2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar Tarihi
- 23.12.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
DAVALI
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile davalı arasında müvekkili şirkete ait "... Perfume " markalı ürünlerin satışına ilişkin olarak iki adet bayilik sözleşmesi bulunmaktadır. Bayiliklerin adresleri " ..." ve " ..." şeklinde olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 4/g maddesinde "Bayi kendisinin, 1. Derece akrabasının, kendisinin veya 1. Derece akrabasının ortağı olduğu tüzel kişiliğin, Bayilik Bölgesi içinde Firmanın ürünleri dışında kozmetik ve parfüm ürünleri alım satımı alanında başka hiçbir kişinin ya da firmanın ürünlerini satmayacağını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmü bulunduğunu, müvekkili şirket ile aynı sektörde iş yapan muhatabın oğlu ...’ın %50 ortak olduğu ... Kozmetik İnş.Oto. Gıda Ve Day.Tük. Mal. .İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait “ ...” markasına ilişkin olarak eleman eğitimlerinizi müvekkil şirketin bayiisi olduğunuz mağazalarda verildiği tespit edilmiştir. Müvekkil şirketin tarafınızla olan bayilik sözleşmesi kapsamında paylaştığı ticari sır niteliği arzeden ve know how niteliğindeki bilgilerin davalı tarafından oğlu ...’a aktarıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca davalı müvekkil şirket ile arasında bayilik sözleşmesi gereği ticari faaliyetini yürüttüğü adreste “ ...” markasına ait ürünlerin satışını eş zamanlı olarak yürütmüştür. Nitekim bu husus ekte sunulan satış fişleri ile açıkça anlaşıldığını, TTK hükümlerine göre basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunmakta olup, davalı bayilik sözleşmesinde belirlenen tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmeyi taaahhüt ettiğini, ancak davalı,müvekkili şirketi tanınmışlığından, ticari itibarından, marka değerinden faydalanarak oğluna ait " ..." markalı parfüm satış ağını geliştirdiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen fiillerin müvekkili şirket ile aradaki güven ilişkisinin tamamen zedelenmesi nedeni davalının bayilik sözleşmesine aykırı davranışı nedeniyle müvekkili şirket tarafından ...
23.Noterliği'nin 15.11.2019 tarihli ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesi feshedildiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 5/w maddesinde "Bayinin yukarıdaki maddelerden herhangi birine uymadığı durumda bayiliği fesih edilecek ve Firma bundan sorumlu olmayacaktır, bu tür durumlarda oluşacak herhangi bir cezai işlemde bayii sorumluluğu kabul eder. Ayrıca Bayi kendisinin, 1. Derece akrabasının, kendisinin veya 1. Derece akrabasının ortağı olduğu tüzel kişiliğin fesihten itibaren 3 yıl süre ile anlaşma yapılmış bayilik bölgesinde Firma’ya ait olan kurumsal kimlik ve ürünlerine rakip olan diğer firmalara ait ürünlerin satışını yapmayacağını kabul ve taahhüt eder." hükmü bulunduğunu, Sözleşmede belirlenen bu yükümlülüğüne rağmen taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle bayilik sözleşmelerini feshinin akabinde müvekkili şirket yeniden bayilik sözleşmesi yapmak için emek, mesai harcamış ve bu durum da davacının ... ve ...'da belli bir dönem satış yapamaması nedeniyle maddi zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket davalının bayilik sözleşmesine aykırı davranışı nedeniyle zarar etmiş olmasına rağmen bayilik sözleşmelerinin feshinden sonra davalı belirtilen adreslerdeki mağazaları, müşterilerin "... Perfume" mağazası olarak alıştığı mağazaları doğrudan "..." mağazasına derhal çevirerek davalı oğlunun ticari kazancını arttırdığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. Maddesinin c bendinde “Bayi, iş bu sözleşmedeki maddelerin herhangi birine aykırı hareket etmesi halinde Firma, Bayi ye verilmiş olan bayilik hakkını tek taraflı olarak derhal fesih etme hakkına sahiptir. Bu nedenle Bayi, Firma’dan hiçbir hak talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir. “ ve d bendinde “Bayinin, sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini ihlal etmesi ve sözleşmeye aykırı hareket etmesi halinde madde içeriğinde cezai şart düzenlenmemiş olsa dahi Bayi sözleşmeye aykırılık nedeniyle 50.000 USD cezai şart ödemekle yükümlüdür. “ düzenlemesi yer aldığını, taraflar arasında 2021/... Dosya numaralı arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ve anlaşmama şeklinde sonuçlanmıştır. Yukarıda izah edildiği üzere müvekkili şirketin zararının tazmini amaçlı olarak işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL. Tazminat( cezai şart) talebinin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili birleşen ...
