7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/4686 E. , 2023/11717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli ve 2014/1126 Esas, 2015/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'a (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5 ay hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kaçak eşya ile nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan karara karşı katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/1940 Değişik iş sayılı kararı ile zararın ödendiğine dair belge bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/832 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşya ile nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.04.2021 tarihli, 2016/386600 sayılı Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ...
İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; hükmedilen cezanın 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca 3 yılın altında olmaması gerektine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz isteği;
suça konu eşya ve aracın kendisine ait olmadığına, atılı suçla ilgisinin bulunmadığı gerekçeleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.25.04.2014 tarihinde saat 09.00 sıralarında 18-19 no'lu hudut kazıkları arasında 63200-00150 koordinatlarında siyasi hududa 30 metre mesafede Hacıpaşa-Antakya Karayolu üzerinde askeri yasak bölgede icra edilen yol kontrolü sırasında sanığın sürücüsü olduğu ve adına kayıtlı 31 FS ... plaka sayılı Ford Transit marka kamyonun durdurulduğu araçta yapılan aramada üzerlerinde Konya ibareli 175 adet 50 kg'lık çuvallarda toplam 8750 kg toz şeker ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmalarında, olay tarihinde Hacıpaşa Beldesinden dönmekte iken Suriyeli şahsa ait dava konusu eşyanın ücret karşılığında nakliyesini yaptığını, kaçak olduğunu bilmediğini, kaçak şekerle ilgisinin bulunmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Dava konusu araç yönünden 07.05.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; araçta zula tabir edilen her hangi bir gizli bölmeye rastlanılmadığı, taşınan eşyanın hacim ve ağırlık bakımından aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve piyasa fiyatının 28.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
5.Suçta kullanılan nakil aracının dava dosyasında yer alan ruhsat bilgilerine göre sanık adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hâzinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluk bulunmaktadır.
2.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesi uyarınca hakça oranda teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un üçüncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı sonrası 17.10.2019 tarihinde kabul edilen 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin mahkemesince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
4.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince , nakil aracının ise 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/832 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden mahkûmiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.