azaltma külfeti çerçevesinde söz konusu ürünleri üçüncü kişilere satmaya yönelik girişimleri de olmuştur. Fakat ürünlerin ölçülerinin ve tasarımının özel olması, çalışması için belirli bir elektrik sistemine sahip olması gibi teknik nedenlerle sözleşeme konusu ürünlere başka bir alıcı bulunması mümkün olmamıştır. Bu süreçte, Müvekkil Şirket tarafından çaba sarf edilmesine rağmen ürünlerin satışa konu edilmesi mümkün olmamış ve uğranılan zararların önüne geçilememiştir. Bu nedenle de uğranılan zararın tümünün tazmini gerekmektedir. 4.3. DAVALI’NIN SÖZLEŞMELER’E AYKIRI DAVRANMIŞ OLMASI VE HAKLI NEDENLE FESİH KAPSAMINDA; Müvekkil Şirket tarafından “1 no’lu Sözleşme” kapsamında; Malzeme alım faturaları için 363.530,27-Euro Malzeme alım faturaları için 191.000,00-Euro Dışarıdan alınan hizmetler için 39.383,62-Euro Üretim genel giderleri için 17.525,59-Euro Üretim İşçiliği için 30.773,67-Euro Dizayn İşçiliği için 4.904,72- Euro Nakliye ve Sigorta gideri için 40.396,81-Euro (-) Hurda Satış geliri 6,432-Euro Toplam: 681.082,68-Euro Müvekkil Şirket tarafından “2 no’lu Sözleşme” kapsamında; Malzeme alım faturaları için 131,38-Euro Dışarıdan alınan hizmetler için 13.437,21-Euro Üretim genel giderleri için 10,82-Euro Dizayn İşçiliği için 6.348,49-Euro Toplam: 19.927,90-Euro Ödenmek zorunda kalınmış ve/veya zarara uğratılmıştır. 4.4. Sözleşme’nin Ödeme Şartları başlıklı 2. “%40 avans olarak Sözleşme’nin imzalanmasını müteakip 7 (yedi) takvim günü içerisinde” şeklindeki maddesi ile 2 no’lu Sözleşme’nin Ödeme Şartları başlıklı 2.7. “%30 avans olarak Sözleşme’nin imzalanmasını müteakip 7 (yedi) takvim günü içerisinde” şeklindeki maddesine istinaden Davalı tarafından Müvekkil Şirket’e gönderilen avans bedelleri olmuştur. Sözleşme’nin “C-Genel Şartlar” Ek’inin 16 no’lu “Sözleşmenin Feshi” başlıklı maddesi uyarınca Müvekkil Şirketin “ihtar eden tarafın, fesih dolayısıyla uğramış bulunduğu tüm zararları diğer taraftan talep etme hakkı saklıdır.” Bu kapsamda Müvekkil Şirket’in uğradığı zararlar Davalı’nın yapmış olduğu avans ödemelerinden takas hakkı kullanılarak mahsup edilmiştir. (Ek-12: Avans Ödemeleri) 4.5. Müvekkil Şirket'in görüldüğü üzere yukarıda belirtilmiş olan tüm zararları somut, belgelere dayalı ve ticari defterlerinde sabittir. Müvekkil Şirket’in toplam 701.010,58-EUR zararının tespiti ve mahsubu birlikte değerlendirildiğinde Davalı’dan halen 83.712,41-EUR alacaklı olduğu ortadadır. 4.6. Taraflar arasındaki Sözleşme eser sözleşmesidir. Müvekkil Şirket’in bu eser sözleşmesinden doğan borcu, sözleşme gereği Davalı’nın belirttiği ölçülerde ve Davalı’ya özgülenen ürünleri meydana getirmektir. Ürünlerin sipariş üzerine özel olarak yapılmış olması ve sözleşmelerin feshedilmesi nedeniyle Müvekkil Şirket ürünleri başka bir 3. kişiye dahi satamamış, doğmuş olan zararlar bu kapsamda daha da artmıştır. Bu nedenle de depolama ve sair maliyetlerin düşürülmesi nedeniyle ürünler ancak hurda olarak satılmak zorunda kalınmış ve tüm ürünler yasal mevzuata uygun ve lisanslı kuruluşlar tarafından imha edilmiştir. (Ek-13: Ürünlerin hurdaya ayrılmasına ve imha edildiğine dair fatura ve sair belgeler) Bununla birlikte, Müvekkil Şirket’in üretim kapasitesi belirli olup Davalı’nın ürünlerinin üretilmesi ile bazı iş fırsatlarının değerlendirme şansı da kaybedilmiştir. Bu durum, Müvekkil Şirket’in mevcut projelere yoğunlaşmamasına ve yeni talepleri karşılayamamasına da sebep olmuştur. Davalı’nın işinin alınması ve emeğin boşa çıkması nedeniyle 4 farklı proje reddedilmiş ve bu durumun uzun vadede finansal performansın üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Kaçırılan bu fırsatlar nedeniyle çok büyük gelir kaybı yaşanmıştır. Potansiyel gelir kaybı ise henüz net bir şekilde hesaplanamamış olup bu konudaki tüm talep ve dava haklarımızı alacağımızı saklı tutmaktayız. 4.7. GÖRÜLECEĞİ ÜZERE, MÜVEKKİL ŞİRKET TARAFINDAN SÖZLEŞMELER KAPSAMINDA ÜZERİNE DÜŞEN TÜM YÜKÜMLÜLÜKLERİN GEREĞİ GİBİ YERİNE GETİRİLDİĞİ, ÜRÜNLERİN DAVALI’NIN SİPARİŞİ UYARINCA ÜRETİLDİĞİ VE TESLİME HAZIR HALE GELDİĞİ SABİTTİR. Müvekkil Şirket’in sözleşmelerin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle zarara uğradığı ve zarar kalemlerinin tek tek resmi kayıtlarda da tespit edilebilmekte olup haklı davamızın kabulüne karar verilmesi gerekmekte ve Sayın Mahkeme’den talep olunmaktadır.