1.ATM'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin oğlu dava dışı ... ile davalı şirket arasında 2009 yılından bu yana ticari münasebeti ve bayilik ilişkisi bulunduğunu, dava dışı ... 01/10/2009 tarihinde ..., 2009 yılında ..., 23/07/2010 yılında .../..., 19/12/2011 yılında ... 2011 yılında ... 10/12/2012 yılında .../..., 31/12/2011 yılında ..., 14/05/2012 yılında .../... adreslerinde davalı firmanın ... marka ve logosu altında bayiliğini yaptığını, dava dışı ..., ... Kozmetik Ltd. Şti' nin kurucu ortağı olarak 2014 yılında “...” adlı markalı ürünlerin üretimini gerçekleştirmeye başlamış, davalı şirket ile karşılıklı anlaşarak ... bayiliğini 2016 yılında sona erdirerek kendi şirketinin ürünlerini satmaya başladığını, bu süreçten memnun olmayan ve piyasada kendisine rakip olduğunu düşünen davalı şirket, dava dışı ...'ın ... ve ... illerindeki bayilik sözleşmelerinin sona erdirilmesi baskıları yapmaya başlamış ve davacı ... ... ile görüşerek oğlunun piyasada rakibi olduğunu onunla bayilik ilişkisini devam ettirmek istemediklerini ... ve ... illeri bayiliğini devir almasını istediklerini, davacı müvekkili 2016 yılında emekli olana kadar öğretmenlik yapmış olup, geçmişe dayalı köklü ticari bir deneyimi de olmadığından oğlunun bu ticaretten zarar göreceği kaygısıyla ve iyi niyetli olarak 05/03/2018 tarihinde ... bayiliğini 01/04/2018 tarihinde de ... bayiliğini oğlundan devir aldığını, müvekkili oğlundan ... ve ... bayiliklerini devir aldıktan bir iki ay sonra davalı şirket yetkilisi telefonla arayarak bu bayiliklerle ilişkin sözleşme yapılması gerektiğini, sözleşme metnini hazırladıklarını bunu imzalanmaması halinde bayilikleri sona erdirecekleri tehdidinde bulunmaları üzerine, müvekkili tarihsiz ve bir örneği de kendisine verilmeyen sözleşme içeriklerini davalının kendisine karşı açmış olduğu dava ile öğrendiğini, davalı şirket, iki yıllık sözleşme süresi dolmadan ve somut bir delille desteklenen haklı bir neden gösterilmeden ...
23.Noterliğinin 15/11/2019 tarih yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkiline ait ... ve ... bayiliğinin herhangi bir delile dayanmadan, haksız ve kötüniyetli olarak fesih edildiğini,davalı şirket tarafından;kendi hak ve menfaatleri gözetilerek tek tarafı koruyucu hükümler ihtiva eder şekilde hazırlanan sözleşme içeriğine bakıldığında; müvekkilinin ve oğlunun ticari hayatına zarar verme amacı güdüldüğü, davacının oğlunun bir şirket ortağı olduğu da bilinerek buna ilişkin sözleşmeye hükümler konularak müvekkiline yükümlülükler getirilmesi kanuna, ahlaka ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği, hatta müvekkilin tuzağa düşürülme amacıyla hareket edildiği anlaşıldığını, davalı şirket, ...
23.Noterliğinin 15/11/2019 tarih yevmiye numaralı ihtarnamesi ile '' Müvekkil şirket ile aynı sektörde iş yapan muhatabın oğlu ...'a ait "...” markasına ilişkin olarak eleman eğitimlerinin müvekkil şirketin bayisi olduğu mağazalarda verildiği, müvekkil şirketin tarafınızla olan bayilik sözleşmesi kapsamında paylaştığı ticari sır niteliği arz eden ve know how niteliğinde bilgileri oğlu ...'a aktarıldığı, bu nedenlerle müvekkil şirket ile güven ilişkisinin tamamen zedelendiği ” şeklindeki taraflı ve yanlı iddialar ile ... ve ... adreslerinde bayilik sözleşmeleri fesih ettiğini, ancak davalının müvekkili ile aralarındaki bayilik sözleşmelerini fesihi herhangi bir delil ve tespite dayanmadan yapıldığından haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının, ...'un eleman eğitimlerini kendi bayisinde verildiği iddiaları doğru olmadığını, davalı fesihe dayanak ihtarnamesinde “...” un eleman eğitimlerinin müvekkilinin işlettiği ... ve ... bayiliklerinde verildiğini iddia ettiğini, davalı ... ... ile dava dışı ... baba oğul olduklarını, müvekkilinden önce ... ve ... bayiliklerini 2018 yılına kadar ... işletmekte olup davacının baskısı ile söz konusu bayilikleri davalı müvekkiline devrettiğini, davalı ile dava dışı ...'ın baba oğul ilişkisi ticarette de halef selef olmaları dolayısı ile gerek fiziki ortamlarda gerekse şahsen münasebet ve temaslarının olması oldukça normal olduğunu, davalının ...'a ait eleman eğitimlerini kendi mağazalarında verildiği yönündeki iddiaları doğru olmadığı gibi, ispata da muhtaç olduğu halde buna dair ne delil tespiti yaptırmış, ne de somut bir kanıtı ihtarnameye ve dava dosyaya eklemediğini, müvekkilinin know how niteliğindeki ticari sırları oğluna aktarıldığı iddiaları doğru olmadığını,davacı vekili bayilik sözleşmesi kapsamında paylaşılan ve ticari sır ve know how niteliğindeki bilgilerin davalı tarafından oğlu ...'a aktardığını iddia ettiğini, davacı ile imzalanan sözleşme parfümeri bayiliğine cit olup, sözleşme ile belirlenen işin niteliği gereği davalı müvekkili ile paylaştığı bir bilgi ve sır bulunmadığı gibi davalı tarafından da davacıya ait hiçbir ticari belgi ve sırın kimse ile paylaşılmadığını, daacı tarafından know how denilen bilgilerinin ne olduğu açıklanmadığı gibi, bu iddiaya ilişkin de somut bir delil ortaya konulmadığı, kaldı ki davalının oğlu uzun zamandır sektörde ticari faaliyetini yürüten bir kişi olarak kendi markasını oluşturmuş ve sektörde uzun yıllardır. faaliyette bulunması nedeniyle başka bir firmanın bilgilerini kullanmasına da ihtiyaç duymadığını, davalı müvekkili davacı tarafından söazleşmenin haksız yere ve aniden feshedilmesinin üzerine gerek ticari hayatını idame gerek ailesine karşı maddi yükümlülüklerini yerine getirmek için işlettiği dükkanları mecburen oğluna ait markanın bayiliğine çevirmek zorunda kaldığını, ... markasına çevirdiği ... ve ... bayiliğinde tüm dekorasyon ve diğer unsurları tamamen yenileyerek görsel olarak davacı firmadan ayrışarak yeni müşterilere ulaştığını, davacının davalı müvekkilinin davacı şirketin tanınmışlığından , ticari itibarından ve marka değerinden yararlandığı iddiaları ispat ve açıklamaya muhtaç afaki iddialar olduğunu, davalının müvekkiline aktardığı herhangi bir ticari sır bulunmadığını, müvekkilinin oğlu dava dışı ... ile davalı aralarındaki işin niteliği gereği bu süreçte davalı şirkete cit ticari sır mahiyeti arz eden ve know how niteliğinde bir bilgiyi öğrenmeye ihtiyacı bulunmadığını, davalı Know How denilen bilgilerin ne olduğu da açıklanmadığını, davalının ticari sır mahiyetinde davacı müvekkil ile paylaştığı bir bilgi bulunmadığı gibi müvekkilce başkalarına aktarılmış bir ticari sır ve şirket çalışanlarına verilmiş bir eğitim de bulunmadığını, müvekkilinin oğluna herhangi bir bilgi birikim aktaracak kapasitede olmadığını, esasen müvekkilinin 2016 yılında emekli olana kadar öğretmenlik yapmış, emekli olunca da davalı şirketin baskıları üzerine mecburen oğlunun işlettiği bayilikleri devralmak zorunda kalmış, ancak bırakın iş yaptığı sektör ve teknik konular esnaflık konusunda bile bir tecrübeye sahip olmadığını, oğlu ise yıllardır sektörde faaliyet göstermesi , kendi marka ve şirketlerin kurması, çok sayıda bayilik vermesi gibi özellikleri dikkate alındığında müvekkilinden daha çok deneyimli olduğu bu nedenle de müvekkilinin oğluna bilgi aktarabilecek yeterliliğe de sahip olmadığını, sözleşmenin feshine dair haklı neden ve buna dair somut bir delil de ortaya konulmadığını, davalı şirket, sözleşmeye aykırılık nedenlerinin neler olduğu da belirtilerek sözleşmeye uygun davranılması yönünde herhangi bir uyarı dahi yapmadan, haksız bir şekilde sözleşmeyi aniden fesih etmesi üzerine müvekkili davalı şirket ile görüşmüş ve feshe konu edilen işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin tarafına açıklama yapılmasını istemesine rağmen davalı şirket hiçbir açıklama, bilgi ve belgeleri paylaşmadığını, davalının iddialarına ilişkin mahkemelerden bir delil tespiti yapılmamış hatta tacir olması nedeniyle ihtarname tarihi itibariyle cezai şarta ilişkin faturayla alacağını dahi talep etmediği, davalının ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemede bu tarihli alacak kaydına rastlanmayacağı aşikar olduğunu, davalının iddiaları ... bayiliği ile ilgili olup, haksız olarak ... bayiliği de fesih edildiğini, müvekkili davalı firma ile... ... ve ... ... adreslerinde iki adet bayilik almıştır, ancak imzalandığı iddia edilen sözleşmeler müvekkili yedinde mevcut olmadığını, davalı firma sözleşmelerin feshine dair keşide ettiği ihtarnamede ... iline ait bayilikte sözleşmeye aykırılık ve ihlallerin tespit edildiğini iddia etmiş, ancak ... ilindeki bayilik ile ilgili herhangi aykırılık ve iddiada bulunmadan her iki ile ait bayiliği fesih ettiğini, halbuki davalının ihlalin gerçekleştiğini iddia ettiği ... bayiliğinin haricindeki ... bayiliğini de gerekçesiz olarak fesih etmesi müvekkiline zarar verme kastının ve kötü niyetinin açık göstergesi olup yapılan bu fesihlerin haklı nedene dayanmayan geçersiz fesihler olduğunu, davalı firmanın sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle müvekkilin ... ve ... illerindeki bayiliği sona erdirildiğini, bu fesih müvekkilinin büyük ekonomik sıkıntılar yaşamasına neden olmuş, üçüncü şahıslara ve devlet kurumları ve bankalara ödemede sıkıntılar yaşattığını, davacı müvekkiline ait ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi halinde uğranılan zararın büyüklüğü de ortaya çıkacağını, sözleşmenin haksız fesih edilmesi nedeniyle müvekkilin mahrum kaldığı kar tazminatı, davalıya ait elinde mevcut kalan ürün, dekorasyon ve işletmelerine yaptığı sair masrafların uzman bilirkişiler marifeti ile tespit edilerek davalı şirketten tahsiline karar verilmesi zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; huzurdaki davanın aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle ve davalı tarafından açılan ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasıyla birleştirmesine, dava konusunda karar verilinceye ve yargılama sonuna kadar davalı firmanın gayrimenkul malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yapılan yargılama sonucunda davalı ile müvekkil arasında imzalanmış olan ... ve ... illerine ait bayilik sözleşmesinin davalı tarafça yapılan feshinin haksız ve geçersiz olduğunun tespitine, “ davanın kabulü ile davalının haksız feshi nedeni ile müvekkilin uğramış olduğu fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000TL yoksun kalınan kar mahrumiyeti ve işletme masraflarının sözleşmelerin haksız fesih edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ...'ya, ... Kurumu'na, ... Ticaret Odası'na, ... Sanayi Odası'na, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ,... Ticaret ve Sanayi Odası'na ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, ... Vergi Dairesi'ne, ... 1. ATM'ye yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Asıl dava,bayilik sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat/cezai şart talebine dayalı olarak alacak davasına ilişkin , birleşen dava ise bayilik sözleşmesiin davacı şirket tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı alacak davasına ilişkindir.Tarafların iddialarının-savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla taraf tanıkları duruşmada/ talimat mahkemeleri aracılığıyla dinlenilmiştir.Davacı-birleşen dosya davalı şirketin taraflarca akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı, davalı-birleşen dosya davacısının taraflarca akdedilen bayilik sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, davacı -birleşen dosya davalısının sözleşmesi haksız olarak feshedip etmediğinin tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmiş, dosya nitelikli hesap uzmanı, SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir.Nitelikli hesap uzmanı ... ve SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 05/08/2024 tarihli raporda özetle; ... ...'ın, 2019 2020-2021 yılında 1. Sınıf Bilanço usulü, 2022-2023 yıllarında sınıf İşletme usulü defter tuttuğundan dava tarihinde esnaf olduğu, taraflar arasındaki davaya konu bayilik sözleşmesinin asıl dava davacısı tarafından tek taraflı fesih yetkisinin, asıl dava davalısının sözleşmeye aykırı hareket etme şartına bağlanmış olduğu, asıl dava davalısının, davaya konu sözleşmenin geçerli olduğu fesih öncesi dönemde, iddia olunan sözleşmeye aykırı eylemleri gerçekleştirdiğini gösteren bir tespit dosyası veya sair belgenin dosya kapsamında tespit edilemediği, buna karşın bu konuda tarafların karşılıklı tanık beyanlarının mevcut olduğu, bu bakımdan tanık beyanlarının hukuki değerlendirmesinin ve asıl dava davalısı tarafından- sözleşmenin ihlal edilip edilmediğinin değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkeme tarafından asıl dava davalısının sözleşmeyi ihlal ettiği ve asıl davada davacı olan tarafın tek taraflı feshinin haklı olduğunun kabulü halinde; sözleşmenin tek taraflı feshedildiği tarihten itibaren sözleşmenin 5/w maddesinde düzenlenen 3 (üç) yıllık rekabet yasağı süresi içerisinde asıl davada davalı olan tarafın başka bir marka altında parfüm satışı gerçekleştirildiği ve bu anlamda sözleşmenin ihlalinden bahsedilebileceği, bu halde 50.000.-USD cezai şart bedelinin asıl davada davalı olan tarafın mahvına sebep olup olmayacağı ve/veya cezai şart tutarında takdiri bir indirim yapılıp yapılmayacağı hususlarının hukuki değerlendirmesi ve takdirinin yine Sayın Mahkemeye ait olduğu, birleşen davaya ilişkin taleplerin de asıl dava davacısının tek taraflı feshinin haklı olup olmaması değerlendirmesine bağlı olduğu kanaatine varıldığı, takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan asıl dava,davalı-birleşen dosya davacısının taraflarca akdedilen bayilik sözleşmesine aykırı hareket etmesi neticesinde bayilik sözleşmesinin davacı-birleşen dosya davalısı tarafından feshedilmesine dayalı olarak cezai şart bedelinin davalı-birleşen dosya davacısından tahsiline, birleşen dosyanın ise bayilik sözleşmesinin şirket tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine, davalı birleşen dosya davacısının yoksun kalınan kar mahrumiyeti ve işletme masraflarının şirketten tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Davalı-birleşen dosya davacısı ... ...'ın taraflarca akdedilen bayilik sözleşmesine aykırı hareket edip etmediğinin tespiti amacıyla taraf tanıkları dinlenilmiştir. davacı-birleşen dosya davalı tanığı ... duruşmada özetle; dava dışı ...'ın ortağı olduğu ... kozmetik şirketine ait ... markasına ilişkin olarak eleman eğitimlerini davacı-birleşen dosya davalı şirketin ... ve ... bayilerinden verdiğini bildiğini ve bu hususa bizzat şahit olduğunu, görevinin bayileri kontrol etmek ve denetlemek olduğunu, ziyaret ettiğini, ... ve ... bayilerini rutin olarak ziyaret ederken eleman eğitiminin verildiğini gördüğünü, sonrasında bir hafta sonrasında eğitim verilen personelin ... mağazasında çalışmaya başladığını birebir gördüğünü, davalı -birleşen dosya davacısı ...'in bir ay sonrasında ... ... mağazasını ... mağazasına çevirdiğini,personel eğitimine şahit olduğu bayiinin ... bayiisi olduğunu, personel eğitimine şahit olduğu tarihte ... ilinde farklı merkezde ... markasının dükkanı olduğunu, hatta bir avmnin içerisinde stant kurulduğunueğitim alan personelin fotoğrafını gösterdiğini ancak sonrasında davalı ...'in savunma olarak 'biz onu ... bayiisi için işe almıştık, ancak kendisi işten ayrılarak ... mağazasında işe başlamış' şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı-birleşen dosya davacı tanığı ... özetle; davalı ... ...'ın açmış olduğu ... mağazasında satış personeli olarak çalıştığını, 2018 ve 2019 yılları arasında çalıştım, ...'ı çalıştığı mağazada bir iki kez görmüşlüğüm vardır, onun dışında kendisini tanımadığını, ... ...'ın patronu olduğunu, 2018 yılında ...'de çalışmaya başladığımda dükkan tadilat içerisindeydi, bildiğim kadarıyla ...'den önce ... olarak bir parfüm mağazası bulunduğunu,çalışmaya başladıktan bir hafta sonra ...'den gelen bir kişi bize ...'un parfümlerine ilişkin eğitim verdiğini,eğitim veren kişi ... parfümlerinin ... şubesinde çalışan bir personel olduğunu,ben eğitimleri ... kozmetik'in herhangi bir bayisinde almadığını, çalıştığı mağazada sadece ...'in parfümleri satıldığını, ... parfümleri ile birlikte ... parfümleri birlikte satılmadığını, benim bildiğim kadarıyla ilk başta dükkan ... dükkanıydı, ancak kapandıktan sonra aynı dükkanda ...'un parfümleri satıldığını, davalı -birleşen dosya davacı tanığı ... özetle; 2020 -2022 yılları arasında ...'da satış personeli olarak çalıştığını, davalı ... ...'ın patronu olduğunu, oğlu ...'ı da ...'da çalışmam sebebiyle tanıdığını, dükkan ... iken ... parfümleri kesinlikle dükkanda satılmadığını, dükkan öncesinde ... olduğunu, sonrasında ... olduğunu, ben ... ... çalıştığı dönemde hiçbir eğitim almadığını, ... da çalıştığı için de ...'nin ... ... bayilerinde ... markasına dair eğitim verdiklerine şahit olmadığını, ... ...'ın zorunlu olarak ... parfüm dükkanını ... ... çevirmek zorunda kaldığını, ben 2008 yılında ... ...'yu ...'ın aynı dükkanda açtığını bildiğini, sonrasında ... firmayı ... ...'a devrettiğini, daha sonrasında ... parfüm yani ... kozmetik sözleşmeyi sona erdirdiğini bildiren ihtarnameyi gönderince ... ... dükkanı ... ... dönüştürdüğünü, davalı -birleşen dosya davacı tanığı ... özetle ... ...'ı lisede arkadaşlarının öğretmeni olması sebebi ile tanıdığını, ancak oğlu ...'ı tanımadığını, ben 2019-2020 yılları arasında ... ...'da satış elemanı olarak çalıştığını, ancak iş görüşmesini ... ile yaptığını, benim ... ...'nun ... ...'a veya oğlu ...'a ait olduğunu bilmediğini, ... ...'da çalıştığı dönemde herhangi bir eğitim almadığını, davalı-birleşen doaya davacı tanığı özetle; 2014 yılında ... ... parfüm dükkanında işe girdiğini iş yerinin ... nın üzerinde olduğunu ve onun işlettiğini, davalı İbrahimi de ... ... babası olduğu için tanıdığını, 2018 yılına kadar aynı iş yerinde çalıştığını yalnızca 2018 yılında ... bey parfüm dükkanının işletmesini babası ... ... ya devrettiğini ayrıca ... bey 2014 yılında ... kozmetik şirketini kurmuştu şirkete ait ... adında marka kurduğunu bu markanın eleman eğitimlerini ... kozmetik şirketinin ... bayisinde böyle bir eleman eğitimi gibi bir şey gerçekleşmediğini çünkü belirttiği tarihlerde ... bayisinde tek başına çalıştığını, böyle bir eğitim olsaydı mutlaka bilgi ve görgüsünün olacağını, 2018 yılında ... bey ... ... şubesini devraldıktan sonra ... beyin ... markasına ait parfümleri satma gibi bir durumunun olmadığını çünkü ... markası kurumsal olduğu için sürekli denetimden geçtiğini 2019 un sonlarına doğru ... şirketi tarafından ... ... ın bayiliği sonlandırıldığını , dükkan kapanınca da ... ... ... markasının dükkanı olarak aynı yerde yeni bir parfüm dükkanı açtığını halen de burayı işletmeye devam ettiğini, ... 2014/2018 yılları arasında çalıştığı dönemde ... bayisini işlettiğini 2018 sonrası babası ... ... devraldığını, davalı tanığı ... özetle; ... Kozmeti AŞ 'de 2018-2019 yıllarında ... mağazasında satış personeli olarak part time çalıştığını, ... ... ise ... ve ... bayilerinin ... marka kozmetik parfümeri mağazası bayisi olduğunu, Bayram Kul isimli müdür ile çalıştığını, 2019 yılının son aylarında bayinin kapanacağını ... ... ... ve ... bayilerinin kapanacağını söylediğini, nedenini bilmediklerini,... Mağazasının aylık cirosunun yaklaşık 4-5 bin TL olduğunu, ... mağazasının ise aylık cirosunun ... mağazasından 4-5 kat daha fazla olduğunu bildiğini,... isimli parfümeri dükkanlarında tüm ...'de ilk en çok satış yapan 5 mağazası içerisinde olduğunu bildiğini, Mağazanın kar oranı yaklaşık %100'dü yani cironun %50'si kadar kar ettiğini, ... şubesinde 2 kişi çalıştıklarını, ... mağazasında ise 3 kişi çalıştığını, ... Mağazasının kirası yaklaşık 1500 TL idi, çalışanlar asgari ücret aldığını, Mağazanın elektrik gideri yaklaşık 80-90 TL arasında olduğunu, ... Kozmetik ile sözleşme feshedildikten sonra ... isimli firma ile anlaşma yapıldığını, Mağazanın isim değişikliğinden sonra satış yapamadan dükkanı kapattıklarını hatırladıklarını, ... ... 'ın kendi cebinden ve birikiminden şirketten herhangi bir kar elde etmeden çalışan maaşlarını ödediğini bildiğini, davalı- birleşen dosya davacı tanığı ... özetle, ...'in kendi babası olduğunu, ortağı olduğu ... kozmetik firmasının ... markasına ilişkin olarak elaman eğitimlerinin davacı birleşen dosya davalısının ... ve ... bayiileri tarafından verilmediğini, babası ... davacı birleşen dosya davalı şirketin bayiileri olan ... ve ... illerinde ortağı olduğu ... firmasına ait parfümleri kesinlikle satmadığını, çünkü bargellonun yetkili müdürleri haftada bir- on günde bir kontrole gelir,, başka marka parfüm satışı mümkün olmadığını,babasının maddi durumu iyi olmadığını, çekmiş olduğu kredilerin borçları olduğunu, davacı şirket sözleşmeyi fesih ettikten sonra mecburiyetten ... markasının dükkanına çevirdiğini,kredi ödemelerinin maaşıyla karşılanması mümkün olmadığını, bargellonun geliri iyiydi, bunlara istinaden kredi çekmişti, borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu için ve ancak ticaret yaparak borçlarını karşılayabileceği için hem ... hem de ... bayiilerini ... markasının dükkanına çevirmek zorunda kaldığını, 2008 yılında davacı şirketin ... bayiiliğini açtığını, tahminimce 2010 yılında da ... bayiiliğini açtığını, 2018 yılına kadar her iki bayiiliği de işletmeye devam ettiğini, 2014 yılında ortağıyla birlikte ... markasını kurduğunu 2018 yılına kadar ... bayiilikleri de kendisinde olduğunu, her iki şirketin bayilerini 2018 yılına kadar beraber işlettiklerini, bundan bargellonun bilgisi olduğunu çünkü sektör olarak aynı sektörde olduklarını, hatta davacı şirketle birlikte 2015 yılında bayiilik fuarına birlikte katıldıklarını, davacı şirketin müdürlerinden ... ... firmasının üretim alanına hayırlı olsuna geldiğini, ben 2008-2018 yılları arasında bargellonun bayiiliğini yaptığı için 10 yıllık süreçte tüm tecrübe ve bilgiler kendisine ait olduğunu, babası davacı şirkete ait ticari bilgileri- sırları paylaşabilecek yapıda ve bilgi de bir insan olmadığını, tecrübe bakımından kendisinin daha üstün olduğunu, bargelloda birden fazla bayiilik açtığını, ... markası ... merkezli, kendi personellerine hizmet verecek olsa, ... - ...'taki yerlerinde vermeyeceğini kendi firmasının merkezi olan ...'te eğitim vereceğini, ortağı olduğu ... markasının tahminince yaklaşık 50-60 bayiisi bulunduğunu, ... ve ...'da babası tarafından açılan ... bayiilikleri dışında başka bayiilik olmadığını , 2008-2018 yıllarında ... ..., ... ... , ..., ..., ...'de ... bayiiliği 7-8 adet ortalama bayiilik açtığını, ... markası büyüyene kadar davacı şirket bakımından hiçbir problem olmadığını , hayırlı olsuna geldiklerini ve fuarlarda karşılaştıklarını, aynı anda hem ... markasının parfümlerini hem de farklı markaların (fiomin- santino vs) aynı anda parfümlerinin satıldığı bayiilikler mevcut olduğunu, bu durumdan davacı şirketin de bilgisi olduğunu, cadde mağazaları -işlek cadde mağazaları oldukları için bu durumda haberdar olmamasının mümkün olmadığını, ortağı olduğu firma büyümeye başladıkça davacı şirket müdürleri ... ve ... bayiiliklerine gelip ürün göndermemekle tehdit ettiklerini, bu nedenle bayiilikleri babasına devretmek zorunda kaldığını, babasının maddi olarak zorluğu düşmesinden ziyade baskılardan dolayı devrettiğini, davacı şirkette bayiilik veren müdür ... bana bayiilikleri babasına devretmesi gerektiğini söylediğini, bayiiliklerde başarılı oldukları için geliri yüksek olduğu için ayrıca kapatmak için bahaneleri olmadığı için şubeleri babasına devretmesi gerektiğini söylediğini , babası 2018 yılında ... ve ... bayiiliğinin devraldıktan sonra 2 sene boyunca şubeleri işlettiğini, neden bayiilik sözleşmesini fesh ettiklerini bilmediğini, 2 yıllık süreçte davacı şirket ile babası arasında şubelerin işletilmesine yönelik herhangi bir ihtilaf olmadığını, ... firması 2014-2018 yıllarında daha büyümediği için davacı şirket sıkıntı çıkartmadığını, büyüdükten sonra sıkıntılar çıkmaya başladığını beyan etmekle birlikte, her ne kadar davacı-birleşen dosya davalısı tarafından, dava dışı ...'ın kurmuş olduğu ... adli markanın eğitimlerinin davacı-birleşen dosya davalısının şubesinde verildiği iddia edilmiş ise de bu hususta her iki tarafın tanık beyanları arasında çelişki bulunduğunun ve davacı-birleşen dosya davalı taraf ait ticari sırların rakip işletmelere aktarıldığı hususunun ispatlanamadığının tespit edildiği, bu nedenle davacı-birleşen dosya davalısının işbu iddiaları mahkememizce kabul edilmemiş ancak bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda ve davacı -birleşen dosya davalı tarafça sunulan fişlerden de tespit edildiği üzere davalı-birleşen dosya davacısı ...'in oğlu olan ...'a ait ... markasının parfümlerinin davacı-birleşen dosya davalısına ait bayide satıldığının tespit edildiği,fişlerin üzerinde dava dışı ...'ın ortağı olduğu ... ibaresinin yer aldığı, parfümlerin satıldığı tarihlerin fesih tarihinden sonraki üç yıllık süreç içerisinde olduğu, taraflarca akdedilen sözleşmenin 5/w bendinin davalı-birleşen dosya davacı tarafça ihlal edildiği kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte davalı-birleşen dosya davacısı tarafından, taraflarca akdedilen sözleşmeye aykırı hareket edildiği hususu gözetilerek, davacı-birleşen dosya davalısının bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve cezai şarta hak kazandığı kanaatine varılarak Mahkememizin asıl dava dosyası olan 2022/... Esas sayılı dosyası bakımından; davanın kabulüne,(davacı-birleşen dosya davalı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 10.000,00 TL cezai şart bedelinin davalı -birleşen dosya davacısından alınarak davacı-birleşen dosya davalısına verilmesine, davalı-birleşen dosya davacısının eylemleri nedeniyle bayilik sözleşmesi feshedildiğinden , bayilik sözleşmesinin davacı-birleşen dosya davalısı tarafından haklı nedenle feshedildiği gözetilerek, davalı-birleşen dosya davacısının haksız fesih nedenilye maddi zararı oluştuğu iddiası kabul edilmeyerek birleşen ... 1 ATM’nin 2023/... Esas sayılı davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
TBK m. 112’ye göre, borcunu gereği gibi ya da hiç ifa etmeyen borçlu, alacaklının zararını tazmin ile yükümlüdür. Alacaklının tazminat talebinde bulunabilmesi uğramış olduğu zararın varlığını ispat etmesi halinde mümkündür. İspat zorunluluğundan kurtulmak isteyen alacaklı zararı ispat şartına bağlı olmayan bir yaptırımı sözleşme ile borçluya kabul ettirebilir. Borçlunun borcunu ihlal etmesi halinde alacaklıya ödemeyi kabul ettiği ceza hususundaki anlaşmaya “cezai şart = ceza koşulu” ve ödenecek cezaya “sözleşme cezası” denir.Ceza ya borcun ifa edilmemesi veya kötü ifa edilmesi halinde ifa yerine istenilmek üzere kararlaştırılabileceği gibi; gerektiği gibi ifa edilmeyen borcun ifasına ilave olarak istenebilmek üzere de kabul edilebilir. Bazı sözleşme cezaları asıl borcun ifası ile birlikte değil, bu borcun ifasından vazgeçilerek bunun yerine istenebilir ki, bu tür cezai şarta “ifa yerine istenebilen ceza“ denir. Diğer bir deyişle, alacaklı, borçludan ya alacağını veya cezai şartı talep eder. Bazı borç ihlallerinde ise, alacaklının hem ifayı, hem de cezayı isteyebilmesi söz konusu olabilir ki, bu tür cezai şarta da “ifa ile birlikte istenebilecek ceza” denir.Cezai şartın talep edilebilmesi borçlunun borca aykırılıkta kusurlu olması şartına bağlıdır. İfa yerine istenen sözleşme cezası, ifanın borçlunun kusuru olmaksızın imkansızlaşması veya borçlunun kusuru olmaksızın kötü ifa durumunun ortaya çıkması halinde talep edilemeyecek; ifa ile birlikte istenebilen ceza da borçlunun kusursuz olarak temerrüde düşmesi veya borçlunun kusursuz olarak ifayı kararlaştırılan yerde yapmaması halinde istenemeyecektir.TBK m. 112 hükmündeki ispat usulüne uygun şekilde, borcun ihlal edildiğini ispat ederek cezai şartı isteyen alacaklının ayrıca borçlunun kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmemekte, borçlu kusursuzluğunu ispat edemediği takdirde cezayı ödemek zorunda kalmaktadır.
Sözleşme cezası, borcun ihlali üzerine ödenecek önceden belli (götürü) bir tazminat tutarı olduğu için, cezanın ödenmesi alacaklının zararının derecesine, hatta zarar görüp görmemesine bağlı değildir Bu durumda alacaklı, sırf borcun ihlal edildiğini ortaya koymak suretiyle, borçlunun kusurlu olduğunu veya zararının miktarının ne olduğunu ispat etmek zorunda kalmaksızın cezayı talep edebilir.TBK m,182/f.3 e göre, "hakim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir". Kural bu olmakla birlikte, TTK m. 22 hükmü TBK'nm bu hükmüne bir istisna getirmektedir. TTK m. 22'de tacir sıfatını taşıyan borçlunun aleyhine konulmuş cezai şart tutarının indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda ceza miktarı aşırı olsa bile, tacir borçlu aleyhine konulmuş sözleşme cezasını hakim indiremeyecektir.Ancak bir tacirin borcu için kararlaştırılmış cezai şart ne kadar aşırı olursa olsun, TTK m. 22 hükmü, TBK m. 182/ f. 3 uyarınca indirim yapılmasını engelleyecekse de; cezai şart anlaşması ahlaka veya kişilik haklarına aykırı görülecek derecede ağır ise, TBK m. 27/ f. 2 uyarınca hakim duruma göre, bu cezai şartın geçersizliğine veya cezai şartla birlikte bütün işlemin geçersizliğine karar verebilir. ... uygulamasında da, özellikle borçlu tacirin mahvına sebep olacak kadar ağır cezai şartların anılan hükümden yararlanılarak tamamen veya kısmen geçersiz sayılmasının kabul edildiği görülmektedir.
SMMM bilirkişi tarafından 50.000,00 USD lik cezai şartın davalı-birleşen dosya davacısının mahvına sebebiyet verip vermeyeceği hususundaki tespitleri yönünden; davalı-birleşen dosya davacısının öz kaynaklarının yıllar itibari ile azaldığı, net satışlarının yıllar itibari ile düşüş gösterdiği, gelir tablosundaki bilgilerden işletmenin her yıl zarar ile kapanış yaptığı göründüğünden sözleşmede kararlaştırılan 50.000,00 USD lik cezai şartın; davalı-birleşen dosya davacısının iktisaden ve ekonomik yönden mahvına sebep olabileceği kanaatine varılarak, bu nedenle 50.000,00 USD lik cezai şart alacağından Türk Lirası’nın mevcut ekonomik koşullarda aşırı değer kazanan USD karşısındaki değer kaybı gözetilerek takdiren 4/5 oranında indirim uygulanarak mahkememizce cezai şart 10.000,00 USD belirlense de taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL üzerinden hüküm kurulmuştur.(Emsal mahiyette ...
19.Hukuk Dairesi'nin 09.12.2015 tarih ve 2015/ Esas 2015/ Karar sayılı ilamı dikkate alınarak takdiren indirilen cezai şart bedeli yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, Mahkememizin asıl dava dosyası olan 2022/... Esas sayılı dosyası bakımından;
1.Davanın KABULÜNE,(davacı-birleşen dosya davalı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 10.000,00 TL cezai şart bedelinin davalı -birleşen dosya davacısından alınarak davacı-birleşen dosya davalısına VERİLMESİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 512,32 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4.Davacı tarafından yargılama dolayısıyla 6.225,00 TL yargılama gideri, 170,78 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.476,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Birleşen ... 1 ATM’nin 2023/... Esas sayılı dosyası bakımından;
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)