5.TAKAS HAKKININ KULLANILMASINA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ: Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 139. maddesi uyarınca Davalı tarafından --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyası ile talep edilen 617.298,17-EUR alacak için takas hakkını kullanıyoruz. Müvekkil Şirket’in takas hakkının kullanılmasına engel teşkil edebilecek hukuki bir engel bulunmamaktadır. Zira TBK’nın 139/2. maddesinin açık hükmü gereği alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas hakkı kullanılabilir. Böylelikle, işbu davamızı tek taraflı bir yenilik doğuran beyan ile sonuç doğuran takas hakkı kullanıldıktan sonra kalan zararımız olan 83.712,41-EUR üzerinden açmak hasıl olmuştur. Zira TBK’nın 143. maddesi gereği, “Takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer.” 6. Bununla birlikte, işbu dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Müvekkil Şirket adına arabuluculuğa başvurulmuştur. 17.10.2024 tarihinde gerçekleşen arabuluculuk toplantısında yapılan müzakereler sonucunda Müvekkil Şirket ile Davalı anlaşmaya varamamışlardır.

7.DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN TALEBİMİZ: Davalı tarafından da Müvekkil Şirket’ten alacağı olduğu iddiası ile Müvekkil Şirket aleyhinde ---------- E. sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Davalı tarafından açılan dosya yine aynı sözleşmeler ve aynı cari hesap ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu dosya ile davacının açmış olduğu dava dosyasındaki ticari ilişkinin konusu ve tarafları aynı olup her iki dosyada da aynı bilirkişi incelemeleri yapılacak ve aynı defter ile kayıtlar incelenecektir. Anılan sebeple, HMK’nın 166/4. maddesi “Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” kapsamında işbu dava ile ---------- E. sayılı davasının usul ekonomisi gereği birleştirilmesine karar verilmesini talep etmek zaruri hale geldiğinden bahisle müvekkili Şirket’in fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, arz ve izah edilmiş bulunan gerekçelerle;

1.Öncelikle, 617.298,17-EUR takas beyanımızın KABULÜNE, 2.---------- E. sayılı dosyası ile Mahkemeniz dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, 3. Haklı DAVAMIZIN KABULÜNE, 4. Tazminat talebimize değişen oranlarla işleyecek BANKALARCA 1 YILA KADAR VADELİ MEVDUATLARA FİİLEN UYGULANAN AZAMİ FAİZ (EUR) YÜRÜTÜLMESİNE, 5. Dava masrafları ile vekalet ücretinin Davalı’dan tahsiline, KARAR VERİLMESİNİ talep ve dava etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkindir.HMK'nın 166 (1) maddesine göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, birleştirme kararının ikinci davanın açıldığı mahkemece verileceği, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılacağı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamından; Mahkememize açılan dava ile --------- Esas sayılı dosyasında görülen dava konusunun aynı sebepten doğduğu ve mahkemece verilecek kararın diğer davanın sonucunu da etkileyeceği anlaşılmakla her iki dava arasında bağlantı bulunması sebebiyle HMK 166 (1) maddesine göre davaların birleştirilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 (1) maddesi uyarınca her iki dava arasında bağlantı olması sebebiyle Mahkememiz dosyasının --------- Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,

2.Davanın --------Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, Esasımızın bu şekilde kapatılmasına,

3.HMK'nın 331 nci maddesine göre harç, masraf ve vekalet ücreti konusunda ilgili mahkemece karar verilmesine,

4.Birleştirme kararının derhal birleşen mahkemeye bildirilmesine,

HMK'nın 168 nci maddesine göre hükümle birlikte istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tensiben oy birliğiyle karar verildi. 24/01/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog